Ana içeriğe geç
Sözlük

murdar ile cümle

murdar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Men Peter sagde: "Ingenlunde, Herre! thi aldrig har jeg spist noget vanhelligt og urent."
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Men Peter sa: Ingenlunde, Herre! aldri har jeg ett noget vanhellig eller urent.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Men Petrus svarade: »Bort det, Herre! Jag har aldrig ätit något oheligt och orent.»
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Mutta Pietari sanoi: "En suinkaan, Herra; sillä en minä ole ikinä syönyt mitään epäpyhää enkä saastaista".
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››,,Nicidecum, Doamne``, a răspuns Petru. ,,Căci niciodată n'am mîncat ceva spurcat sau necurat.``
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Peter pa reče: Nikakor ne, Gospod, kajti nikoli še nisem jedel kaj nagnusnega ali nečistega.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Péter pedig monda: Semmiképen sem, Uram; mert sohasem ettem semmi közönségest, vagy tisztátalant.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Petrus aber sprach: O nein, HERR; denn ich habe noch nie etwas Gemeines oder Unreines gegessen.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Petrus menjawab, "Tidak, Tuhan! Belum pernah saya makan apa-apa yang haram atau najis.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Song Phi -e-rơ thưa rằng: Lạy Chúa, chẳng vậy; vì tôi chẳng ăn giống gì dơ dáy chẳng sạch bao giờ.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Song_Phi - e-rơ thưa rằng : Lạy_Chúa , chẳng vậy ; vì tôi chẳng ăn giống gì dơ_dáy chẳng sạch bao_giờ .
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Ο δε Πετρος ειπε Μη γενοιτο, Κυριε διοτι ουδεποτε εφαγον ουδεν βεβηλον η ακαθαρτον.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››И пак дойде към него втори път глас; Което Бог е очистил, ти за мръсно го не считай.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Но Петр сказал: нет, Господи, я никогда не ел ничего скверного или нечистого.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Петр же каже: Нї, Господи, ніколи бо не їв я нічого поганого та нечистого.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››ויאמר פטרוס חלילה לי אדני כי מעולם לא אכלתי כל פגול וטמא׃
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››‎فقال بطرس كلا يا رب لاني لم آكل قط شيئا دنسا او نجسا‎.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››彼 得 卻 說 、 主 阿 、 這 是 不 可 的 、 凡 俗 物 、 和 不 潔 淨 的 物 、 我 從 來 沒 有 喫 過
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››彼得 卻說 、 主阿 、 這是 不 可 的 、 凡 俗物 、 和 不潔淨 的 物 、 我從來沒 有 喫過
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Acum ia bine seama, să nu bei nici vin, nici băutură tare, şi să nu mănînci nimic necurat.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Agora pois, toma cuidado, e não bebas vinho nem bebida forte, e não comas coisa alguma impura;
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Ahora, guárdate, por favor, y no bebas vino ni licor. Tampoco comas nada inmundo
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Denk erom dat u geen wijn of sterke drank drinkt en dat u niets eet, dat onrein is.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.ért most megójjad magad, és ne igyál se bort, se [más] részegítõ italt, és ne egyél semmi tisztátalant.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.그러므로 너는 삼가서 포도주와 독주를 마시지 말지며 무릇 부정한 것을 먹지 말지니라
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Maintenant prends bien garde, ne bois ni vin ni liqueur forte, et ne mange rien d`impur.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Ora guardati dal bere vino o bevanda inebriante e dal mangiare nulla d'immondo
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Preto sa teraz vystríhaj a nepi vína ani nijakého nápoja opojného ani nejedz ničoho nečistého.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Protož nyní vystříhej se, abys vína nepila aneb nápoje opojného, a abys nejedla nic nečistého.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Przetoż się teraz strzeż, abyś nie piła wina, i napoju mocnego, i abyś nie jadła nic nieczystego;
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Så ta dig nu i vare og drikk ikke vin eller sterk drikk og et ikke noget urent!
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Sebab itu jagalah dirimu baik-baik. Jangan minum anggur atau minuman keras, atau makan sesuatu yang haram
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Sedaj pa varuj se, pravim, da ne piješ vina in močne pijače in ne ješ nič nečistega.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.So hüte dich nun, daß du nicht Wein noch starkes Getränk trinkst und nichts Unreines essest;
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Tag dig nu till vara, så att du icke dricker vin eller starka drycker ej heller äter något orent.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Varo siis, ettet juo viiniä ja väkijuomaa etkä syö mitään saastaista.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Vậy , từ bây_giờ hãy cẩn_thận , chớ uống rượu hay_là vật chi say , và cũng đừng ăn vật gì chẳng sạch ;
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Vậy, từ bây giờ hãy cẩn thận, chớ uống rượu hay là vật chi say, và cũng đừng ăn vật gì chẳng sạch;
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Vogt dig vel for at drikke Vin eller stærk Drik og for at spise noget som helst urent!
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.και τωρα λοιπον προσεχε μη πιης οινον η σικερα και μη φαγης μηδεν ακαθαρτον
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Затова, пази се сега да не пиеш вино или спиртно питие, и да не ядеш нищо нечисто.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.итак берегись, не пей вина и сикера, и не ешь ничего нечистого;
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.ועתה השמרי נא ואל תשתי יין ושכר ואל תאכלי כל טמא׃
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.والآن فاحذري ولا تشربي خمرا ولا مسكرا ولا تأكلي شيئا نجسا.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.所 以 你 當 謹 慎 、 清 酒 濃 酒 都 不 可 喝 、 一 切 不 潔 之 物 也 不 可 喫
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.所以 你 當謹慎 、 清酒 濃 酒 都 不 可 喝 、 一切 不 潔之物 也 不可喫
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.이것이 너희의 쉴 곳이 아니니 일어나 떠날지어다 이는 그것이 이미 더러워졌음이라 그런즉 반드시 멸하리니 그 멸망이 크리라
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak."Op, ryk ud! Thi her kan I ikke bo for den Urenheds Skyld, som volder svar Fordærv."
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Su, andatevene, perché questo non è più luogo di riposo. Per una inezia esigete un pegno insopportabile
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Vstanite in pojdite! ker ta dežela ni vam počivališče zavoljo nečednosti, ki uničuje, in to s strašno pogubo.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Vstaňte a iďte, lebo toto nie je odpočinutie, pre nečistotu, ktorá kazí, a to hroznou zkazou.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Vstaňte a odejděte, neboť tato není sídlem pro nečistotu. Ztratí vás, a to ztracením jistým.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Wstańcie, a odejdźcie, bo tu nie masz odpocznienia; pogubi was dla nieczystości, a to pogubieniem srogiem.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.Станете та заминете, защото не е тука почивката ви, Поради нечистотата, която погубва, Да! страшно погубва.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.קומו ולכו כי לא זאת המנוחה בעבור טמאה תחבל וחבל נמרץ׃
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.قوموا واذهبوا لانه ليست هذه هي الراحة. من اجل نجاسة تهلك والهلاك شديد.
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.你 們 起 來 去 罷 . 這 不 是 你 們 安 息 之 所 . 因 為 污 穢 使 人 〔 或 作 地 〕 毀 滅 、 而 且 大 大 毀 滅
Kalkıp gidin, dinlenme yeriniz değil burası! Murdarlığınız yüzünden bu yer korkunç biçimde yıkılacak.你 們起來去罷.這不是 你 們 安息 之所.因為 污穢 使 人 〔 或 作地 〕 毀滅 、 而且 大大 毀滅
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A keď videli niektorých z jeho učeníkov, že obecnými rukami, to jest neumytými, jedia chlieb, karhali to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A ujrzawszy niektóre z uczniów jego, że pospolitemi rękoma, (to jest, nieumytemi) jedli chleb, ganili to.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod