Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! silné slovo, ktoré vyháňa z Dom života obľúbený tieň osudu.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! silnym słowo egzorcyzmuje z dom życia żyjąc w cieniu los.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! từ mạnh exorcises từ ngôi nhà của cuộc sống bóng ám ảnh của số phận.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! voimakas sana, karkottaakseen alkaen Elämän talon kummittelu varjo kohtalon.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! το ισχυρό λέξη που exorcises από Το σπίτι της ζωής του κατατρύχει σκιά της μοίρας.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! мощен дума, която exorcises от къщата на живота The Haunting сянката на съдбата.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! мощное слово, которое из exorcises дома жизни преследуют тени судьбы.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! потужне слово, яке з exorcises будинку життя переслідують тіні долі.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! המילה חזק כי exorcises מ ביתו של חיים בצל רודף גורל.
Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.Finis! الكلمة القوية التي من exorcises المنزل من حياة الظل يطارد القدر.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Aussitôt Pharaon appela Moïse et Aaron, et dit: J`ai péché contre l`Éternel, votre Dieu, et contre vous.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Då kallade Farao med hast Mose och Aron till sig och sade: »Jag har syndat mot HERREN, eder Gud, och mot eder.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Da lod Farao skyndsomt Moses og Aron kalde til sig og sagde: "Jeg har syndet mod HERREN eders Gud og mod eder!
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Da skyndte Farao sig og sendte bud efter Moses og Aron og sa: Jeg har syndet mot Herren eders Gud og mot eder.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Haastig ontbood Farao Mozes en Aäron en hij zei: "Ik heb gezondigd tegen de HERE, uw God, en tegen u.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,바로가 모세와 아론을 급히 불러서 이르되 내가 너희 하나님 여호와와 너희에게 득죄하였으니
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Raja segera memanggil Musa dan Harun lalu berkata, "Aku telah berdosa terhadap TUHAN Allahmu dan terhadap kamu
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Tedaj pokliče Faraon hitro Mojzesa in Arona in reče: Grešil sem zoper GOSPODA, vašega Boga, in zoper vas.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Tedy Farao spěšně povolav Mojžíše s Aronem, řekl: Zhřešil jsem proti Hospodinu Bohu vašemu, i proti vám.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Тогава Фараон бързо повика Моисея и Аарона и рече: Съгреших на Иеова вашия Бог и на вас.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,Фараон поспешно призвал Моисея и Аарона и сказал: согрешил я пред Господом, Богом вашим, и пред вами;
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,וימהר פרעה לקרא למשה ולאהרן ויאמר חטאתי ליהוה אלהיכם ולכם׃
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,فدعا فرعون موسى وهرون مسرعا وقال اخطأت الى الرب الهكما واليكما.
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,於 是 法 老 急 忙 召 了 摩 西 亞 倫 來 、 說 、 我 得 罪 耶 和 華 你 們 的 神 、 又 得 罪 了 你 們
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,於是 法老 急忙 召 了 摩西亞 倫來 、 說 、 我 得罪 耶和華 你 們 的 神 、 又 得罪 了 你們
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.A byl Mojžíš v osmdesáti, Aron pak v osmdesáti a třech letech, když mluvili s Faraonem.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.A Mojżesz miał osiemdziesiąt lat, a Aaron osiemdziesiąt i trzy lata, gdy mówili do Faraona.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.A Mojžišovi bolo osemdesiat rokov a Áronovi osemdesiattri rokov, keď hovorili faraonovi.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.In Mojzes je bil osemdeset let star, Aron pa triinosemdeset let, ko sta govorila Faraonu.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.그들이 바로에게 말할 때에 모세는 팔십세이었고 아론은 팔십 삼세이었더라
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Men Mose var åttio år gammal och Aron åttiotre år gammal, när de talade med Farao.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moise era în vîrstă de optzeci de ani, iar Aaron de optzeci şi trei de ani, cînd au vorbit lui Faraon.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moïse était âgé de quatre-vingts ans, et Aaron de quatre-vingt-trois ans, lorsqu`ils parlèrent à Pharaon.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moisés tenía 80 años y Aarón 83 años, cuando hablaron al faraón
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Mosè aveva ottant'anni e Aronne ottantatrè, quando parlarono al faraone
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moses var åtti år gammel, og Aron tre og åtti år, da de talte til Farao.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moses var firsindstyve og Aron tre og firsindstyve År gammel, da de talte til Farao.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Mózes pedig nyolczvan esztendõs és Áron nyolczvanhárom esztendõs vala, a mikor a Faraóval beszéltek.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Mozes was 80 jaar en Aäron 83 jaar tijdens hun herhaalde bezoeken aan Farao.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Musa berumur 80 tahun dan Harun 83 tahun ketika mereka menghadap raja Mesir
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Tinha Moisés oitenta anos, e Arão oitenta e três, quando falaram a Faraó.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Und Mose war achtzig Jahre alt und Aaron dreiundachtzig Jahre alt, da sie mit Pharao redeten
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Vả , khi hai người tâu cùng Pha-ra-ôn , thì Môi-se tuổi đã được tám mươi , còn A-rôn tám mươi ba .
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Vả, khi hai người tâu cùng Pha-ra-ôn, thì Môi-se tuổi đã được tám mươi, còn A-rôn tám mươi ba.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Ητο δε ο Μωυσης ηλικιας ογδοηκοντα ετων, ο δε Ααρων ογδοηκοντα τριων ετων, οτε ελαλησαν προς τον Φαραω.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.А Моисей бе на осемдесет години, а Аарон на осемдесет и три години, когато говориха на Фараона.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Моисей был восьмидесяти, а Аарон восьмидесяти трех лет, когда стали говорить они к фараону.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.ומשה בן שמנים שנה ואהרן בן שלש ושמנים שנה בדברם אל פרעה׃
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.وكان موسى ابن ثمانين سنة وهرون ابن ثلاث وثمانين سنة حين كلما فرعون.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.摩 西 亞 倫 與 法 老 說 話 的 時 候 、 摩 西 八 十 歲 、 亞 倫 八 十 三 歲
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.摩西亞 倫與 法老 說話 的 時候 、 摩西 八十 歲 、 亞倫 八十三 歲
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.바로가 사람을 보내어 모세와 아론을 불러 그들에게 이르되 이번은 내가 범죄하였노라 여호와는 의로우시고 나와 나의 백성은 악하도다
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.וישלח פרעה ויקרא למשה ולאהרן ויאמר אלהם חטאתי הפעם יהוה הצדיק ואני ועמי הרשעים׃
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.فارسل فرعون ودعا موسى وهرون وقال لهما اخطأت هذه المرّة. الرب هو البار وانا وشعبي الاشرار.
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.法 老 打 發 人 召 摩 西 亞 倫 來 、 對 他 們 說 、 這 一 次 我 犯 了 罪 了 、 耶 和 華 是 公 義 的 、 我 和 我 的 百 姓 是 邪 惡 的
Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.法老 打發人 召 摩西亞 倫來 、 對 他 們說 、 這 一 次 我 犯了罪 了 、 耶和華 是 公義 的 、 我 和 我 的 百姓 是 邪惡的
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.8:21 Da forderte Pharao Mose und Aaron und sprach: Gehet hin, opfert eurem Gott hier im Lande.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.(8:21) Pharaon appela Moïse et Aaron et dit: Allez, offrez des sacrifices à votre Dieu dans le pays.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.A faraon volal na Mojžiša a na Árona a povedal: Iďte, obetujte svojmu Bohu tu v zemi.
Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.Då kallade Farao Mose och Aron till sig och sade: »Gån åstad och offren åt eder Gud här i landet.»