muta ile cümle

muta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Pfeiffer sendromu Fibroblast Growth Factor Receptor 1 ve 2'nin mutasyonu ile ilişkilidir.Синдром Пфайффера значительно связан с мутациями рецепторов фактора роста фибробластов 1 и 2.
Örneğin Li-Fraumeni syndromu tümör baskılayıcısı p53'teki mutasyonlardan kaynaklanır.Например, синдром Li-Fraumeni обусловлен мутациями в гене онкосупрессора p53.
Buna beslenme mutantı denir. ^ Beadle GW, Tatum EL (15 November 1941).Используется устаревший параметр |month= (справка) Beadle G. W., Tatum E. L. (15 November 1941).
Yolda Stewie nükleer atığa maruz kalır ve mutasyona uğrayarak ahtapotvari bir yaratığa dönüşür.По пути Стьюи попадает в ядерные отходы и превращается в осьминогоподобное создание.
Diğer tip mutasyonlar, bazen daha önce kodlanmamış DNA'dan yeni genler oluşturur.Другие типы мутаций могут создать новые гены из некодирующей ДНК.
Hükümetinin asıl görevi Moskova Mütarekesi'ni uygulamaktı.Основной его задачей на посту премьера было выполнение условий Московского перемирия.
Wilson hastalığı mutasyon veritabanı (İnsan Genom projesi) (İngilizce) 04.05.2012 tarihinde erişildi.Разработка вакцины против болезни Паркинсона выглядит многообещающе (06.08.2014).
Ama Ebû Abullâh (Mutazz) Samarra'da tutuklandı.О пресвитере Анастасии, которым Несторий вовлечен был в нечестие.
Fakat daha sonraları bunun nedeninin de bir tür mutasyon olduğu öğrenilmiştir.Недавно было обнаружено, что она сама является мутантом.
Mustain'in kellesi halife Mutazz'a gözterildiği zaman Mutazz satranç oynamakta idi.Когда голову Аль-Мустаима привезли халифу, он играл в шахматы.
İtalya ile mütareke anlaşmasını 24 Haziran'da Roma'da imzalandı.Вечером 24 июня в Риме было подписано перемирие с Италией.
DNA'da meydana gelen hasarın tipi mutagenin tipine bağlıdır.Тип повреждения ДНК зависит от типа мутагена.
Osmanlı imparatorluğu devrinde iki defa Mutasarıflıkla idare edilmiştir.В Османской империи в разное время применялись обе формы выплаты джизьи.
Dolayısıyla potansiyel olarak mutajenik ve kanserojeniktirler.Предположительно мутагенен и канцерогенен.
Mütârekenin ardından, Enver Paşa ülkeyi terk etti.Видя своё поражение, Энвер-паша попытался уйти в Афганистан.
İnsanlar ise kendini mutantlardan savunmaya çalışırlar.Она всегда верила в то, что они действуют во имя мутантов.
Tehlike hem mutantlardan hem de her şeyi yok etmeye kararlı askerlerden gelmektedir.Главный герой пробивается через толпы мутантов и солдат чтобы устранить опасность.
1833 yılında Menteşe mutasarrıfı oldu.В 1833 установлены башенные часы.
Ancak Ruslarla da iki yıllık bir ateşkes üzerinde mutabakata varıldı.Россия подписала перемирие на 2 года.
Bir mutant Doktor'a saldırır ve Peri mutantı öldürür.Доктора атакует мутант, которого Пери убивает.
COL5A1, COL5A2, COL3A1 isimli genlerde mutasyon varlığı tespit edilmiştir.ДНК анализ может выявить изменения в пределах гена COL3A1.
Mutasyonlar, her zaman organizma üzerinde negatif veya pozitif etkilere sahip olmayabilirler.Мутации могут оказывать влияние на успех организма как непосредственно, так и косвенно.
Mutasyonlar; yararlı, etkisiz ya da zararlı olabilir.Мутации проявляются по-разному и могут быть как полезными, так и вредными.
Hastalığın çıkmasından itibaren yaklaşık 3 hafta sonra güçlü mutasyonlar ortaya çıkmaya başlamıştır.Примерно через 20 лет после первых симптомов наступает смерть.
1890 Tavila, Irak), alim ve mutasavvıf.(СПб, 1897), Переселение и колонизация.
Eğer bu tanımayı mümkün kılan mutasyonlar görülüyorsa, seçilim de bu yönde olacaktır.Если такого мутанта удаётся выявить, его уничтожают немедленно.
Konferans'ın bu kararı esasen Mondros Mütarekesi şartlarına aykırı idi.Решение императора противоречило условиям вормсского конкордата.
Proto-onkogen ise mutasyonlar veya artmış gen ekspresyonu nedeniyle onkogene dönüşebilen, normal genlerdir.Протоонкоген — это обычный ген, который может стать онкогеном из-за мутаций или повышения экспрессии.
Mütareke dönemi İstanbul'unda vatanperver bir kabadayının maceralarını konu alır.Интрига основывается на сатирических приключениях глупого провинциала в Париже.
1875, ö.1936), mutasavvıf, Nakşibendi şeyhidir.Вестн.», 1865 г. № 16) признал эту возможность.
Halife Mutasım bundan haberdar olmadan Ekim 841'de hasta olup 5 Ocak 842'de öldü.В октябре 841 года аль-Мутасим заболел, и в январе 842 скончался.
1909 yılında ise tekrar Mutasarrıflığa dönüştürüldü.В 1909 переиздано в сокращённом виде Сытиным.
Türkiye’ye girişi ise Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen Mütareke günlerinde oldu.أما دخولها الي تركيا، فكانت في أيام الهدنة التي عقبتها الحرب العالمية الأولي.
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı ve ertesi gün öğle vaktinde yürürlüğe girdi.في الثلاثين من أكتوبر عام 1918 وقّع هدنة مندروس، وفي ظهيرة اليوم التالي أقام مسيرة.
İlham, keşf ve gaybı bilme konusunda da mutasavvıfları hoş karşılamaktadır.وبهذا يعلم المذموم من علم الكلام والواجب منه.
Ancak bu tür mutasyonlar eşey hücrelerini etkilemediğinden kuşaklara aktarılamaz.على أيَّة حالٍ ، هو يختلف عن فيروس HIV في كونه لا يدمِّر هذه الخلايا.
Mutahhari İslam, İran ve tarihi konularda birçok kitap yazmıştır.كتب مطهري العديد من الكتب عن الإسلام، وإيران، والموضوعات التاريخية.
H.S. 970/M.S. 1562), Hint mutasavvıflardandır.970 هـ / 1562 م) هو متصوف هندي.
Serbest geri çekilme karşılığı mütarekeye zorlandı.يشكل صعوبة للخصم للتحرك بحرية.
Fakir ve mutaçlara yardım eder kendisini de fakir bir kul olarak görürdü.و كانت تقدم المساعدة للأطفال المسلمين و البهائيين الفقراء لأيضًا.
Amaçları insan ve mutantları korumak ve iki taraf arsındaki savaşı bitirmek.في المثال المقابل اللعب للأبيض والإماتة في نقلتين.
Mutallu ve ailesinin kaçması üzerine Melid ve Kummuh, Assur Egemenliğine boyun eğmiştir (708).يملك فيها بختنصر وابنه وابن ابنه ويهلكون، وإذا فرغت مملكة البابليين بعد السبعين يفتقدكم".
Ni‘metullāh-ı Velî (1330 - 1431), Nimetullahilik tarikatının kurucusu ve mutasavvıf şair.نعمة الله ولي: (1330 – 1431) شاعر ومتصوف.
Hükümetinin asıl görevi Moskova Mütarekesi'ni uygulamaktı.وكان الزعيم التقليدي لهذه الكنيسة بطريرك موسكو.
Mondros Mütarekesi'nden sonra Erzurum'a dönmüştür.عادوا إلى ماساتشوستس بعد هستيريا السحر قد هدأت.
Choshu, kemeri 1992'de The Great Muta'ya kaybetmiştir.Chōshū perdeu o título para The Great Muta em 1992.
Ryan, son anda Aaron'ı kurtarırken Dalek mutantı süpernovaya doğru çekilir.Ryan salva Aaron no último momento, quando o mutante Dalek é lançado na supernova.
Buna beslenme mutantı denir. ^ Beadle GW, Tatum EL (15 November 1941).Beadle GW, Tatum EL (15 de novembro de 1941).
Bu arada mutant papağan, Gwen'i kaçırır.O periquito, por sua vez, raptou Gwen.
Fakat bu bir çerçeve kayması mutasyonu değildir.Isto é, não é um corte de congelação por amostragem.
Mutadis mutandis, "Değişmesi gerekenler değiştirildi" anlamına gelen Latince bir söz öbeğidir.Mutatis mutandis é uma expressão advinda do latim que significa "mudando o que tem de ser mudado".
Doktor, bunu kabul eder ancak Dalek mutantına karşı süpernova oluşturur.Ela concorda, mas leva o mutante Dalek para uma supernova.
Mutazz'in "Kesik başı bir yere koy; satranç oyunu bitince ben bakarım" dediği belgelenmiştir."Deixe aí", respondeu Almutaz - que estava jogando xadrez - "até eu terminar o jogo.".
Gelmiş geçmiş en güçlü Mutantlardan'dır.É o maior mutum existente.
Mihail, mutabık kalıp, Thomas'ın cezasını hemen infaz ettirdi.Miguel concordou e a sentença de morte de Tomás foi executada imediatamente.
Mütarekede esir oldu.Enforcou-se na prisão.
DNA'da meydana gelen hasarın tipi mutagenin tipine bağlıdır.O tipo de dano ao ADN produzido depende do tipo de mutagénio.
Mütârekenin ardından, Enver Paşa ülkeyi terk etti.Para piorar, Enzo Coloni abandona a equipe.
Muta, 23 Eylül'de IWGP Heavyweight Championship kemerini korumaya odaklanmak için kemeri emekli etmiştir.Muta aposentou o título em 23 de setembro, focando em suas defesas do IWGP Heavyweight Championship.
Çoğu mutajen, iki baz çifti arasındaki boşluğa girer, buna enterkalasyon denir.Muitos mutagénios encaixam entre o espaço entre dois pares de bases adjacentes, na chamada intercalação.

İlgili Sayfalar