mut ile cümle

mut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Para mutluluk satın alabilir mi?Can money buy happiness?
Mutlu olmak için milyonlara ihtiyacın yok.You don't need millions to be happy.
Aptallar mutludur.Fools are happy.
Yanımda yer aldığı için mutluydum.I was happy that she took my side.
Birçok Hollywood filmleri mutlu bir sona sahiptir.Most Hollywood movies have a happy ending.
Burada olmandan mutluyum.I'm glad you are here.
Burada olmaktan mutluyum.I'm glad to be here.
Cusco insanları Keçua dilini konuştuğumuz zaman mutlu olurlar.People in Cusco are glad when we speak Quechua.
Senin mutlu olacaksın diye gülüyorum.I am laughing so that you will be happy.
Dünyanın en mutlu erkeği benim.The world's happiest man is me.
Birdenbire çok mutlu oluverdi.He suddenly became very happy.
Mutluluğu aramak seni sadece mutsuz eder.Trying to find happiness only makes you unhappy.
Gel, mutfaktaki meyveleri ye.Come, eat the fruits in the kitchen.
Onlar müttefikleri destekledi.They supported the Allies.
Avusturya'nın da müttefikleri vardı.Austria had allies, too.
Müttefikler hiç boşa zaman harcamadı.The Allies wasted no time.
Müttefikler denizde kazanıyorlardı.The Allies were winning at sea.
Sırbistan'ın müttefiklerinden biri Rusya'ydı.One of Serbia's allies was Russia.
Müttefikler daha sonra doğuya Belçika'ya doğru hareket etti.The Allies then moved east into Belgium.
Müttefikler bütün önemli Irak şehirlerini kontrol altına aldı.The allies controlled all major Iraqi cities.
Sovyetler Birliği ve onun müttefikleri yardım etmeyi reddetti.The Soviet Union and its allies refused help.
Müttefikler bazen savaştan kaçınamadı.Sometimes the Allies could not avoid battle.
Hitler ve müttefikleri savaş üstüne savaş kazanmıştı.Hitler and his allies had won battle after battle.
Günden güne Müttefikler Almanları geri püskürttü.Day by day, the Allies pushed the Germans back.
İtalya,Romanya,Portekiz,ve Yunanistan Müttefiklere katıldı.Italy, Romania, Portugal, and Greece joined the Allies.
Zaten Avrupalı müttefiklere karşı güçlü bir mücadele ile karşı karşıya kaldı.It already faced a strong fight against the European Allies.
Birçok Alman, müttefiklerin Fransa'daki Calais'ye saldıracağını sanıyordu.Most Germans expected the Allies would attack at Calais, in France.
Sovyetler Birliği ve Batılı Müttefikler arasındaki ilişkiler karmaşıktı.Relations between the Soviet Union and the western Allies were mixed.
Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.Allied military leaders found a way to defeat the Japanese plan.
Amerikalıların çoğu Başkan Wilson ile mutabık kalmıştı.Most Americans agreed with President Wilson.
Jefferson 1801'in o ilk günlerinde mutlu bir başkan oldu.Jefferson was a happy president in those early days of 1801.
Wilson çok mutlu hissetti.Wilson felt very happy.
Bizi mutlu edecek daha neye ihtiyacımız var?What more do we need to make us happy?
Müttefik kuvvetleri batıdan saldırıyorlardı.Allied forces were attacking from the west.
Hintliler bu anlaşmadan mutlu değillerdi.The Indians were not happy with this agreement.
Marilyn Monroe'nun başarısı kendisini mutlu etmedi.Marilyn Monroe's success did not make her happy.
Evlenme. Mutlu ol!Don't marry. Be happy!
Sağlıklı olsam, mutlu olurdum.If I were healthy, I would be happy.
Okul günlerinizin hayatınızın en mutlu günleri olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think your schooldays are the happiest days of your life?
Babam neden mutfakta?Why is my father in the kitchen?
Benim mutfak yardımım bir spatula'nın zekasına sahiptir.My kitchen help has the intelligence of a spatula.
Fransız mutfağını gerçekten severim.I really like French cooking.
Evlilikte mutluluk tamamen şans işi.Happiness in marriage is entirely a matter of chance.
Az param var. Bununla birlikte seninle mutluyum.I have a little money. With you and this, I am happy.
Mutsuz bir akıllı olmaktansa mutlu bir aptal olmak daha iyidir.Better to be a happy fool than an unhappy sage.
O mutlu bir kampçı değildi.He was not a happy camper.
Bugün hamileliğimle çok mutluyum.Today I am very happy with my pregnancy.
Müttefikler Ruslara yardımcı olmak için çok inandırıcı olmayan bir girişimde bulundular.The Allies made a very unconvincing attempt to help the Russians.
Ben senin baban hakkında gerçekten mutluyum.I'm really happy about your father.
Gelin mutluluk saçıyordu.The bride was radiant.
Gerçekten aşık olan sevgililer mutluluklarını yazmazlar.Lovers who are truly in love do not write down their happiness.
O onu görmek istediğini bildiğine mutlu olacak.She will be happy to know you want to see her.
O mutfakta, çünkü yemek yapıyor.She is in the kitchen because she's making dinner.
O, yeni elbise ile mutluydu.She was happy with the new dress.
Onların mutlu olmak için iyi bir sebebi vardı.They had a good reason to be happy about it.
Büyükbaba doksan altı yaşında olmaktan mutlu değil.Grandpa is not glad to be ninety-six.
İnsanlar mutluluğu kolayca bulmak isterler.People want to find happiness easily.
O, ona mutlu olup olmadığını sordu.She asked him if he was happy.
Birçok mutsuzluk yıllarından sonra, o onu boşadı.She divorced him after many years of unhappiness.
O, ona mutlu olduğunu söyledi.She told him that she was happy.

İlgili Sayfalar