Ana içeriğe geç
Sözlük

musa ile cümle

musa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Тогава людете роптаеха против Моисея, казвайки: Що да пием?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.וילנו העם על משה לאמר מה נשתה׃
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.فتذمر الشعب على موسى قائلين ماذا نشرب.
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.百 姓 就 向 摩 西 發 怨 言 、 說 、 我 們 喝 甚 麼 呢
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.百姓 就 向 摩西發 怨言 、 說 、 我們喝 甚 麼呢
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›아론더러 이르되 우리를 인도할 신들을 우리를 위하여 만들라 애굽 땅에서 우리를 인도하던 이 모세는 어떻게 되었는지 알지 못하노라 하고
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›ויאמרו אל אהרן עשה לנו אלהים אשר ילכו לפנינו כי זה משה אשר העלנו מארץ מצרים לא ידענו מה היה לו׃
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›قائلين لهرون اعمل لنا آلهة تتقدم امامنا. لان هذا موسى الذي اخرجنا من ارض مصر لا نعلم ماذا اصابه‎.
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›對 亞 倫 說 、 『 你 且 為 我 們 造 些 神 像 、 在 我 們 前 面 引 路 . 因 為 領 我 們 出 埃 及 地 的 那 個 摩 西 、 我 們 不 知 道 他 遭 了 甚 麼 事 。
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›對亞 倫說 、 『 你 且 為 我 們造 些 神像 、 在 我 們 前面 引路 . 因 為領 我 們出 埃及 地的 那 個 摩西 、 我們 不知道 他 遭 了 甚 麼事 。
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Aäron en de andere Israëlieten zagen de straling en durfden niet bij hem in de buurt te komen.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Harun dan seluruh rakyat melihat bahwa Musa bercahaya mukanya, dan mereka takut mendekatinya
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Ja kun Aaron ja kaikki israelilaiset näkivät Mooseksen kasvojen ihon säteilevän, pelkäsivät he lähestyä häntä.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.아론과 온 이스라엘 자손이 모세를 볼 때에 모세의 얼굴 꺼풀에 광채 남을 보고 그에게 가까이 하기를 두려워하더니
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Men Aron og alle Israeliterne så Moses, og se, hans Ansigts Hud strålede, og de turde ikke komme ham nær.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Nhưng A-rôn cùng cả dân Y-sơ-ra-ên nhìn Môi-se thấy mặt người sáng rực, sợ không dám lại gần.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Nhưng A-rôn cùng cả dân Y-sơ-ra-ên nhìn Môi-se thấy mặt người sáng_rực , sợ không dám lại gần .
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Och när Aron och alla Israels barn sågo huru Moses ansiktes hy strålade, fruktade de för att komma honom nära.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Og Aron og alle Israels barn så at huden på Moses' ansikt skinte; og de fryktet for å komme nær til ham.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.И увидел Моисея Аарон и все сыны Израилевы, и вот, лице его сияет, и боялись подойти к нему.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.וירא אהרן וכל בני ישראל את משה והנה קרן עור פניו וייראו מגשת אליו׃
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.فنظر هرون وجميع بني اسرائيل موسى واذا جلد وجهه يلمع. فخافوا ان يقتربوا اليه.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.亞 倫 和 以 色 列 眾 人 看 見 摩 西 的 面 皮 發 光 、 就 怕 挨 近 他
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.亞倫 和 以色列 眾人 看 見 摩西 的 面皮 發光 、 就 怕 挨近 他
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.A Áron hovoril všetky slová, ktoré hovoril Hospodin Mojžišovi, a činil znamenia pred očami ľudu.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.Aäron vertelde hun wat de HERE tegen Mozes had gezegd en Mozes toonde hun de wonderen.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.A-rôn bèn thuật hết các lời của Ðức Giê-hô-va đã phán cùng Môi-se, và làm những dấu lạ trước mặt dân sự.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.A-rôn bèn thuật hết các lời của Ðức_Giê - hô-va đã phán cùng Môi-se , và làm những dấu lạ trước mặt dân_sự .
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.e Arão falou todas as palavras que o Senhor havia dito a Moisés e fez os sinais perante os olhos do povo.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.I mluvil Aron všecka slova, kteráž byl mluvil Hospodin k Mojžíšovi, a činil znamení před očima lidu.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.I powiedział Aaron wszystkie słowa, które mówił Pan do Mojżesza, a Mojżesz czynił znaki przed oczyma ludu.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.Ja Aaron puhui kaikki, mitä Herra oli Moosekselle sanonut, ja Mooses teki tunnusteot kansan silmien edessä.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.아론이 여호와께서 모세에게 명하신 모든 말씀을 전하고 백성 앞에서 이적을 행하니
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.Och Aron omtalade allt vad HERREN hade talat till Mose; och han gjorde tecknen inför folkets ögon.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.Og Aron bar frem alle de ord Herren hadde talt til Moses, og han gjorde tegnene for folkets øine.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.og Aron fortalte alt, hvad HERREN havde sagt til Moses, og denne gjorde Tegnene i Folkets Påsyn.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.Und Aaron redete alle Worte, die der HERR mit Mose geredet hatte, und er tat die Zeichen vor dem Volk.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.и Аарон каза всичките думи, които Господ беше говорил на Моисея, и извърши знаменията пред людете.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.и пересказал Аарон все слова, которые говорил Господь Моисею; исделал Моисей знамения пред глазами народа,
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.וידבר אהרן את כל הדברים אשר דבר יהוה אל משה ויעש האתת לעיני העם׃
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.فتكلم هرون بجميع الكلام الذي كلم الرب موسى به وصنع الآيات امام عيون الشعب.
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.亞 倫 將 耶 和 華 對 摩 西 所 說 的 一 切 話 、 述 說 了 一 遍 、 又 在 百 姓 眼 前 行 了 那 些 神 蹟
Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.亞倫將 耶和華 對 摩西 所 說 的 一切話 、 述說 了 一 遍 、 又 在 百姓 眼前 行 了 那些 神蹟
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.Aaron a făcut aşa; a aşezat candelele în partea dinainte a sfeşnicului, cum poruncise lui Moise Domnul.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.Aäron deed dit.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.Aaron fit ainsi; il plaça les lampes sur le devant du chandelier, comme l`Éternel l`avait ordonné à Moïse.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.A Áron učinil tak, do popredia svietnika rozsvietil jeho lampy, tak ako prikázal Hospodin Mojžišovi.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.A-rôn bèn làm như vậy; đặt bảy ngọn đèn trên phía trước chân đèn, y như Ðức Giê-hô-va đã phán dặn Môi-se.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.A-rôn bèn làm như_vậy ; đặt bảy ngọn đèn trên phía trước chân đèn , y_như Ðức_Giê - hô-va đã phán dặn Môi-se .
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.I uczynił tak Aaron, a przeciwko świecznikowi zapalił lampy jego, jako był rozkazał Pan Mojżeszowi.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.아론이 그리하여 등불을 등대 앞으로 비취도록 켰으니 여호와께서 모세에게 명하심과 같았더라
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.Аарон так и сделал: на передней стороне светильниказажег лампады его, как повелел Господь Моисею.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.ויעש כן אהרן אל מול פני המנורה העלה נרתיה כאשר צוה יהוה את משה׃
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.ففعل هرون هكذا. الى قدام المنارة رفع سرجها كما امر الرب موسى
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.亞 倫 便 這 樣 行 . 他 點 燈 臺 上 的 燈 、 使 燈 向 前 發 光 、 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 摩 西 的
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.亞倫 便 這樣 行 . 他 點燈臺 上 的 燈 、 使燈 向前 發光 、 是 照 耶和華 所 吩咐 摩西 的
Her şeyi tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.Aivan niinkuin Herra oli Moosekselle käskyn antanut, niin olivat israelilaiset tehneet kaiken sen työn.
Her şeyi tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.Alles, wie der HERR dem Mose geboten hatte, taten die Kinder Israel an allem diesem Dienst.
Her şeyi tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.A mint parancsolta vala az Úr Mózesnek, egészen úgy csinálának az Izráel fiai minden munkát.
Her şeyi tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.Conforme tudo o que o Senhor ordenara a Moisés, assim fizeram os filhos de Israel toda a obra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod