Ana içeriğe geç
Sözlük

mumlar ile cümle

mumlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doğum günü pastasındaki mumları üfleyip söndürdü.He blew out the candles on his birthday cake.
Tom mumları üfledi.Tom blew the candles out.
Aynı tip mumlar 10. yüzyılın ilk dönemlerinde Japonya'da da kullanılmıştır.Similar candles were used in Japan until the early 10th century.
Hayranları hastanenin dışında buluştu ve dua ederek, mumlar yaktı.Fans crowded outside the hospital praying for him and lighting candles.
Aynı zamanda, ihtişamlı "Barberini Candelabra" adlı mumlar avizesini de içerir.It also contains the Barberini Candelabra.
Söndürme işlemi sırasında su, köpük vb. kullanılamaz; robotlar mumları üfleyerek söndürmelidir.It is forbidden to use water, foam etc. to extinguish; robots have to blow air on candles.
Yom Kippur akşamı, mumlar yakılmadan önce, "seuda mafseket" adı verilen oruç öncesi yemeği yenir.On the eve of Yom Kippur, before candles are lit, a prefast meal, the "seuda mafseket", is eaten.
Mumlar biyolojik yönden önemlidir.The shape has biological significance.
Hanukiya yakıldıktan sonra mumlar bitene kadar söndürülmez.Later they dance together, even after the lights are turned off.
Bütün bu mumlar -- insanlar hürmet etmek için binlerce mum yakmışlar.All these candles, thousands of candles people had lit in tribute to this.
İşte çocuklarımın ilk doğum günü mumlarını üflemeleri.Here, you have my kids blowing out their 1st birthday candle.
Ah, efendim [2 Capulet'in] geç, benim fey, mumlar, benim geri kalanı olacak.Ah, sirrah [to 2 Capulet], by my fay, it waxes late; I'll to my rest.
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNight's candles are burnt out, and jocund day
Mumları masanın üzerine koyar mısın?Would you put the candles on the table?
Tabaklar, mumlar, şarap.The plates, the candles, the wine.
Acele edin. Dilek tutup mumları üfleyin.Hurry, make a wish and blow out the candles.
Balonlar ya da mumlar almana... ...gerek yok.You don't have to have balloons, or have candles lit up.
Mumlar genellikle sadece akşamları yakılır.Candles are usually only lit at night.
Ancak iki kasvetli donyağı mumlar Hiçbir şey, her biri bir sarma yaprak.Nothing but two dismal tallow candles, each in a winding sheet.
Mumları getir de yılbaşındaymış gibi yakalım.Get the candles and we'll pretend it's Christmas
Erotik çiftler tutku mumlarını ve azalmalarını da anlıyor.Erotic couples also understand that passion waxes and wanes.
Dogum gunu pastanin uzerindeki mumlari ufluyorsun.You blow out candles on top of a birthday cake.
Pek çok vatandaş da Makedonya Parlamento binasının dışında mumlar yaktı, çiçekler bıraktı.Many more lit candles and laid flowers outside the Macedonian Parliament building.
Anma törenlerinde binlerce insan ellerinde çiçekler ve mumlarla mezarlığı ziyaret etti.Marking the anniversary, thousands of people visited his gravesite, carrying flowers and candles.
Perşembe gecesi ziyaretlerde mumlar yakılır.On Thursday night, candles are lit during visits.
Yağlar, mumlar ve şekerler gibi bazı katı maddeler eriyebilir ve ayrılabilir.Some solid substances, like fats, waxes, and sugars, may melt and separate.
Peko'nun tahta idollerine saygı göstermek için siyah mumlar yakılır.Black candles were lit to revere wooden idols of Peko.
Mumlara benzer biçimde tasarlanmış elektronik lambalarElectric light bulbs imitating the shape of candle flames
Aynı tip mumlar 10. yüzyılın ilk dönemlerinde Japonya'da da kullanılmıştır.Ähnliche Kerzen wurden auch in Japan bis zum Beginn des 10. Jahrhunderts verwendet.
Mumlar Şabat’ta yakılamayabileceğinden, gün batmadan önce yakılır.Die Kemant begehen den Sabbat, an welchem es unter anderem verboten ist, ein Feuer zu entfachen.
Odamdaki mumları yaktım.J'ai allumé des bougies dans ma chambre.
Odamdaki mumları yakıyorum.J'allume des bougies dans ma chambre.
Mary odasındaki mumları yakmaz.Marie n'allume pas de bougies dans sa chambre.
Odamdaki mumları yakacağım.J'allumerai des bougies dans ma chambre.
Mum makası, yanan mumları söndürmede kullanılan bir alettir.Un mouchoir est un outil dont on se sert pour éteindre les bougies, en les étouffant.
Mumlar biyolojik yönden önemlidir.La atmósfera tiene una gran importancia en los ciclos biogeoquímicos.
Mumları yaktım.Ho acceso le candele.
Mumlar odayı aydınlattı.Le candele illuminavano la stanza.
Bazı ülkelerde advent mumları yakılır.Nei campi vengono accesi dei falò.
Şükranlar geleneğe göre mumlar yakıldıktan sonra ya da önce söylenir.A volte mentre scriveva vedeva le parole bruciare o diventare cenere.
Halk mumlar ve anahtarlıklarla şehir meydanlarında toplandı.Dietro gli abitanti seguivano con candele e lumini.
Çünkü parafin mumları reaksiyona girmez.Ароматические кетоны в реакцию не вступают.
Mumlar biyolojik yönden önemlidir.Овес — биологические особенности.
Aynı tip mumlar 10. yüzyılın ilk dönemlerinde Japonya'da da kullanılmıştır.وقد استخدمت في اليابان شموعًا مماثلة حتى نهاية القرن العاشر الميلادي.
Bunlar çok beyaz olup, petrolden yapılan parafin mumlarından daha serttir.Deze kaarsen branden langer dan kaarsen van paraffine, een aardolieproduct.
Anlatıcının önündeki masada yedi uzun mum yanmaktadır ve mumlar eridikçe adamın kurtulma umutları da azalır.Przed nim stoi na stole 7 cienkich białych świec, a gdy te się topią, również i jego nadzieje się zmniejszają.
Bazı ülkelerde advent mumları yakılır.U knurów występuje zapalenie jąder.
Mumlar Şabat’ta yakılamayabileceğinden, gün batmadan önce yakılır.Siostry miano spalić dzień wcześniej.
Aynı tip mumlar 10. yüzyılın ilk dönemlerinde Japonya'da da kullanılmıştır.Liknande ljusklockor användes i Japan intill 900-talet.
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.Födelsedagar brukar firas med tårta.
Şükranlar geleneğe göre mumlar yakıldıktan sonra ya da önce söylenir.Потім свічки почитають то загорятися, то згасати.
Ani bir rüzgar kapıyı açtı ve ikonostasın önünde yanan mumların ateşini söndürdü.Раптом стало зовсім темно, коли порив вітру відчинив врата церкви і загасив свічки перед іконостасом.
Gençler, özellikle, büyük sayılarla mumlar yakıp, özgürlük şarkıları söylediler.Scházeli se zde zvláště mladí lidé, kteří zapalovali svíčky a zpívali mírové písně.
Dindar insanlar, her zamanki gibi işe giderler ama akşamüstü mumları yakmak için eve erken dönerler.Lidé chodí do zaměstnání jako obvykle, ale mohou je opouštět dříve, aby stihli zapálit světla při soumraku.
Her gece mumların yakılmasından sonra, Ma’oz Tzur ilahisi söylenir, Şarkı altı kıt’a dan oluşur.Každou noc se po zapálení svíček zpívá píseň Ma'oz cur („Ó mocná skálo“).
Şükranlar geleneğe göre mumlar yakıldıktan sonra ya da önce söylenir.Binecuvântările sunt recitate înainte sau după aprinderea candelelor în funcție de obicei.
21. yüzyılda ise mumlar daha çok süs eşyası konumundadırlar.Până în secolul XIX, lumânările s-au produs folosind grăsime.
Gençler, özellikle, büyük sayılarla mumlar yakıp, özgürlük şarkıları söylediler.Különösen nagy számban jelentek meg fiatalok, emlékgyertyákat gyújtva és békedalokat énekelve.
Halk mumlar ve anahtarlıklarla şehir meydanlarında toplandı.A városrészt emlékboltokkal és nyilvános szökőkutakkal halmozták el.
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.Lasten syntymäpäiväkakkuihin on tapana laittaa kynttilöitä täytettävien vuosien mukaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod