muhafızlar ile cümle
muhafızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Günümüzde Vatikan'daki İsviçreli Muhafızlar bu geleneğin kalıntısıdır.Še danes jih imajo švicarski gardisti v Vatikanu. hladno orožje sulica
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Izjema je bila švicarska papeška garda.
Zaharov 1917'de Kızıl Muhafızlar'a katıldı.Ričagov je leta 1928 vstopil v Rdečo armado.
Muhafızlar, imparatorluğun değişik köşelerine gönderildi ve Castra Praetoria yerle bir edildi.Kariai buvo išsiųsti į įvairiausius imperijos kampelius, o Castra Praetoria nugriauta.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Rūmų sargyba ir rūmų pareigūnai jiems nesipriešino.
Muhafızların kontrolünü sağlayabilmek için de oğlu Titus'u Praetorian Prefect olarak atadı.Apsisaugodamas jis paskyrė savo sūnų Titą pretorionų prefektu.
Augustus, Praetorian Muhafızların tam sadakatine sahip tek İmparator olarak tarihe geçti.Augustas buvo vienintelis imperatorius, kuriam pretorionai buvo absoliučiai ištikimi.
Kıbrıs Ulusal Muhafızları aktif kuvvetler, yedek kuvvetler ve milislerden oluşmaktadır.Nacionalinę gvardiją sudaro aktyvios tarnybos, rezervo ir milicijos personalas.
Fabrikalardaki muhafızları işçiler seçmelidir.Gamyklos patalpose darbininkai turi dujokaukes.
1924 yılında, Grenzschutz'a (sınır muhafızları) transfer oldu.1924 m. perkeltas tarnauti į pasienio policiją.
Muhafızlar, kiliseye gece ve gündüzleri girebilirler.Naktiniai ūsuočiai skraido vakarais ir naktimis.
Caracalla'nın cesedi, adamı olan muhafızının cesediyle birlikte tapınakatan geri muhafızlarca getirildi.Karakalos kūnas buvo pargabentas atgal su vieno sargybinio kūnu.
İmparator Caligula, 41 yılında Senatoryal sınıfın ve muhafızların ortaklaşa bir komplosu sonucu öldürüldü.41 m. Kaligulą nužudė sąmokslininkai senatoriai ir pretorionai.
Titus öldüğünde, onun halefi olarak selamlanmayı Praetorian muhafızlarının desteği ile sağlama almıştı.Kai Titas buvo bemirštąs, jis sugebėjo būti sveikinamu kaip imperatorius, nes gavo pretorijų sargybos paramą.
Bunların çoğunu çeşitli ülkelerden gelen papazlar ve İsviçreli muhafızlar oluşturur.Tai daugiausiai kunigai, patarnautojai, šveicarų sargyba.
Praetorian muhafızların diğer üyeleri gibi Macrinus'da onun maiyeti arasındaydı.Makrinas jį lydėjo kaip ir kiti pretorijų sargybiniai.
Ardından Muzaffer Constantinus Roma'ya girdiğinde Praetorien muhafızların tamamını terhis etti.Vėliau Romoje Konstantinas galutinai išformavo pretorionų gvardiją.
An Garda Síochána ("barış muhafızları"), İrlanda'nın ulusal polis teşkilâtıdır.Taip pat: Garda Síochána – Airijos nacionalinė policija; Garda Financiară – Rumunijos mokesčių policija.
İmparatorun muhafızları evin etrafını sarmışlardır.Aplink rūmus įsikurdavo valstybės valdininkai.
Zaharov 1917'de Kızıl Muhafızlar'a katıldı.Tšernjahhovskõi astus 1924. aastal vabatahtlikuna Punaarmeesse.
Yurtdışında Vatandaşlık Bürosu ve Polis Göçmen Bürosu ve Estonya Sınır Muhafızları tarafındanda verilir.Eesti kodaniku passe väljastab Eesti Politsei- ja Piirivalveameti PPA Kodakondsus- ja Migratsiooniosakond.
1924 yılında, Grenzschutz'a (sınır muhafızları) transfer oldu.1835. aastal nimetati Piiritolliteenistus (Пограничная таможенная стража) Piirikaitseks.
109. Ulusal Hava Muhafızları en sonuncu buz nakliyesiniDie Air National Guard 109 flog die jüngsten Schiffsladungen Eis zur antarktischen Küste.
109. Ulusal Hava Muhafızları en sonuncu buz nakliyesiniĐội Không quân Quốc gia 109
109. Ulusal Hava Muhafızları en sonuncu buz nakliyesini가장 최근에 얼음을 운반했던
109. Ulusal Hava Muhafızları en sonuncu buz nakliyesiniיחידה 109 של המשמר האוירי
109. Ulusal Hava Muhafızları en sonuncu buz nakliyesiniطائرة تابعة للحرس الجوي 109
109. Ulusal Hava Muhafızları en sonuncu buz nakliyesini第109米国航空警備隊が
Ama Kâhin Sadok, Yehoyada oğlu Benaya, Peygamber Natan, Şimi, Rei ve Davutun muhafızları ona katılmadılar.제사장 사독과 여호야다의 아들 브나야와 선지자 나단과 시므이와 레이와 다윗에게 속한 용사들은 아도니야와 같이 하지 아니하였더라
Ama Kâhin Sadok, Yehoyada oğlu Benaya, Peygamber Natan, Şimi, Rei ve Davutun muhafızları ona katılmadılar.Но свещеник Садок, Ванаия Иодаевият син, пророк Натан, Семей и Реий и Давидовите силни мъже не бяха с Адония.
Ama Kâhin Sadok, Yehoyada oğlu Benaya, Peygamber Natan, Şimi, Rei ve Davutun muhafızları ona katılmadılar.וצדוק הכהן ובניהו בן יהוידע ונתן הנביא ושמעי ורעי והגבורים אשר לדוד לא היו עם אדניהו׃
Ama Kâhin Sadok, Yehoyada oğlu Benaya, Peygamber Natan, Şimi, Rei ve Davutun muhafızları ona katılmadılar.واما صادوق الكاهن وبناياهو بن يهوياداع وناثان النبي وشمعي وريعي والجبابرة الذين لداود فلم يكونوا مع ادونيا.
Ama Kâhin Sadok, Yehoyada oğlu Benaya, Peygamber Natan, Şimi, Rei ve Davutun muhafızları ona katılmadılar.但 祭 司 撒 督 、 耶 何 耶 大 的 兒 子 比 拿 雅 、 先 知 拿 單 、 示 每 、 利 以 、 並 大 衛 的 勇 士 、 都 不 順 從 亞 多 尼 雅
Ama Kâhin Sadok, Yehoyada oğlu Benaya, Peygamber Natan, Şimi, Rei ve Davutun muhafızları ona katılmadılar.但 祭司 撒督 、 耶何耶大 的 兒子 比 拿雅 、 先知 拿單 、 示每 、 利以 、 並 大衛 的 勇士 、 都不順從亞 多 尼雅
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!Ale najpierw proszę odwołać swoje straże.
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!Innanzitutto, vorrei che facesse rientrare il corpo di guardia!
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!Mas, primeiro, gostaria que chamasse os seus guardas!
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!Men først beder jeg dig om at sænke våbnene.
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!Men först ber jag dig att sänka vapnen.
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!¡Pero primero, me gustaría que retirara a su guardia!
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!Voisitteko ensin käskeä kaartinne pois?
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!Πρώτα, όμως, πρέπει να ανακαλέσετε τους φρουρούς!
Ama önce muhafızlarınızı çekmenizi istiyorum!Но для начала я попросил бы вас отозвать охрану!
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.A keď počula Atália hukot behúňov a ľudu, vošla k ľudu do domu Hospodinovho.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Atalia a auzit vuietul alergătorilor şi poporului, şi a venit la popor în Casa Domnului.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Atalia, sentito il clamore delle guardie e del popolo, si diresse verso la moltitudine nel tempio
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Athalie entendit le bruit des coureurs et du peuple, et elle vint vers le peuple à la maison de l`Éternel.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Cuando Atalía oyó el bullicio de la escolta y de la gente, se acercó a la gente en la casa de Jehovah
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Da Atalja hørte drabantenes og folkets rop, gikk hun inn i Herrens hus til folket.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Da Atalja hørte Larmen af Folket, gik hun hen til Folket i HERRENs Hus,
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Khi A-tha-li nghe tiếng quân hô vệ và tiếng dân sự, bèn đến cùng dân sự tại trong đền thờ của Ðức Giê-hô-va.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.아달랴가 호위병과 백성의 소리를 듣고 여호와의 전에 들어가서 백성에게 이르러
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Ko pa je Atalija slišala glas straže in ljudstva, pride k ljudstvu v hišo GOSPODOVO.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Kun Atalja kuuli henkivartijain ja kansan huudon, meni hän kansan luo Herran temppeliin.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Mikor pedig Athália meghallotta a testõröknek és a községnek kiáltását, bement a néphez az Úr házába.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.När Atalja nu hörde drabanternas och folkets rop, gick hon in i HERRENS hus till folket.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Quando Atalia ouviu o vozerio da guarda e do povo, foi ter com o povo na casa do Senhor;
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Und da Athalja hörte das Geschrei des Volkes, das zulief, kam sie zum Volk in das Haus des HERRN
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.V tom uslyševši Atalia hluk plésajícího lidu, vešla k lidu do domu Hospodinova.
Atalya muhafızlarla halkın çıkardığı gürültüyü duyunca, RABbin Tapınağında toplananların yanına gitti.Wtem usłyszawszy Atalija krzyk zbiegającego się ludu, weszła do ludu do domu Pańskiego.