Örneğin, bir X kromozomu normal, diğer X kromozomunda hemofili mutasyonu olan bir kadını ele alalım. -Například řekněme, že je tady žena a tohle je její genotyp.
Örneğin, bir X kromozomu normal, diğer X kromozomunda hemofili mutasyonu olan bir kadını ele alalım. -Por exemplo, consideremos uma mulher e digamos que este é o seu genótipo.
Örneğin, bir X kromozomu normal, diğer X kromozomunda hemofili mutasyonu olan bir kadını ele alalım. -Например, это генотип женщины.
Örneğin, bir X kromozomu normal, diğer X kromozomunda hemofili mutasyonu olan bir kadını ele alalım. -لذلك,على سبيل المثال,اذا كان هناك امرأة, ولنقول ان هذا نمطها الجينى.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlarDe hoop die was gevestigd op de Oslo-akkoorden
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Las esperanzas forjadas en los Acuerdos de Oslo no condujeron al fin del conflicto israelí-palestino.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Le speranze investite negli accordi di Oslo non hanno portato alla fine dei conflitto israelo-palestinese.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Nádeje, ktoré boli vkladané do mierovej dohody z Osla, neviedli k ukončeniu izraelsko-palestínskeho konfliktu.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Nadzieje pokładane w Porozumieniach z Oslo nie doprowadziły do końca konfliktu izraelsko-palestyńskiego.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Надежды, которыми были наделены соглашения Осло не привели к окончанию израильско-палестинского конфликта.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar오슬로 협정에서 확립된 희망들이
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlarהתקוות שנתלו בהסכמי אוסלו
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlarالذي أُمل أن يتحقق جراء اتفاقيات اوسلو
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlarイスラエル・パレスチナ紛争の
Para bir mutabakattan ibarettir.Charles Eisenstein, autor de "Economia sagrada"
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.Au valoare pentru ca oamenii sunt de acord ca au o valoare.
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.Il denaro è una convenzione.
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.Penge er en aftale.
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.Tak naprawdę pieniądz jest tylko rodzajem porozumienia.
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.Uang adalah suatu kesepakatan.
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.Λοιπόν, το χρήμα είναι μία συμφωνία.
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.כסף הוא הסכם.
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.それ自身に価値はありません。
Para bir mutabakattan ibarettir.No, raha on sopimus.
Para bir mutabakattan ibarettir.Pengar är en överenskommelse.
Para bir mutabakattan ibarettir.Peníze jsou dohoda.
Para bir mutabakattan ibarettir.(windklokkenspel)
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.C'est pour cela que nous n'observons pas de longue vie tant que nous n'avons pas de mutant daf-2.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Das ist der Grund, warum wir keine lange Lebensspanne sehen, bis wir einen Daf-2 Mutanten haben.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Dat is waarom wij de lange levensduur niet zien optreden, behalve bij de daf-2-mutant.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.De aceea nu vedem o speranta de viata crescuta, pana nu avem mutatia daf-2.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Dlatego nie odnotowujemy długiego życia, do czasu mutacji daf-2.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Đó là lý do chúng ta không thấy một tuổi thọ lâu dài cho đến khi có đột biến daf-2.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Ecco perché non troviamo la longevità se non nel mutante daf-2.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.É por isso que não vemos o tempo de vida longo, até termos o mutante daf-2.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Takhle to funguje, proto nevidíme dlouhý život, dokud nemáme daf-2 mutanta.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Αυτός είναι ο λόγος που δεν βλέπουμε την μεγάλη διάρκεια ζωής, μέχρι να έχουμε μεταλλάξεις του daf-2.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Затова не виждаме дълъг живот докато не получим даф-2 мутант.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.И поэтому мы не наблюдаем долгожительства, кроме как у мутантов daf-2.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.Тривалість нашого життя невелика за відсутності мутанта даф-2.
Peki, tek yönlü ve bu şekilde her şeyi elde edebilirsiniz. varyasyon, mutasyonlar alabilirsiniz.Bien, una forma y esto es la manera que todo lo puede obtener variación, es que pueden llegar a mutaciones.
Peki, tek yönlü ve bu şekilde her şeyi elde edebilirsiniz. varyasyon, mutasyonlar alabilirsiniz.Nun, der einzige Weg, wie man an neue Gene kommt, sind Mutationen.
Peki, tek yönlü ve bu şekilde her şeyi elde edebilirsiniz. varyasyon, mutasyonlar alabilirsiniz.Po pierwsze, a to jest sposób, na którym osiąga zmienność wszystko, co żyje, mogą one zmutować.
Peki, tek yönlü ve bu şekilde her şeyi elde edebilirsiniz. varyasyon, mutasyonlar alabilirsiniz.Wel, enerzijds, en dat is de manier waarop alles variatie kan krijgen, is... ..dat ze muteren kunnen.
Peki, tek yönlü ve bu şekilde her şeyi elde edebilirsiniz. varyasyon, mutasyonlar alabilirsiniz.Є один спосіб, завдяки якому утворюються нові види, і він називається мутацією.
Peki, tek yönlü ve bu şekilde her şeyi elde edebilirsiniz. varyasyon, mutasyonlar alabilirsiniz.טוב אז הדרך היחידה וזו הדרך בה כל היצורים עוברים תהליך של שונות היא מוטציות שינוי גנטי
Peki, tek yönlü ve bu şekilde her şeyi elde edebilirsiniz. varyasyon, mutasyonlar alabilirsiniz.حسنا، الطريقة الوحيدة، وهي الطريقة التي بها يحصل بها كل شئ على تنوع هي ان يحدث طفرة
Renk körlüğününe neden olan şey mutasyondur. -색맹을 결정하는 돌연변이들은 빨강-초록 색맹입니다 초록색으로 글씨를 쓰는 게
Renk körlüğününe neden olan şey mutasyondur. -Mutacje powodują daltonizm. Nierozróżnianie czerwonego i zielonego.
Renk körlüğününe neden olan şey mutasyondur. -لذلك الطفرات التى تُسبب عمى الألوان. أحمر-اخضر عمى الألوان,الذى اكتبه بالأخضر,
Sadece rastgele bir mutasyon olur.Bude to jenom náhodná mutace.
Sadece rastgele bir mutasyon olur.Essa será só um mutação aleatória.
Sadece rastgele bir mutasyon olur.Es wird nur eine zufällige Mutation bleiben,
Sadece rastgele bir mutasyon olur.Ia hanya akan menjadi mutasi acak.
Sadece rastgele bir mutasyon olur.Sarà solo una mutazione casuale.
Sadece rastgele bir mutasyon olur.Se on vain satunnainen mutaatio.
Sadece rastgele bir mutasyon olur.Sólo va a ser una mutación aleatoria.
Sadece rastgele bir mutasyon olur.To pewnie jakaś losowa mutacja.
Sadece rastgele bir mutasyon olur.Va fi doar o mutație și atît.
Sadece rastgele bir mutasyon olur.זה יהיה רק מוטציה אקראית.