muta ile cümle

muta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.daf-2変異体が長生きするのに実際に貢献します それはとても興味深い事です
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.E molti tra i diversi geni che abbiamo mostrato contribuiscono alla maggiore longevità del mutante daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Muchos de estos genes distintos, hemos demostrado, contribuyen a la vida longeva del mutante daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Nous avons montré que beaucoup de ces différents gènes contribuent réellement à la longue vie du mutant daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Ukázali jsme, že mnoho těchto různých genů přispívá k dlouhému životu daf-2 mutantů.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Và trong rất nhiều gen chúng ta đã chỉ ra thực sự góp phần kéo dài tuổi thọ của những cá thể đột biến daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Wiele z różnych pokazanych tu genów, faktycznie wpływa na długie życie mutanta daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Багато з цих генів, які ми показали, роблять певний внесок у тривалість життя мутанта даф-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Много от тези различни гени, както показахме, допринасят за дългия живот на мутанта даф-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Мы доказали, что многие из этих генов способствуют долгожительству мутантов daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.והרבה מהגנים השונים, שהראנו, למעשה תורמים לאורך החיים הארוך של מוטצית ה daf-2
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.والعديد من تلك الجينات المختلفة التي عرضناها تُساهم في طول العُمر في مُتحولة داف-2
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Als geneticus ben ik altijd geïnteresseerd geweest in DNA en mutaties.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Als Genetikerin bin ich immer daran interessiert, DNS und Mutationen zu untersuchen.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Como genetista, siempre me interesó el ADN y las mutaciones.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Dan karena saya seorang ahli genetik saya selalu tertarik melihat pada DNA dan mutasi.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Eftersom jag är genetiker är jag alltid intresserad av att se på DNA och mutationer.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Enquanto geneticista, estou sempre interessada em analisar ADN e mutações.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.En tant que généticienne, ça m'intéresse toujours de regarder l'ADN et les mutations.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Essendo una genetista, sono sempre interessata a studiare il DNA e le mutazioni.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Fiind genetician, sunt mereu interesată să observ ADN-ul și mutațiile.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Jako genetyk, jestem zawsze zainteresowana DNA i jego mutacjami.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Jelikož jsem genetička, vždy se ráda podívám na DNA a její mutace.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Là một nhà di truyền học, tôi luôn thích thú xem ADN và những sự biến đổi.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Mivel genetikus vagyok, mindig szeretek belenézni a DNS-be és a mutációkba.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Ούσα γενετίστρια, ενδιαφέρομαι πάντα να εξετάσω το DNA και τις μεταλλάξεις.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.Будучи генетиком, я всегда была заинтересована в исследовании ДНК и мутаций.
Ve bir kalıtım bilimci olarak, DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.И като генетик, аз съм заинтересована да съблюдавам ДНК и мутации.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)A my walczymy z pewnymi ogólnymi cechami nowotworu.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Dan anda semacam harus menyerang ide dasarnya di baliknya.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)En je een soort van het algemene idee erachter het aanvallen.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)그리고 여러분의 고정관념을 깨뜨려야 하는 것이 있는데
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Řešením je cílit na její základní podstatu.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Trebuie să ataci ideea din spatele ei.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Und dass du irgendwie, das zugrundeliegende Prinzip angreifen musst.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Y tienes que atacar a la idea general detrás de él.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Трябва да се атакува принципа.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)יש להלחם בעקרון של הסרטן.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)وأنت لديك نوع من مهاجمة الفكرة العامة وراء ذلك.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Byli jsme velmi optimističtí, že něco najdeme, protože jsme měli zprávy o dlouhověkých mutantech.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Eram foarte optimisti ca vom gasi ce cautam deoarece exista un articol despre un mutant longeviv.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Éramos muy optimistas de que encontraríamos algo porque hubo un reporte de un mutante de vida longeva.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.그리고 더 길게 사는 돌연변이에 대해 보고된 적이 있기 때문에, 저희는 뭔가를 찾을 것이라고 낙관했습니다
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Бяхме оптимистични, че можем да намерим нещо защото имаше сведения за продължително живеещ мутант.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Мы были оптимистичны в наших поисках, потому что видели отчёт о долгоживущем мутанте.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.והיינו מאד אופטימיים שנמצא משהו בגלל דו"ח על מוטציה ארוכת חיים.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.وكنا حقاً مُتفائلين أنه يُمكن ان نجد شيء لأنه يوجد هُناك تقرير عن مُتحولة طويلة العُمر
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.なぜなら 長生きをする変異体がすでに報告されていたからです 遺伝子をランダムに変え
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.Dan mereka terus bermutasi secara cepat karena mereka mempunyai semua keabnormalan genetik ini.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.En ze blijven heel snel muteren omdat ze allemaal van deze genetische afwijkingen hebben.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.그리고 이들은 유전적으로 비정상적이기 때문에 매우 빠르게 돌연변이가 일어납니다
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.Mutują bardzo szybko, bo w ich DNA jest wiele nieprawidłowości.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.Neustále dál mutují, protože mají všechny tyto genetické abnormality.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.Sighen mutando muy rápido porque tienen todas estas anormalidades genéticas.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.Și se reproduc foarte repede pentru că au toate aceste anomalii genetice.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.Und die wirklich schnell mutieren, weil sie alle diese genetischen Anomalien haben.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.И на всичкото отгоре мутират много бързо, защото имат всички тези генетични увреждания.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.והם ממשיכים לעבור מוטציות במהירות. יש להם תכונות גנטיות חריגות ושגויות.
Ve bir sürü genetik anormallik taşımaları nedeniyle bunlar sürekli mutasyon geçiriyorlar.وأنها تبقي تتحور بسرعة كبيرة لأن لديهم جميع هذه التشوهات الجينية.
Ve bunun altında ki mutasyon oranını gösterdim.Daar beneden toon ik de mutatiesnelheid in de omgeving.

İlgili Sayfalar