mucizevi ile cümle
mucizevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İslamiyet’e göre, Muhammed bir gece mucizevi bir şekilde Mekke’den Kudüs’e gelip cennete yükseldi.Muhammad se měl v noci zázračně přepravit do Jeruzaléma v (Izraeli) a vystoupat na Nebesa (Mi'rádž).
Yahudi bilirkişiler tarafından, bu mucizevi olayı anmak için, sekiz günlük bir bayram ilan edildi.Jako připomínka tohoto zázraku byl židovskými mudrci ustanoven tento osmidenní svátek.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.În mod uimitor, el a supraviețuit.
Bu felaketten kurtulanlar, bağışlarıyla mucizevi kaçışlarından ötürü kilise inşasına destek olmuşlardır.Az árvíz túlélői fogadalmi adományokkal támogatták, hogy csodálatos megmenekülésük helyszínén templom épüljön.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Ωστόσο και πάλι εκ θαύματος παρέμεινε ζωντανός και υγιής.
Man, mûcizevi bir yiyecektir.Setelah itu manusia pun mulai dijadikan makanan.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Nhưng có một điều thần kỳ là tất cả đều còn sống.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.しかし、彼は奇跡的に回復した。
Bu güç sayesinde mucizevi yetenekler sergileyebilirler.これにより、驚異的なパワーを得ることができる。
Man, mûcizevi bir yiyecektir.人間のゲロ(吐瀉物)が大好物。
Man, mûcizevi bir yiyecektir.於是,眾人一同午膳。
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.但是後來卻奇蹟似的活了過來。
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.개화당은 기적적으로 살아남았다.
Seçimindeki mucizevi olayla ünlüdür.이황과 기대승 간의 논쟁이 유명하다.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.בגלל אהבתה הגדולה היא נותרת בחיים בדרך נס.
Annesi 4 kez düşük yaptığı için, doğumu o devirde yaşayanlar tarafından mucizevi görülmüştür.סיסו בת בכורה במשפחה בת ארבעה ילדים ונולדה עם שיתוק מוחין עקב סיבוכים בלידה.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Като по чудо те оцеляват.
Orada mucizevî bir uykuya dalarlar.Те спят в гъста растителност.
İslamiyet’e göre, Muhammed bir gece mucizevi bir şekilde Mekke’den Kudüs’e gelip cennete yükseldi.Например, Мохамед прави известното си пътуване от Мека към Йерусалим и след това към рая през нощта.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Njegovo je tijelo čudom ostalo očuvano.
Lauda mucizevi bir şekilde kurtulmakla kalmadı, altı hafta (iki yarış) sonra yarışlara döndü.Lauda je bil močno opečen, toda čudežno se je vrnil že šest tednov kasneje.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Z njim pobegne in po čudežu preživi.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Jis per stebuklą išvengė sugriovimų.
Lauda mucizevi bir şekilde kurtulmakla kalmadı, altı hafta (iki yarış) sonra yarışlara döndü.Niki Lauda ne tik atsigavo, bet ir po šešių savaičių, praleidęs du Grand Prix, grįžo į lenktynes.
Bu beni mucizevi bir düşünceye sürükledi demek ki onlar bunu istiyorlar.Aşa am ajuns la concluzia la care, credeam eu, voiau şi ei să ajung:
Bu beni mucizevi bir düşünceye sürükledi demek ki onlar bunu istiyorlar.Byłem święcie przekonany że takiej chcą odpowiedzi.
Bu beni mucizevi bir düşünceye sürükledi demek ki onlar bunu istiyorlar.Dat bracht me op de wonderlijke gedachte dat het net dat was wat ze wilden horen.
Bu beni mucizevi bir düşünceye sürükledi demek ki onlar bunu istiyorlar.전 그들이 제가 떠나기를 바란다는 기적과 같은 깨달음을 얻었습니다.
Bu beni mucizevi bir düşünceye sürükledi demek ki onlar bunu istiyorlar.lo cual me llevó al pensamiento milagroso al que yo pensaba que querían que llegara.
Bu beni mucizevi bir düşünceye sürükledi demek ki onlar bunu istiyorlar.וזה, הפלא ופלא, גרם לי לחשוב שהם רוצים שאסתלק.
Bu beni mucizevi bir düşünceye sürükledi demek ki onlar bunu istiyorlar.الأمر الذي أدى بي إلى معجزة الفكر الذي كانا يريدان مني
Bu beni mucizevi bir düşünceye sürükledi demek ki onlar bunu istiyorlar.「神の許しを乞えば 僕を通して
Bu John'un yazdıklarından bir alıntı. Diyor ki, "Mucizevi."John je, potem ko je znova napisal sporočilo, dejal, "Neverjetno."
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Đó là điều kì diệu, và để lý giải cho điều này chính là khả năng khoanh vùng những giá trị thiêng liêng.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.E miraculos, iar una din explicații e abilitatea de a ne învârti în jurul valorilor sacre.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Es milagroso, y parte de la explicación es esta habilidad de juntarnos alrededor de valores sagrados.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Es scheint wie ein Wunder und ein Teil der Erklärung ist die Fähigkeit, sich um heilige Werte zu versammeln.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.È un miracolo, e parte della spiegazione sta nella capacità di riunirci attorno a valori sacri.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Ez csodálatos, és a magyarázat egy része, hogy képesek vagyunk szent értékek körül forogni.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Het is miraculeus en wordt deels verklaard door het vermogen rond heilige waarden te cirkelen.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.그것은 기적이고, 이를 설명할 수 있는 것은 신성한 가치를 위해 뭉치는 능력입니다.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.To zadziwiające. Częścią wyjaśnienia jest zdolność 'okrążania' świętych wartości.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Είναι αξιοθαύμαστο και εξηγείται εν μέρει από την ικανότητά μας να συσπειρωνόμαστε γύρω από ιερές αξίες.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Это просто чудо, и частично это объясняется нашей способностью собираться вокруг священных ценностей.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.מציידים-לקטים, לפני 10,000 שנה, לבניית ערי ענק אלה תוך כמה אלפי שנים בלבד?
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.انها معجزة، و جزء من السبب هو قدرتنا على الدوران حول قيم مقدسة
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.神聖な価値観に集う能力が あったことは否めません このように古代文明では 寺院や神々が大きな役割を担っていました
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Acestea sunt lucruri cu adevărat miraculoase care s-au întâmplat.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Ce sont réellement des choses miraculeuses qui se produisent.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Da geschehen wirklich wundersame Dinge.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Dit zijn echt wonderlijke dingen die gebeuren.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Đó thực sự là những điều kì diệu đã diễn ra.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.E sono veramente dei fatti miracolosi.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Estos son eventos milagrosos que en verdad ocurren.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.이런건 정말로 기적적인 일입니다.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.To są istotnie cudowne wydarzenia.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Тези неща, които се случват, са наистина чудотворни.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Это действительно сверхъестественые случаи.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.אלו הם דברים ממש מופלאים שקורים באמת.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.هذه فعلًا معجزات قد حدثت.