mut ile cümle

mut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O onunla mutlu olmazdı.She wouldn't be happy with him.
O ondan çok daha mutludur.She's much happier than him.
Annem mutfakta yemek hazırlıyor.Mom is preparing a meal in the kitchen.
Kadın olmadığım için mutluyum.I'm glad I'm not a woman.
O, haberi duyduktan sonra mutluluktan havalara uçtu.After he heard the news, Tom was in seventh heaven.
Tom haberi duyduktan sonra çok mutluydu.After he heard the news, Tom was in seventh heaven.
Sana mutlu bir doğum günü diliyorum.I wish you a happy birthday.
Mutlu ve mutsuz insanlar var.There are happy people and unhappy people.
O, mutfakta günde kaç saat geçirir?How many hours a day does she spend in the kitchen?
Beni mutlu eden şeyleri yaparak daha çok zaman harcamak istiyorum.I want to spend more time doing things that make me happy.
Mutlu olmak için, sevdiğin biriyle vakit harcamalısın.To be happy, you should spend time with someone you love.
Jane mutlu değildi.Jane was not happy.
Lizzy'nin çok mutlu olacağından eminim.I am sure Lizzy will be very happy.
Mutluluk muhtemelen zaten sahip olduğunu istemektir, istediğine sahip olmak değil.Happiness is probably wanting what you already have, not having what you want.
Bana göre, mutluluğun birkaç temel gereksinimi var.In my opinion, happiness has a few fundamental requirements.
Öncelikle, mutluluk para ile ilgilidir.Firstly, happiness is related to money.
Herkes mutluluk diliyor.Everybody wishes for happiness.
Her insan mutlu olamaz.Not every man can be happy.
Yeterince mutluyum.I'm happy enough.
Mutlu okul günlerimi derinlemesine düşündüm.I reflected on my happy school days.
Mutlu çocukluk anılarımı sık sık anımsarım.I often recall my happy childhood memories.
Dondurma yemek beni her zaman mutlu bir ruh hali içine koyar.Eating ice cream always puts me in a happy mood.
Son zamanlarda herkes mutlu görünüyor.Lately everyone seems happy.
Mutluluk satın alınamaz.Happiness can't be bought.
Paranın sana mutluluk satın alamayacağını söylemeye gerek yok.It goes without saying that money can't buy you happiness.
Mutluluk sadece birçok mala sahip olmak değildir.Happiness isn't merely having many possessions.
Beş yaşındaki kızım kreşe her zaman mutlu ve enerji dolu gider.My five year old daughter always goes to kindergarten happy and full of energy.
Mutlu Noeller ve Mutlu bir Yeni Yıl.Merry Christmas and a Happy New Year!
Almanya bir zamanlar İtalya'nın müttefikiydi.Germany was once an ally of Italy.
Ben mutluyum.I'm happy.
Zengin olmana rağmen, ben senin mutlu olduğundan şüpheliyim.Although you are rich, I doubt you are happy.
Bizi ziyaret etmek için gelişine ne kadar mutlu olduğumu anlatamam.I can't tell you how happy I am that you've come to visit us.
Mutfağı boyamak için bir renk seçmenin bu kadar zor olduğunu asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to choose a color to paint the kitchen.
Niçin mutsuz olduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know why you're unhappy.
Beni senin kadar mutlu eden kimseyle tanışmadım.I've never met anyone who makes me as happy as you make me.
O gün orada kesinlikle bir sürü mutsuz insan vardı.There sure were a lot of unhappy people there on that day.
Mutfak lavabosunun yanında yarısı yenmiş bir elma vardı.There was a half-eaten apple near the kitchen sink.
Birlikteyken yaşadığımız tüm mutsuz zamanları unuturum.When we are together, I forget all the unhappy times we've had.
Birini seversen o kişiyi mutlu etmek için bir şey yapacaksın.When you love someone, you'll do anything to make that person happy.
Acı riski olmadan, mutluluk ve sevinç olamaz.Without the risk of pain, there can be no happiness and joy.
Müthiş görünüyorsun.You look amazing.
O zengin ama çok mutsuz.She's rich but miserable.
Onun çok sayıda mutsuz deneyimleri oldu.He's had many unhappy experiences.
Şimdi mutlu musun?Are you happy now?
Sana mutluluk getireceğim.I'll bring you happiness.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmadığı için mutluydu.Tom was glad he didn't have to live in Boston for more than a year.
Başarılarına rağmen, o çok mütevazidir ve onlar hakkında övünmez.Despite his achievements, he is very humble and doesn't boast about them.
Benim mutlu olmam için dua edecek misin?Will you pray for me to be happy?
O, evdeyken çok mutludur.She's most happy when she's at home.
O bir fırçayla mutfağın zeminini fırçaladı.She scrubbed the floor of the kitchen with a brush.
Mutsuz olmama rağmen intihar etmeyeceğim.Although I may be unhappy, I won't commit suicide.
Birçok mütevazi bina New Jersey'de.In New Jersey are many unobtrusive buildings.
Onu asla görmem, fakat mutluyum.I never see him but I am happy.
O anda Boston'da olmak müthiş heyecan vericiydi.It was tremendously exciting to be in Boston at that time.
Tom ne hakkında o kadar mutsuz?What's Tom so unhappy about?
Tom'un üçüncü evliliği mutsuzdu ve hâlâ bir kez daha boşanmayı düşünüyordu.Tom's third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Tom yarışı kazandıktan sonra çok mutlu olmalı.Tom must be very happy after winning the race.
Tom göründüğü kadar mutlu olmayabilir.Tom might not be as happy as he looks.
Tom çok mutlu görünüyor.Tom looks very happy.
Tom bugün mutlu görünüyor.Tom looks happy today.

İlgili Sayfalar