Ana içeriğe geç
Sözlük

muhalif ile cümle

muhalif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Вони вважають, що якщо хтось їм суперечить, значить ми опозиціонери.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Они считают, что раз им что-то противоречит, то мы — оппозиционная газета.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Те мислят, че ако има нещо против тях, тогава ние сме опозиционен вестник.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.הם חושבים שאם יש דבר כלשהו שנגדם, אז אנחנו מתנהגים כמו עיתון של האופוזיציה.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.هم يعتقدون انه ما ان ننشر شيئاً ضدهم .. فاننا صحيفة معارضة لهم ولسنا مستقلين
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.反体制新聞の新聞でないかと思われ 大変な困難を経験してきました
Elbette 4 numaralı kural beni kendime getiriyor: muhalifleri dinlemeyinCe qui m'amène à la règle numéro 4 qui est : N'écouter pas les défaitistes
Görünüşe göre Kahire muhalif gazetecileri ülke dışında tutmaya karar vermiş.Parece que El Cairo ha decidido seguir disintiendo con los periodistas del exterior del país.
Görünüşe göre Kahire muhalif gazetecileri ülke dışında tutmaya karar vermiş.Такое ощущение, что Каир решил выдворять из страны всех инакомыслящих журналистов.
İdaredeki kişilerin, muhaliflere karşı aşırı önlem alma arzularını bastırmaları gerekir.Aquellos en poder deben resistir a la tentación de castigar severamente a los disidentes.
İdaredeki kişilerin, muhaliflere karşı aşırı önlem alma arzularını bastırmaları gerekir.Die mächtigen müssen der Versuchung widerstehen, gegen Dissidenten vorzugehen.
İdaredeki kişilerin, muhaliflere karşı aşırı önlem alma arzularını bastırmaları gerekir.من هم في السلطة أن تقاوم إغراء للقضاء على المنشقين.
İdaredeki kişilerin, muhaliflere karşı aşırı önlem alma arzularını bastırmaları gerekir.厳しい経済状況では 国家が 痛みを伴う改革に取り組まず
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Byli tu však dva odpůrci, jedním z nich byl soudce Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Było także dwóch oponentów - - jednym z nich był sędzia Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Due giudici non erano d'accordo, uno di essi era il giudice Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Erau totusi doi oponenti, printre care se afla Judecatorul Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Giờ thì, có hai người phản đối, một trong số đó là thẩm phán Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Hubo dos oposiciones, uno de ellos era el juez Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Il y avait 2 insoumis dont le juge Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.이제, 반대를 한 두 명의 판사가 있었는데 그중 한 명이 스캘리아 판사였습니다.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Nå, der var to, der modsatte sig, en af dem var Dommer Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Nos, volt két ellenző, az egyikük Scalia bíró volt.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Nun, es gab zwei anders denkende, einer von Ihnen war Richter Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Ora bem, houve dois dissidentes, um dos quais foi o juíz Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Sekarang, ada dua pembangkang, salah satunya adalah Hakim Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Twee rechters stemden tegen, een daarvan was rechter Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Υπήρχαν δυο διαφωνούντες, ένας από τους οποίους ήταν ο Δικαστής Σκαλία.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Имало двама противници, един от които бил съдия Скалия.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Так вот, двое судей было против, и один из них был судья Скалиа [сторонник консервативных решений].
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.מנגד, היו שני מתנגדים, אחד מהם היה השופט סקאליה.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.الآن، كان هناك أثنين من المنشقين، أحدهم كان القاضي سكاليا.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.一人はスカリア判事であった 彼はカートの使用を認めず
Kendi konuşmasını sağlam kitlesiyle alkışlamak, muhaliflerininkini de yuhalamak gerek.자신의 발언에 박수를 쳐줄 많은 고객들과 함께 법정에 서야할 시간입니다.
Kendi konuşmasını sağlam kitlesiyle alkışlamak, muhaliflerininkini de yuhalamak gerek.עם קהל קשוח של לקוחות שיריע לרטוריקה שלו ולהשקיט את היריבים שלו.
Kendi konuşmasını sağlam kitlesiyle alkışlamak, muhaliflerininkini de yuhalamak gerek.お父さんの発言に喝采し 反対派をだまらせます 家の中は静かになりました
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.A parte oposta sempre a combatê-la e a opôr-se a ela.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Az ügyvédek mindig ellenkeznek.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Consiliul advers întotdeauna luptă cu ea și se opune.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.De tegenpartij probeert het altijd tegen te gaan.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Die gegnerischen Anwälte kämpfen immer dagegen und lehnen es ab.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.El consejo de oposición siempre se opone.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Hội đồng phản đối luôn luôn đấu tranh và chống lại nó.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.반대측 협의체는 항상 싸우고 반대합니다.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.La fazione opposta la combatte e vi si oppone sempre.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.La partie adverse s'y oppose et tente toujours de la rejeter.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Motståndarsidan vill alltid kämpa emot och motsätter sig vetenskapen.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Opoziční rada proti ní vždy bojuje a oponuje.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Strona przeciwna zawsze je zwalcza.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Ο αντίδικος πάντα την πολεμάει και αντιτίθεται σ' αυτήν.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.Мои оппоненты всегда выступали против неё.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.הצד שכנגד תמיד נאבק בכך ומתנגד לכך.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.مجلس المعارضة يحاربها دائما ويعارضها.
Muhalif kurul her zaman savaşıp buna karşı çıkıyor.ここで提起したいのは
Muhaliflerle çarpışması için orduyu gönderdi.Envió al ejercito para aplastara los disidentes
Muhaliflerle çarpışması için orduyu gönderdi.Enviou o Exército para acabar com a rebelião.
Muhaliflerle çarpışması için orduyu gönderdi.Er schickte die Armee, um die Andersdenkenden niederzuschlagen.
Muhaliflerle çarpışması için orduyu gönderdi.Han skickade armén för att krossa upproret.
Muhaliflerle çarpışması için orduyu gönderdi.la kirim tentara untuk menumpas perlawanan
Muhaliflerle çarpışması için orduyu gönderdi.Mandò l'esercito per sopprimere il dissenso.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod