Museviler ve Hristiyan Katoliklerle çalışmalarını sürdürmüştür.Blandt de kristne finder man mormoner og katolikker.
1956 yılında musevi oldu.Den ble museum i 1956.
Museviler ve Hristiyan Katoliklerle çalışmalarını sürdürmüştür.Ulvene og vampyrene trener sammen.
Samiri, İslam dini'nin kutsal kitabı Kur'an'da ve Musevilik'in kutsal kitabı Tevrat'ta adı geçen bir şahıs.Ramadan – muslimenes fastemåned og den helligste i den islamske kalenderen.
Üçte biriyse Aşkenaz Musevisidir.Yang lainnya adalah sebagai kurator museum.
Nakkaştepe Musevi MezarlığıVăn hóa Hầm mộ
Ketuvim (İbranice: כתובים; "Yazılar") Musevilik kutsal metni.Bằng tiếng Anh: Cây Bồ Đề - Các điểm đến thiêng liêng.
Kişi hangi peygamberin şeriatına bağlıysa o isimle anılır (Muhammedi, İsevi, Musevi gibi)."実は「神の使徒たち(「神」の復活を目論む者たち)」を名乗る血筋の人間であり、その現当主でもある。
Tutucu Musevilik, korbanotun canlandırılmasını reddeder.アルミニウス主義は限定的贖罪を否定する。
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.機内食は豚肉を使わないムスリム食。
Öte yandan, Karay Musevileri sadece Yazılı Tora'nın vahyolunduğuna inanırlar.畢達哥拉斯的信徒認為,詩人“奧菲斯”的詩其實是由是某個信仰奥菲斯教的詩人(澤康)寫的。
İsa, Musevilik tarafından; Muhammed, her iki din tarafından da peygamber kabul edilmez.在對觀福音書中,耶穌選定的十二門徒,也稱十二使徒,是最早被稱為使徒的人。
Haziran ayı ortalarında neredeyse tüm Selanik Musevileri sürgüne gönderilmiştir.至6月中,差不多所有雛燕已經離開巢穴。
Yıl Vakfı, Türk Musevileri Müzesi’ni kurdu.同一年,达尼建立了伊斯兰堡博物馆。
Nakkaştepe Musevi Mezarlığı武聖宮 凭祥市博物馆
Aşkenaz Musevilerinin kökeni konusunda çok sayıda çalışma yapılmıştır.성인의 완전히 발기한 음경의 길이에 대한 몇 가지 연구들이 이루어지고 있다.
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.기내식은 돼지고기를 사용하지 않는 무슬림 음식이다.
Nakkaştepe Musevi Mezarlığıכרטיס קבר הר הזיתים
İzmir'deki en büyük Musevi ibadethanesidir.זוהי הכנסייה האורתודוקסית העשירה ביותר באסטוניה.
Musevi bir Meksikalıdır.Той е мексиканец.
İsa ve Muhammed Museviliğe göre peygamber değillerdir.О, жени на Пророка, вие не сте като никоя друга от жените.
Bugün Musevilerin büyük bir kısmı hayvan kurban etmeyi kesmişlerdir.На този ден задължително се принася някакво животно в жертва на покровителя.
Musevi kökenlidir.Svijet je mutan.
1956 yılında musevi oldu.Od roku 1956 v nej bolo zriadené múzeum.
Ortaköy Musevi Mezarlığı, İstanbul'da bulunan bir mezarlıktır.Zincirlikuyu Mezarlığı (dosl. Cintorín Zincirlikuyu) je moderné pohrebisko v európskej časti Istanbulu.
Museviliğin ötanaziye bakış açısı, insana ve insan hayatına bakış açısı temellidir.Hlavným argumentom pro-life hnutí je hodnota ľudského života a ľudská dôstojnosť.
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.Za pujske v bokse navadno ne dajemo rešetk.
Bunun yanında Konfiçyüscüler, Müslümanlar, Hindular, Museviler, Hıristiyanlar ve Taoistler de bulunur.Taip pat yra judėjų, musulmonų, hinduistų, budistų, rastafarių.
Çünkü dindar Museviler cumartesi günleri ateş yakmazlar, sigara içmezler.Kraujo davimo dieną rekomenduojama nerūkyti.
Güney, daha sonra Kanada'ya geçmiş ve burada Musevi olmuştur.Edasi liiguti Kanadasse, sealt juba Euroopasse.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Aber im Judentum, neigen wir dazu zu sagen, dass es immer einen Mittelweg geben muss.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Bien que dans le judaïsme, nous tendons à dire qu'il doit exister un juste milieu.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.En el Judaísmo, sin embargo, solemos decir que debe haber un camino medio.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.In het jodendom streven we ernaar om te zeggen dat er altijd een soort gulden middenweg moet zijn.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.In iudaism insa, avem tendinta mereu de a cauta calea de mijloc.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.유대교 사상에서는 언제나 중도적인 방법이 있다고 말합니다.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Mặc dù vậy, trong Do Thái giáo, chúng tôi có khuynh hướng luôn nói rằng có một lối đi ở giữa.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Men inom judendomen brukar vi alltid säga att det måste finnas en medelväg.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Nel giudaismo però, tendiamo sempre a dire che ci deve essere una via di mezzo.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.No judaísmo, porém, temos a tendência de dizer sempre que tem que haver um meio termo.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Tetapi dalam Yudaisme, kita cenderung mengatakan pasti ada jalan tengahnya.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.W judaizmie zawsze szukamy złotego środka.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Στον Ιουδαισμό όμως, τείνουμε να λέμε πως πρέπει να υπάρχει μια μέση οδός.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.В юдеизма обаче сме склонни винаги да казваме, че трябва да има среден път.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Проте в іудаїзмі ми завжди намагаємося віднайти помірковану позицію.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.Тем не менее в иудаизме мы склоняемся к тому, что существует золотая середина.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.בכל זאת ביהדות, אנחנו תמיד נוטים לומר שחייבת להיות דרך ביניים.
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.وفي اليهودية نقول ان خير الامور هي الوسطى
Ama Musevilikte biz deriz ki, her zaman bir orta yol olmalıdır.もちろん他者の必要としていることに気づかなければいけません
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.Assim, há também, dentro do judaísmo, esta noção de amor e bondade que se torna muito importante. "Chesed".
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.Astfel exista in iudaism aceasta notiune de iubire si de bunatate care este foarte importanta:
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor. Chesed.Dentro del Judaísmo también tenemos esta noción de amor y bondad que se convierte en algo muy importante.
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor. Chesed.Và vì vậy, trong Do Thái giáo, khái niệm về tình thương và lòng tốt trở nên rất quan trọng.
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.Därför finns det, inom judendomen, också en föreställning om kärlek och godhet som är väldigt viktig. Chesed.
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.E c'è anche, nel giudaismo, la nozione dell'amore e della gentilezza che diventa molto importante.
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.유대교에서는 이러한 사랑과 선행을 매우 중요시 여기고 있습니다.
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.Maka, juga dalam Yudaisme, ada sebuah gagasan tentang cinta dan kebaikan yang menjadi sangat penting.
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.Und daher gibt es auch im Judentum dieses Konzept von Liebe und Güte, das sehr wichtig wird. "Chesed."
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.W judaizmie pojęcia miłości i dobroci stają się bardzo ważne.
Ayrıca Musevilik içinde sevgi ve iyi kalplilik kavramları büyük önem taşıyor.И така, в юдеизма също го има това понятие за любов и доброта, което става много важно.