mutfağın ile cümle
mutfağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Parce qu'ils l'ont vu sur le terrain. Sendhil Mullainathan:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Sendhil Mullainathan:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar. SM:Perché l'hanno visto sul campo.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar. SM:Zij zijn dat in de praktijk tegengekomen.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Защото те са я виждали в действие.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Потому что они уже видели это в жизни. Сендил Муллайнатан:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.כי הם ראו זאת בשטח.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.لأنها قد رأيت ذلك على أرض الواقع.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.センディール: その通り 多くの時間を マーケティング担当と話してきました
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Aprenden sobre las especias y sabores característicos de la cocina de su cultura incluso antes de nacer.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Betekintést nyernek a kultúrájukra jellemző ízek és fűszerek világába még mielőtt megszületnének.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.아기들은 태어나기도 전부터 그 문화의 요리의 독특한 향과 양념을 접하게 됩니다
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Li se prezintă aromele şi mirodeniile caracteristice bucătăriei culturii lor chiar înainte de naştere.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Mereka diperkenalkan pada rasa dan bumbu tertentu dari makanan mereka, bahkan sebelum lahir.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Seznamují se s charakteristickými chutěmi a vůněmi jejich národní kuchyně ještě před narozením.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Sie lernen die charakteristischen Aromen und Gewürze ihrer Landesküche kennen, noch bevor sie geboren werden.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Spoznáva charakteristické chute a korenia kuchyne danej kultúry, a to už pred svojím narodením.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Uvedeni so v značilne okuse in začimbe kuhinje njihove kulture, in to še pred rojstvom.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Μυούνται στις χαρακτηριστικές γεύσεις και τα μπαχαρικά της κουζίνας του πολιτισμού τους πριν από τη γέννηση.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Вони знайомляться із специфічними ароматами та приправами їхньої кухні навіть до народження.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Его знакомят со вкусами и специями, характерными для кухни в его культуре, ещё до рождения.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Те се запознават с характерните вкусове и подправки от кухнята на тяхната култура, дори преди раждането.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.הם לומדים להכיר את הטעמים והתבלינים האופייניים של המטבח בתרבות שלהם, עוד לפני שהם נולדים.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.كان يجري تعريفهم على النكهات والتوابل للمأكولات المميّزة لثقافتهم حتى قبل الولادة.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.特有の味やスパイスを 生まれてくる前に紹介されているのです 実は胎児は これ以上に重大なことを学んでいます
Dolu bir mutfağın bile mi var?Ai pana si o bucatarie completa?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Cậu còn có cả bếp nữa sao?
Dolu bir mutfağın bile mi var?Cosa? Hai perfino una cucina completa?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Kau bahkan memiliki dapur yang lengkap?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Quoi, tu as même une cuisine complète ?
Dolu bir mutfağın bile mi var?Vad har du till och med en full kök?
Dolu bir mutfağın bile mi var?Wat, je hebt zelfs een complete keuken?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Wie, du hast eine komplette Küche?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Τι, έχεις ακόμη και πλήρως εξοπλισμένη κουζίνα;!
Dolu bir mutfağın bile mi var?У тебя даже настоящая кухня есть?
Dolu bir mutfağın bile mi var?ماذا انت حتى لديك مطبخ كامل؟ !ـ
Dolu bir mutfağın bile mi var?ここが・・・
Düşününce, Prenses'in beğendiği yemekler genellikle Kore mutfağındandı.Regardez, les goûts de la Princesse vontNessentiellement vers la cuisine coréenne.
Düşününce, Prenses'in beğendiği yemekler genellikle Kore mutfağındandı.Visszagondolva, a hercegnő a legjobban a koreai konyhát szerette.
Düşününce, Prenses'in beğendiği yemekler genellikle Kore mutfağındandı.Τώρα που το σκέφτομαι, στην Πριγκίπισσα άρεσε πολύ το Κορεάτικο φαγητό.
Düşününce, Prenses'in beğendiği yemekler genellikle Kore mutfağındandı.يظهر ان الاميرة تحب حقا الاكل الكوري
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Bagaimana dengan masakan Perancis?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Che ne dici della cucina francese?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Čo tak francúzska kuchyňa?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Co takhle francouzská kuchyně?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Eventual bucătăria franțuzească?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Hvad med fransk madlavning?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Món Pháp chẳng hạn?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Például a francia konyhával!"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Que penses-tu de la cuisine française?
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.¿Qué tal cocina francesa?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Que tal culinária francesa?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Vad sägs om fransk matlagning?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Vielleich französische Küche?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Τι θα' λεγες για γαλλική μαγειρική;".
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Как насчет французской кухни?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Например френска кухня?"
Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Як щодо французької кухні?"
Güçlü ışınlar, etrafı aydınlatıyor ve mutfağın karanlık köşesi aşıboyasıyla yapılmış bir portreye dönüşüyor.Berikut ini apa yang dia lihat melalui kameranya:
Güçlü ışınlar, etrafı aydınlatıyor ve mutfağın karanlık köşesi aşıboyasıyla yapılmış bir portreye dönüşüyor.La lumière éclatante illumine son intérieur et le coin sombre de la cuisine se transforme en portrait ocré.