Ana içeriğe geç
Sözlük

mumya ile cümle

mumya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Og Josef bød lægene som han hadde i sin tjeneste, å balsamere hans far; og lægene balsamerte Israel.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Poi Giuseppe ordinò ai suoi medici di imbalsamare suo padre. I medici imbalsamarono Israel
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Und Joseph befahl seinen Knechten, den Ärzten, das sie seinen Vater salbten. Und die Ärzte salbten Israel,
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.И Иосиф заповяда на служащите нему лекари да балсамират баща му; и лекарите балсамираха Израиля,
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.И повелел Иосиф слугам своим – врачам, бальзамировать отца его; и врачи набальзамировали Израиля.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.ויצו יוסף את עבדיו את הרפאים לחנט את אביו ויחנטו הרפאים את ישראל׃
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.وامر يوسف عبيده الاطباء ان يحنطوا اباه. فحنط الاطباء اسرائيل.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.約 瑟 吩 咐 伺 候 他 的 醫 生 、 用 香 料 薰 他 父 親 、 醫 生 就 用 香 料 薰 了 以 色 列
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.約瑟 吩咐 伺候 他 的 醫生 、 用 香料薰 他 父親 、 醫生 就 用 香料薰 了 以色列
Bir dahaki hafta mumyalardan bahsedeceğiz, oh Diğer şeylerden de mi bahsetmem lazım?Næste uge vil vi tale om mummier -- Oh, jeg bliver nød til at tale om andre ting også?
Bir dahaki hafta mumyalardan bahsedeceğiz, ohLa prossima settimana perleremo di mummie... oh, mi tocca parlare anche di altro?
Bir dahaki hafta mumyalardan bahsedeceğiz, ohLa semana que viene hablaremos sobre las momias...
Bir dahaki hafta mumyalardan bahsedeceğiz, ohVolgende week hebben we het over mummies -- oh, moet ik ook over andere dingen praten?
Bir dahaki hafta mumyalardan bahsedeceğiz, ohНа следующем занятии будут мумии...
Bir dahaki hafta mumyalardan bahsedeceğiz, ohבשבוע הבא נדבר על מומיות -
Bu son ürün. Mumyalar.Este es el resultado final: momias...
Bu son ürün. Mumyalar.Toto je konečný výsledek: mumie --
Diğer şeylerden de mi bahsetmem lazım? Lanet olsun, sadece mumyalardan bahsetmek istiyorum.Balen, ik wilde het alleen maar over mummies hebben.
Diğer şeylerden de mi bahsetmem lazım? Lanet olsun, sadece mumyalardan bahsetmek istiyorum.Cacchio, volevo parlare solo di mummie...
Diğer şeylerden de mi bahsetmem lazım? Lanet olsun, sadece mumyalardan bahsetmek istiyorum. Herneyse,아직 제가 이야기 해야할 것이 더 있나요? 제길, 저는 미라에 대해서만 이야기 하고 싶었단 말입니다.
Diğer şeylerden de mi bahsetmem lazım? Lanet olsun, sadece mumyalardan bahsetmek istiyorum.אוה, אני צריך לדבר גם על דברים אחרים? שיט, אני רוצה רק לדבר על מומיות.
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman."Het Huis van de Geesten".
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman.나오는 부검이나 시체방부처리처럼 더 끔찍한 것들을 위한 시간이죠
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman.כמו ניתוחים לאחר המוות וחניטה בספר של איזבל אלנד "בית הרוחות."
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman.مثل التشريح و تحنيط ايزابيل الليندي في فلم "بيت الارواح".
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman.死体の腐敗処置の時間になっていることです 緑色の髪をしたロサが殺された後
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.A insistat, fără îmbălsămare, fără sicriu deschis, fără slujbă.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Dia bersikeras, tanpa pembalseman, tanpa peti terbuka, tanpa pemakaman.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ele insistiu: nem embalsamento, nem caixão aberto, nem funeral.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Él insistió: sin embalsamar, sin ataúd abierto, ni funeral.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Er hat darauf bestanden: keine Einbalsamierung, kein offener Sarg, keine Beerdigung.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ha insistito, niente imbalsamazione, nessuna camera ardente, nessun funerale.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Han envisades. Ingen balsamering, ingen öppen kista, ingen begravning.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Han insisterede, ingen balsamering, ingen åben kiste, ingen begravelse.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Hij stond erop, geen balseming, geen open kist, geen begrafenis.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Il a insisté, pas d'embaumement, pas de cercueil ouvert, pas de funérailles.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.그는 주장했단다. 시체 방부처리 하지 말고, 관도 열어놓지 말고, 장례식도 없어야 한다고.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Nalegał, by nie było żadnego balsamowania, otwartej trumny, ani pogrzebu.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ông ấy một mực không ướp xác, không mở quan tài, không đám tang.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ragaszkodott hozzá, semmi balzsamozás, nyitott koporsó, semmi temetési szertartás.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Trval na tom, žádné balzamování, žádná otevřená rakev, žádný pohřeb.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Trval na tom, žiadne balzamovanie, žiadna otvorená rakva, žiadny pohreb.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Επέμενε, όχι ταρίχευση, όχι ανοικτό φέρετρο, όχι κηδεία.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Он настоял. Никакого бальзамирования и открытого гроба, никаких похорон.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Той настоя, без балсамиране, без отворен ковчег, без погребение.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.הוא התעקש: בלי חניטה, בלי ארון פתוח, בלי לוויה.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.أصر على ذلك، لا تحنيط ولا كفن مفتوح، ولا جنازة.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.弔問も 葬列も 絶対するなとおっしゃいました まぁ 普通の人のようにしていたら おじさまのような 富を我がモノにすることはできないのでしょうね
Lanet olsun, sadece mumyalardan bahsetmek istiyorum.Crap, jeg ville kun tale om mummier.
Lanet olsun, sadece mumyalardan bahsetmek istiyorum.Diablos, sólo quiero hablar de momias.
Lanet olsun, sadece mumyalardan bahsetmek istiyorum.Блин, а так хотелось...
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.A múmiák nagyon jó információforrások, de földrajzilag nagyon behatároltak és időben is.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.미이라는 아주 훌륭한 정보 자원입니다. 하지만 미이라가 있는 지리적이고 시간적인 제약이 있죠.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumi adalah sumber informasi yang luar biasa namun jumlahnya terbatas secara geografis dan waktu.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumie są świetne, ale ograniczone do jednego obszaru geograficznego i ograniczone w czasie.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumiile sunt o sursă grozavă de informație, doar că sunt limitate geografic și limitate în timp de asemenea.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Skvělým zdrojem informací jsou mumie, ale jsou velmi omezeny geograficky a také časově.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Xác ướp là một nguồn thông tin đáng giá nhưng chúng bị giới hạn rất lớn về mặt địa lý, cũng như là thời gian.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Мумии — вот превосходный источник информации, но они ограничены по географии, а также ограничены по времени.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Мумії є чудовим джерелом інформації, за винятком того, що вони, насправді, обмежені географічно та в часі.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod