muhit ile cümle
muhit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bugün,size kendi muhitlerini bırakmamış... ...bir kaç insandan bahsedeceğim.И така, днес ще ви разкажа за някои хора, които не са мръднали от своите квартали.
Bugün,size kendi muhitlerini bırakmamış... ...bir kaç insandan bahsedeceğim.Итак, сегодня я расскажу вам о нескольких людях, которые не уехали из своего района.
Bugün,size kendi muhitlerini bırakmamış... ...bir kaç insandan bahsedeceğim.היום אספר לכם על כמה אנשים
Bugün,size kendi muhitlerini bırakmamış... ...bir kaç insandan bahsedeceğim.إذا اليوم، سوف أقول لكم عن بعض الناس الذين لم ينتقلوا من أحيائهم.
Bugün,size kendi muhitlerini bırakmamış... ...bir kaç insandan bahsedeceğim.お話しします まずはここ シカゴでの出来事です
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.1999年 イスタンブールで 地震がありました
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Am locuit într-un cartier plin de viaţă şi diversitate, unde am scris mai multe romane.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Egy sokféleségtől vibráló szomszédságban laktam, ahol több novellámat is írtam.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Ich lebte in einer sehr lebhaften, vielfältigen Nachbarschaft, wo ich einige meiner Romane schrieb.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Ik woonde in een zeer bruisende, diverse buurt waar ik verschillende van mijn romans schreef.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Jag bodde i ett mycket levande, skiftande grannskap där jag skrev flera av mina romaner.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.J'ai vécu dans un quartier très dynamique, diversifié où j'ai écrit plusieurs de mes romans.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.전 정말로 생기 있고 다양한 사람들과 함께 살았어요. 거기서 전 몇 편의 소설을 썼어요.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Mieszkałam w bardzo wibrującej, różnorodnej dzielnicy, gdzie napisałam kilka swoich powieści.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Tôi sống trong một khu xóm sôi động, đa dạng, nơi tôi đã viết vài quyển tiểu thuyết.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Vivía en un vecindario vibrante y diverso donde escribí varias de mis novelas.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Vivi num bairro muito vibrante, diverso onde escrevi vários dos meus romances.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Žila jsem v hodně živé, různorodé čtvrti, kde jsem napsala několik románů.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Ζούσα σε μια γειτονιά με πολλή ζωντάνια και διαφορετικότητα, όπου έγραψα αρκετά από τα μυθιστορήματά μου.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Живях в много жизнен, разнообразен квартал, където написах няколко от моите романи.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Я жила в очень живом, многообразном районе, где я написала несколько своих романов.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.Я мешкала у дуже жвавому і різнобарвному районі, де написала кілька романів.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.חייתי בשכונה ססגונית ומגוונת ובה כתבתי כמה מספריי.
Çok canlı ve kozmopolit bir muhitte yaşadım ve birkaç romanımı burada yazdım.سكنت في حي متنوع ونابض بالحياة وهناك كتبت عددا من رواياتي.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Anh ấy làm việc, giúp đỡ mọi người tìm việc làm và cố gắng đưa các nguồn lực vào những vùng đang gặp khó khăn.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Azzal foglalkozott, hogy embereknek segített munkát találni és pénzt hozni szegény kerületekbe.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Er half Leuten bei der Arbeitssuche und bemühte sich um Gelder für ärmere Viertel.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Han jobbade med att hjälpa människor att finna jobb och med att få in resurser till utsatta bostadsområden.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Hij werkte, hielp mensen werk vinden, probeerde middelen naar achtergestelde buurten te brengen.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Jeho prácou bolo pomáhať ľuďom nájsť si prácu a snažiť sa priniesť prostriedky do problémového okolia.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.그는 사람들이 직업을 찾도록 도움을 주었고 어려움을 겪는 이웃들에게 힘이 되고자 노력했습니다.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Lavorava aiutando la gente a trovare un lavoro e cercando di portare risorse al vicinato in difficoltà.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Muncea, ii ajuta pe oameni sa-si gaseasca slujbe si sa incerce sa aduca resurse in cartierele nevoiase.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Pomagał ludziom szukać pracy i organizował zaopatrzenie dla biednych dzielnic.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Pomáhal lidem najít práci a snažil se přivést prostředky do zkoušených sousedství.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Trabalhava ajudando pessoas a encontrar empregos e a tentar trazer recursos para bairros problemáticos.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Він допомагав людям знайти роботу і постачав провізію у бідні райони.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Он работал, помогая людям в трудоустройстве и привлекая ресурсы в неблагополучные районы.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Той работеше, помагаше на хората да си намират работа и да се опитат да внесат ресурси в бедни квартали.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.בעבודה שלו הוא סייע לאנשים למצוא עבודה וניסה למצוא משאבים שיושקעו בשכונות שנתונות במאבק.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.لقد عمل، في مساعدة الناس في العثور على وظيفة ومحاولة إيجاد موارد للأحياء التي تعاني.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.困っている人達を手助けしたりしていました コミュニティセンターの住人に話した時
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Am crescut într-un mic cartier din Ierusalim.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Cresci num pequeno bairro em Jerusalém.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Dorastałem w małej dzielnicy w Jerozolimie.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Ich wuchs in einem kleinen Viertel in Jerusalem auf.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Ik groeide op in een kleine buurt in Jerusalem.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Jeruzsálem kis szomszédságában nőttem fel.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.저는 예루살렘 근처의 작은 마을에서 자랐어요.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Lorsque j'ai vu ces photos, ça m'a renvoyé plusieurs années en arrière à l"époque de mon enfance.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Nací en un pequeño barrio de Jerusalén.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Saya tumbuh di perkampungan di Yerusalem.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Sono cresciuto in un piccolo quartiere di Gerusalemme.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Tôi lớn lên ở một khu dân cư nhỏ ở Jerusalem.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Vyrůstal jsem v malé čtvrti v Jeruzalémě.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Μεγάλωσα σε μια μικρή γειτονιά στην Ιερουσαλήμ.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Израстнах в малък квартал в Йерусалим.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Я виріс у невеличкому районі Єрусалима.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.Я рос в маленьком районе Иерусалима.
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.גדלתי בשכונה קטנה בירושלים.