Ana içeriğe geç
Sözlük

musibet ile cümle

musibet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Umma musibetten her zaman daha kötüdür.The anticipation is always worse than the calamity.
Bu büyük musibet hepimizi derinden üzmüştür.He will give us strength for this terrible ordeal."
Hepsi aldatıcı ve musibettir.It is all deceitful and evil.
Başa gelen her musibet Allah'ın izniyledir.No calamity befalls unless God dispenses.
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet (hiç kimseye) isabet etmez.No calamity befalls unless God dispenses.
Gerçekten o, büyük (musibet)lerden biridir.That (Hell) is surely one of the greater (signs),
Onlara bir musibet geldiğinde: "Biz Allah'ınız ve elbette O'na döneceğiz" derler.Who say when assailed by adversity: "Surely we are for God, and to Him we shall return."
Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik.We thus brought you back to your mother that her heart may be cheered, and she may not grieve.
Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor.Whatever misfortune befalls you is a consequence of your deeds; yet He forgives much.
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir musibet gelip çatmaz.No calamity befalls unless God dispenses.
Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider.When a calamity befalls you on the sea, all those you invoke fail you except Him.
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez.No calamity befalls unless God dispenses.
O (cehennem), büyük musibetlerden biridir.That (Hell) is surely one of the greater (signs),
Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler.Who say when assailed by adversity: "Surely we are for God, and to Him we shall return."
Allah'ın izni olmayınca hiç bir musibet isabet etmez.No calamity befalls unless God dispenses.
Denizde musîbete mâruz kaldığınızda Allah'tan başka yalvardığınız bütün putlar ortada görünmez olur.When a calamity befalls you on the sea, all those you invoke fail you except Him.
Uyarılanların başına yağan musîbet ne fena idi!How terrible was the rain (that fell) on those who had been warned!
Ki onlara bir musibet geldiğinde, "Biz ALLAH'a aidiz ve O'na dönücüyüz," derlerWho say when assailed by adversity: "Surely we are for God, and to Him we shall return."
De ki, "(O) musibet, kendi tarafınızdandır."Say: "This has come from your own selves."
Hiç olmazsa başlarına musibetimiz geldiğinde yalvarsalardı!Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
Çünkü ona da onlara gelecek olan musibet gelecektir. Haberin olsun, helâk zamanları sabah vaktidir.Their promised time is the morning; is the morning not nigh?'
De ki, "(O) musibet, kendi tarafınızdandır." ALLAH her şeye Kadirdir.Say: 'This is from your own selves; surely God is powerful over everything.'
Ancak (musibetlere) sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir.Not so are those who persevere and do righteous works.
İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen musibet de Allah'ın izniyledir.And that he might know those who played the hypocrite.
Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın.And thou slewest a person, but We delivered thee from sorrow, and We tried thee with several trials.
İki ordunun karşılaştığı gün başınıza gelen musîbet Allah'ın izniyle olmuştu.And that he might know those who played the hypocrite.
Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir.And whatever of misfortune befalls you, it is because of what your hands have earned.
Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir.And whatever of misfortune befalls you, it is because of what your hands have earned.
Size bir iyilik dokunsa, bu onları tasalandırır; başınıza bir musibet gelse, buna da sevinirler.If a good befalls you, it grieves them, but if some evil overtakes you, they rejoice at it.
Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir.And whatever of misfortune befalls you, it is because of what your hands have earned.
Hem sen, bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık. Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik.Then you did kill a man, but We saved you from great distress and tried you with a heavy trial.
Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir.And whatever of misfortune befalls you, it is because of what your hands have earned.
İki misline uğrattığınız bir musibet size isabet edince mi: "Bu nereden" dediniz?And when a calamity befell you, even after you had inflicted twice as much, you said, “How is this?”
Başkalarını iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca mı: "Bu nereden?" dersiniz?And when a calamity befell you, even after you had inflicted twice as much, you said, “How is this?”
Her ümmetin başına gelecek musibete bir zaman takdir edilmiştir.For every nation is an appointed time.
Uğrayacakları son belayadek üstlerine çöken musibeti giderdik mi derhal yeminlerini bozuyorlardı.But when We lifted the plague from them, for a term they were to fulfill, they broke their promise.
Size, başkalarına iki katını dokundurduğumuz bir musibet dokununca: "Bu da nereden!" mi dediniz?And when a calamity befell you, even after you had inflicted twice as much, you said, “How is this?”
Eğer başınıza bir musibet gelirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım." der.Then, when a calamity befalls you, he says, “God has favored me, that I was not martyred with them.”
Size bir musibet gelirse, "ALLAH bana iyilik etti de onlarla birlikte şehit düşmedim," derThen, when a calamity befalls you, he says, “God has favored me, that I was not martyred with them.”
Size isabet eden her musibet, (ancak) ellerinizin kazandığı dolayısıyladır.Whatever misfortune befalls you is a consequence of your own deeds.
Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür.Whatever misfortune befalls you is a consequence of your own deeds.
Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik.Moses, recall when you slew a person.
Çünkü ona da onlara gelecek olan musibet gelecektir.Lo! that which smiteth them will smite her (also).
Fakat ona, bir dertten, bir musibetten sonra nimeti tattırırsak benden bütün kötülükler gitti der.And if, after adversity, We let him taste good fortune he says, "All my ills are gone."
Terör yerel veya bölgesel değil, çok daha geniş bir musibettir.Terrorism is an evil that is not local or regional, but rather much broader.
Çok büyük bir musibet.It is a great evil.
Eserin tam adı İki Mekteb-i Musîbetin Şehâdetnâmesi yâhûd Dîvân-ı Harb-i Örfî ve Saîd-i Kürdî şeklindedir.Quant aux infidèles, on lit dans l'histoire de Joseph : « Deux jeunes gens entrèrent dans la prison. » (sur.
Bu büyük musibet hepimizi derinden üzmüştür.Совершение таковой — это тяжкий грех.
Bütün musibetler her tarafı sardı.Całe oszustwo wyszło na jaw.
Bu büyük musibet hepimizi derinden üzmüştür.O högsta tröst i alla nödh!
O günden beridir bu musibeti gören olmadı.Sedan dess har inget hänt på musikalfronten.
Bütün musibetler her tarafı sardı.Сваволя панувала всюди...
Bütün musibetler her tarafı sardı.Rákšasové se na to rozprchli do všech stran.
İki Mekteb-i Musibetin ŞehadetnamesiLauseen kaksi todistusta
Bu büyük musibet hepimizi derinden üzmüştür.(TB) Abia dengan laskarnya mendatangkan kekalahan yang besar kepada mereka.
Bütün musibetler her tarafı sardı.Sehingga sari buahnya muncrat di mana-mana.
Eserin tam adı İki Mekteb-i Musîbetin Şehâdetnâmesi yâhûd Dîvân-ı Harb-i Örfî ve Saîd-i Kürdî şeklindedir.先是,袁綱、覃珩兩御史俱至兵部索皁隸,貞猝無以應,兩御史銜之,興此獄。
Hepsi aldatıcı ve musibettir.Es pura maldad y embuste.
Hepsi aldatıcı ve musibettir.É tudo enganador e demoníaco.
Hepsi aldatıcı ve musibettir.Itu semua adalah palsu dan jahat
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod