Stanley Musa N. Matsebula (1958), ekonomist ve yazar.Stanley Musa N. Matsebula (1958), économiste et écrivain.
Musa Çelebi önceki çatışmalarda üstün geldi.Un culte des ancêtres, celui des Moaï, a précédé celui de Make-make.
Musa, onlara Gerşom (yaşadığı yere ait olmayan) ve Eliezer adlarını verir.Et voici, Moïse et Élie leur apparurent, s'entretenant avec lui.
Kendisinden sonra Musa Tunga adında bir oğlu yerine geçti.Son fils Al-Musta'sim lui a succédé.
Üç çardak kuralım: Biri sana, biri Musa’ya, biri de İlyas’a.”Il a eu trois (ou quatre) fils : Isra`il, Mikha'îl, Mûsâ (et Yûnus).
Tevratsal açıdan, bu metin Sina Dağı'nda Tanrı tarafından Musa'ya verilen ikinci kanun kodlarıdır.Dans la Bible, ce texte est la seconde partie du code de lois donnés à Moïse par Dieu sur le mont Sinaï.
Musa Carullah ise yakın ahbabıdır.Alî Pâdchâh proclame Mûsâ nouvel ilkhan.
Musa Peygamber, Tanrı’nın buyruklarını Turdağı'nda kırk gün kırk gecede almıştır.Pharaon est mentionné 74 fois, seul ou suivi des noms de Hâmân ou Qârûn.
Firavunun büyücüleri de suyu kana çevirebildiklerinden Firavun, Musa'nın isteğine boyun eğmedi.La cité ne s'en releva jamais réellement, même si elle fut restaurée par les pharaons des dernières dynasties.
Musa MÖ 2 – MS 4 arasında Part kraliçesiydi.Musa Reine entre -2 et 4.
Bu sebepten dolayı Musa Mısır'dan kaçıp Midyan'a vardı.Après avoir fui l'Égypte, Moïse se réfugie chez les Madianites.
Critty: Musa'nın peri hayvanıdır.Kitty devient alors, l'animal féerique de Musa.
Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.Moïse (à gauche) et un prophète.
Nibu Dağı, Musa'nın ölüm yeri ve "vaat edilen topraklar"a baktığı yerdir.Le Mont Nebo, où Moïse serait décédé après avoir entrevu la terre promise.
Musa Paşa, evliliklerinden beş yıl sonra öldü.Adélaïde est morte cinq mois après leur mariage.
Şehre JR East'in Musashino Hattı hizmet vermektedir.L'arrondissement est desservi par la ligne Musashino de la JR East.
Firavun, Musa ile tartışır ve Musa'nın gökte olan tanrısına ulaşmak için yüksek bir kule yaptırmasını emreder.Doté de son ba, le pharaon monte au ciel auprès des astres éternels et s'unit au dieu solaire.
Geleneğe göre bebek Musa'nın bulunduğu yerdir.Ceux-ci indiquent que Neil est le père de Moses.
Muhammed Musaddık olayında yazılarından dolayı takip altına alınır ve kaçar ama birkaç gün sonra tutuklanır.Cependant, le policier Fate sait qu'il s'est échappé et l'arrêtera quelques minutes plus tard.
Musaşeyh mahallesi adını şu anda mahallede türbesi olan Allah dostu şeyh Musa tarafından almıştır.Le pharaon appelle Moïse pour qu’il fasse revenir la lumière avec son bâton, ce qu’il obtient.
Kadınlmara ve genç kızlara musallat olur.Mâles et femelles sont mottes (sans cornes).
Musa Hacıkasımov (Azerice: Musa Hacıqasımov; d.Ils dirent: «Est-ce donc à Moïse seul que le SEIGNEUR a parlé?
Abu Musa Ashaari, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı.C'est en ce lieu que Dieu révéla la Torah à Moïse, que les Juifs appellent Notre maître (Moshe Rabbenou).
Musa'nın asası yılana dönüştü.L’autre bâton de Moïse devient serpent d'airain.
Kızlarından biriyle Musa evlenmiştir.Un de ses fils s'est marié à Muids.
Takımda Musa’yı tanıyorum.La Chine a qualifié une équipe.
Aşağı Musaköyü mah.À bas la Cabale.
Bu muharebede Musa Çelebi galip geldi.C'est de là que vient le bégaiement de Moïse.
Musa Qala Savaşı 2007 Aralık ayında gerçekleşti.La conférence de Washington sur le changement climatique a lieu en septembre 2007.
Musa'nın ablası onu emzirecek bir İbranî aile bildiğini söyler ve onu gerçek annesine geri götürür.C'est, selon lui, une lettre de sa mère mourante qui le ramène à la religion.
Musa Çelebi kaçmaya başladı.José Rubio finit par partir.
25 Mart 1975'te yeğeni Faysal bin Musaid tarafından sarayında öldürüldü.Le 25 mars 1975, le roi Fayçal fut assassiné par un de ses neveux.
Musa yangını söndürdü.1980 : l'incendie est éteint.
Kur'an'da Musa'ya verilen kitap için "el-kitab" ifadesi geçmektedir.Durante su vida Musa le dedicó tiempo a la escritura.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Según ellos, Moisés y Aarón no eran de la familia de los Cometopuli.
Musa Hacıkasımov (Azerice: Musa Hacıqasımov; d.Al-Khidr le respondió: "¡Ciertamente! pero no serás capaz de tenerme paciencia, Oh Musa!
Firavun da olayı duyar ve Musa’nın idâmını ister.El Profeta Musa concluyó: "¡Quiera Alláh ser misericordioso con Musa!
Andolsun biz Musa'ya kitabı verdik.La inscripción reza: "Esta es la Torá, que nos fue entregada por Moisés."
Çölde hepsi Musa'yla Harun'a yakınmaya başladı.En origen debieron existir por separado el Testamento de Moisés y la Asunción de Moisés.
Bu vahiyden bir süre sonra Musa, Moav’da vefat eder ve defnedilir.Su musa es salobre y, por ende, estéril.
Musa ile kastedilen şunlardan biri olabilir: Musa, İbrahimi dinlerde bir peygamber.Abraham le dijo: "A Moisés y a los Profetas tienen; ¡que los oigan a ellos!"
Bunlar Musa ile İlyas’tı.Aparecieron junto a él Moisés y Elías.
En sevdiği arkadaşı ise Musa'dır.En algunas monedas se representa asociado a su madre Musa.
Musa, onlara Gerşom (yaşadığı yere ait olmayan) ve Eliezer adlarını verir.Allí, Moisés despojó a Aarón de sus vestiduras sacerdotales y se las dio a Eleazar.
Musa, Yahudilik görüşüne göre Musa.Moisés prescribió los ritos que debían observar los judíos.
Amram'a Harun'u, Musa'yı ve kızkardeşleri Miryam'ı doğurdu.Presumiblemente perteneció a la familia de Abu-Musa al-Asha'ari, uno de los Sahaba.
Musa kimdir ki benim üstüme leşger çekip dava-yi saltanat eyleye?" dediği söylenir.Y en la ley nos mandó Moisés apedrear a tales mujeres.(A) Tú, pues, ¿qué dices?
Firavun Musa'nın zincire vurulup zindana atılmasına emir verir.El faraón, indignado, amenazó con ejecutar a Moisés si volvía a aparecer ante él.
Bunlardan Köse Musa obası, Sandıklı’da iskan edildi.Moisés y las hijas de Jetro, de Ferri, ca.
14 Haziran tarihinde Musa, Al Hiwar kanalından istifa ettiğini Facebook ve Twitter sayfasından duyurdu.El 14 de junio 2012 Moussa anunció en su página en Facebook y Twitter dimitió oficialmente de Al Hiwar Canal.
Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.Verdaderamente, entregamos a Moisés la Escritura y después de él seguimos enviando profetas.
Musa el-Ömer'in şu anda Londra'da yaşıyor.Moussa al-Omar en la actualidad reside en Londres.
Musa'nın asası yılana dönüştü.Pero espero convertirme en la musa de mi misma.
Buna kızan firavun, Musa'ya eğer bir daha karşısına çıkarsa öldürüleceğini belirtti.Waraqa dijo, "Este es el mismo que mantiene los secretos que Alá había enviado a Moisés (el ángel Gabriel).
RAB Musa'ya, "Bu topluluğun arasından ayrılın da onları birden yok edeyim" dedi.Musa muy exasperado le dijo: "¡Has matado a una criatura inocente quien no había hecho daño a nadie!".
Tanrı, Musa'ya asasını göğe kaldırmasını buyurdu ve fırtına başladı.Dios le dijo a Moisés que estirase su vara hacia el cielo, punto en el cual la tormenta comenzó.
Şapelin güney duvarı, 1481 – 1482 yılları arasında yapılan Musa'nın Hikâyeleri ile dekore edilmiştir.La pared sur está decorada con los frescos de La vida de Moisés, pintados entre 1481 y 1482.
Musa'nın Beş Kitabı olarak da bilinir.Y de estos, cinco son los libros de Moisés ...
Musa Çelebi Karamanoğlu'na sığınmıştı.Mezquita Moshir ol-Saltaneh Mosque, era Qayar.
Orta Çağ Japonyasında Kanagawa, Sagami ve Musashi vilayetlerinin bir parçasıydı.En la era medieval, Kanagawa fue parte de las provincias de Sagami y Musashi.