Muhalefet Seçim PeşindeL'opposition exige des élections
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Aucune opposition, aucune contradiction, pas nécessairement d'argumentation dans le sens contradictoire.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Bez opozycji czy przeciwników, to w zasadzie wcale nie kłótnia, bo nie ma z kim walczyć.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Fără opoziţie, fără adversitate, nu neaparat fără discuţii în sens antagonic.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Geen tegenkanting, geen vijandigheid, er wordt niet noodzakelijkerwijs gediscussieerd als tegenstanders.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Kein Widerspruch, kein Gegensatz, nicht unbedingt ein Streitgespräch im gegnerischen Sinn.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Không có đối lập, không có thù nghịch, không nhất thiết phải có tranh cãi theo hướng hằn học.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.반대도 없고, 대립도 없죠. 논쟁 과정에서 대립이라는 게 필요하지 않습니다.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Nessuna opposizione, nessun antagosnismo, una discussione che non avviene nel classico senso conflittuale.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Nincs szembenállás, nincs ellenségeskedés, nincs okvetlen vita annak ellenséges értelmében.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.No hay oposición, no hay contradicción, no necesariamente todo debate tiene el sentido de confrontación.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Tidak kebalikan, tidak bermusuhan, tidak harus perdebatan di dalam rasa permusuhan.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Žádné soupeření, žádná ublíženost, není to nutně hádání v tom negativním slova smyslu.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Καμμία αντιπολίτευση, καμμία αντιπαλότητα κανένα αντίθετο επιχείρημα.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Нет противоположности, нет противостояния. Нет необходимости в споре как в противостоянии.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Ніякого змагання чи протистояння. Сперечатися, не завжди означає протистояти.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.Няма опозиция, няма противопоставяне, няма непременно спор в конфликтния смисъл.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.אין אופוזיציה, אין יריבות, אין בהכרח התווכחות במובן של התנצחות.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.لا معارضة، لا مخاصمة، لا يشترط اي جدال معارض.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.議論の対立は 必ずしも必要ではありません 役立つので知ってほしい 第3のモデルは
Özellikle ülkenin en yüksek iktidarına karşı bu tür açık muhalefetin ağır bir şekilde kınandığı biliniyordu.Beheshti, de 35 años, era jornalero de un barrio de bajos ingresos de las afueras de Teherán.
Özellikle ülkenin en yüksek iktidarına karşı bu tür açık muhalefetin ağır bir şekilde kınandığı biliniyordu.להתנגדות גלויה כזו, במיוחד כנגד הדמות השלטת העליונה במדינה, יש כידוע השלכות כבדות.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.A preto hovorím o potrebe aktívne riadiť nesúhlas.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.A to je důvod proč mluvím o potřebě aktivně řídit nesouhlas.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Dan itulah sebabnya saya berbicara tentang perlunya mengatur perbedaan pendapat secara aktif.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Din această cauză vă vorbesc despre nevoia de a controla în mod activ dezacordul.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Dlatego mówię o potrzebie aktywnego kierowania różnicą zdań.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Ecco perché io parlo di gestione attiva del dissenso.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.En dat is waarom ik spreek over de noodzaak om actief verschillen van mening op te roepen.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.É por isso que falo da necessidade de gerir ativamente a dissidência.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Et c'est pourquoi je vous parle du besoin de gérer activement le dissentiment.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Ezért beszélek arról, hogy tevékenyen kell kezelni az ellenvéleményt.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.그것이 제가 활발하게 반대권을 행사할 필요에 있다고 말하는 이유입니다.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Och det är därför jag pratar om behovet att aktivt förvalta oliktänkande.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Und deshalb spreche ich über das Bedürfnis Widerspruch aktiv zu verwalten.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Và đó là tại tôi nói về sự cần thiết quản lý chính kiến một cách tích cực.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Y es por eso que hablo de la necesidad de controlar de manera activa el disenso.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.Για αυτό μιλάω για την ανάγκη να χειριστούμε δραστικά τις διαφωνίες.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.И вот почему я говорю о необходимости умело руководить противоречиями.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.И за това аз говоря за нуждата активно да управляваме несъгласието.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.І саме тому я говорю про потребу активно керувати незгодою.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.וזו הסיבה שאני מדברת על הצורך בניהול פעיל של התנגדות.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.و لهذا أتكلم عن الاحتياج إلى إدارة المعارضة بفاعلية.
Ve benim neden aktif olarak gözetilmiş muhalefete ihtiyacımız olduğunu söyleme nedenim.管理する必要があるのはそのためです グーグル社CEOのエリック•シュミッドは
Yani bize bu sayfa birlikte, yerli olmayan yerli Avustralyalılar, hükümet ve muhalefet açmak,Zamknijmy ten rozdział razem - rdzenni i pozostali mieszkańcy Australii, rząd, opozycja i Wspólnota Narodów.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.예멘의 살레와 시리아의 아사드 또한 상황이 어려워졌거나 이미 굴복했을 것입니다.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Saleh de Yemen y Assad de Siria serán desafiados, o ya doblegados.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar."Saleh do Iémen e Assad da Síria "serão contestados ou estarão já de joelhos.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Saleh du Yémen et Assad en Syrie seront soit affaiblis ou à genoux.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Saleh în Yemen și Assad în Siria vor fi contestați sau deja îngenunchiați.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Saleh jemeni és Aszad szíriai elnök helyzete megrendül, vagy már térdre is kényszerítették.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Saleh nello Yemen e Assad in Siria saranno in difficoltà o già in ginocchio.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Saleh ở Yemen và Assad ở Syria sẽ bị đấu tranh hoặc bị lật đổ.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Saleh uit Yemen en Assad van Syrië worden ook uitgedaagd of zitten al op hun knieën,
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Saleh w Jemenie i Asad w Syrii będą zmagać się z powstaniem lub padną na kolana.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Ο Σάλεχ της Υεμένης και ο Άσσαντ της Συρίας είτε θα αμφισβητούνται είτε θα 'χουν ήδη χάσει την εξουσία.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Президенты Йемена и Сирии — Салех и Ассад либо прислушаются к оппозиции, либо потеряют контроль над страной.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Салех от Йемен и Асад от Сирия ще бъдат предизвикани или ще бъдат поставени на колене.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.Салеху в Ємені та Ассаду в Сирії кинуть виклик, або вони вже будуть на колінах.
Yemen'de Salih ve Suriye'de Esad'ın karşı bir muhalefet doğacak veya çoktan yıkılmış olacaklar.אצל סאלח מתימן ואצל אסאד מסוריה תהיינה התקוממויות או שהם כבר יופלו.