Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?Onko se todella Marian ihme vai Margen ihme?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?Portanto é mesmo um milagre de Maria, ou é um milagre da Marge?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?Så det er virkelig et mirakel af Mary, eller er det et mirakel af Marge?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?Vajon ez a csodálatos Mária, vagy a csodálatos Marge?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?Vậy đây thật sự là phép màu của Mary, hay là phép màu của Marge?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?Więc czy to cud Maryi, czy może cud Marge?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?Така че това чудото на Девата ли е, или чудото на Мардж?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?Так это действительно чудо Марии, или чудо Мардж?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?ובכן, האם זה באמת הנס של מרי, או האם זה הנס של מארג' סימפסון?
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?لذلك هل هي حقا معجزة مريم، أم أنها معجزة مارج؟
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?(笑い)
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Ahora bien, no curó milagrosamente los dolores de cabeza o los síntomas cognoscitivos.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Ale to nie był cudowny lek, który sprawił, że zniknęły bóle głowy i wszystkie objawy poznawcze.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Es war allerdings keine Wunderheilung für die Kopfschmerzen oder die kognitiven Symptome.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Evident, nu a fost un remediu miraculos pentru durerile de cap sau pentru simptomele cognitive.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Ez nem volt egy csodálatos gyógyír a fejfájásokra vagy a kognitív problémákra.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Het was geen wondermiddel tegen hoofdpijn of cognitieve symptomen.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.그렇지만 두통이나 인지적증상도 기적적적으로 치료된 것은 아니었어요.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Men det var inte en mirakelkur för huvudvärken eller de kognitiva symptomen.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Nešlo o nejakú zázračnú liečbu bolesti hlavy alebo kognitívnych symptómov.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Non era una cura miracolosa per i mal di testa o per i sintomi cognitivi.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Nu var det ikke nogen mirakelkur imod hovedpinen eller de kognitive symptomer.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Par contre, ça n'a pas été un traitement miracle pour les migraines ou les symptômes cognitifs.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Δεν ήταν κάποια θαυματουργή θεραπεία για τους πονοκεφάλους ή τα νοητικά συμπτώματα.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Мои головные боли и проблемы усвоения информации не излечились волшебным образом.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Това не беше чудотворно изцеление на главоболието или на когнитивните симптоми.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.אבל, זו לא היתה תרופת פלא לכאבי הראש או לתסמינים הקוגניטיביים.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.بالمقابل لم تكن معجزة لشفاء الصداع أو الأعراض الذهنية
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.わけではありません それは1年以上続き
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Tak więc to cud, że jestem tu dzisiaj.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Alors c'est un miracle que je sois ici aujourd'hui.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Also ist es schon ein Wunder, dass ich heute hier bin.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Așa că e un miracol că sunt azi aici.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Así que es un milagro que yo esté aquí hoy.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Csoda, hogy most itt vagyok.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Het is een wonder dat ik hier sta.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.그래서, 제가 오늘 여기 있는 것은 기적입니다.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Quindi è un miracolo che io sia qui oggi.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Việc tôi ở đây là một phép màu.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.И это просто чудо, что я здесь сегодня.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.Така че е цяло чудо, че днес съм тук.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.אז זה נס שאני כאן היום.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.وهكذا، إنها لمعجزة بأني موجودة اليوم هنا.
Bu yüzden, bugün burada bulunmam bir mucize.それも素晴らしい事ではあるんですが...
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Es porque para él, el deporte es el idioma que le permite encontrar toda la amplitud y maravilla del mundo.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Este că, pentru el, sportul este limbajul care îi permite să intre în contact, cu măreția și miracolul lumii.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Hanem azért, mert számára a sport egy nyelv, ami lehetővé teszi, hogy találkozzon a világ minden csodájával.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.그 이유는, 다니에게 있어서 스포츠는 언어라서 그 언어를 쓰면 이 세상의
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.lo sport è la lingua che gli permette di incontrare le bellezze e le meraviglie del mondo.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Nhưng là vì đối với anh, thể thao là một ngôn ngữ giúp anh nới rộng ranh giới tuyệt vời của trái đất.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.Pro Dhaniho je sport jazykem, který mu umožňuje setkat se s kouzlem celého širého světa.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.А в том, что для него спорт это язык, позволяющий ему встретиться со всей шириной и всем чудом мира.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.А това, че за него спортът е езикът, който му позволява да се срещне с пълната широта и чудо на света.
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.אלא בגלל שבשבילו, ספורט היא שפה שמאפשרת לו לפגוש
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.ولكن لأن، بالنسبة له، الرياضة هي اللغة التي تسمح له أن يواجه
Çünkü onun için, spor dil aracıdır ki ona imkan tanıdığı karşılaşma dünyanın mucizesi ve dolu genişliğidir.この大きな世界の 素晴らしさと 交じるための「言葉」だからです。
DARPA adlı mucizevi bir yerden bahsetmek istiyorum.국방고등연구기획청(DARPA)이라는 훌륭한 곳에 대해 말씀드리죠.
DARPA adlı mucizevi bir yerden bahsetmek istiyorum.Здесь учёные и инженеры бросают вызов невозможному и не боятся поражения.
DARPA adlı mucizevi bir yerden bahsetmek istiyorum.קוראים תיגר על הבלתי אפשרי ומסרבים לפחד מכשלון.
DARPA adlı mucizevi bir yerden bahsetmek istiyorum.بقهر المستحيل ويرفضون الخوف من الفشل.