Onun dedigi gibi, ben Furby'nin mucitlerinden biriydim.Jak powiedziano, jestem współtwórcą Furby.
Onun dedigi gibi, ben Furby'nin mucitlerinden biriydim.전 '퍼비'의 공동발명자였습니다.
Onun dedigi gibi, ben Furby'nin mucitlerinden biriydim.Както той каза, аз бях съ-изобретател на Фърби.
Onun dedigi gibi, ben Furby'nin mucitlerinden biriydim.Как я и говорил, я был одним из изобретателей Фёрби.
Onun dedigi gibi, ben Furby'nin mucitlerinden biriydim.כמו שהוא אמר, הייתי שותף להמצאת הפרבי.
Onun dedigi gibi, ben Furby'nin mucitlerinden biriydim.و كما قال, أنا ساهمت كشريك في اختراع و انتاج اللعبة
Onun dedigi gibi, ben Furby'nin mucitlerinden biriydim.体の部分とロボットの動きを担当しました
Patent sahipleri, yeni ilaç geliştiren mucitler, bu icatlar için patent alıyor ama bu patentleri신규 약품을 개발한 발명가가 이 발명에 대해 특허를 소유하지만
Patent sahipleri, yeni ilaç geliştiren mucitler, bu icatlar için patent alıyor ama bu patentleriVlastníci patentov, vynálezcovia, vyvinú nové lieky, ktoré si nechajú patentovať, ale patent sprístupnia
Patent sahipleri, yeni ilaç geliştiren mucitler, bu icatlar için patent alıyor ama bu patentleriמחזיקי הפטנטים, הממציאים שמפתחים תרופות חדשות מוציאים פטנטים על ההמצאות האלו,
Patent sahipleri, yeni ilaç geliştiren mucitler, bu icatlar için patent alıyor ama bu patentleriحملة براءات الإختراع ، المخترعون الذين يطورون الأدوية الجديدة يملكون براءات لتلك الإختراعات ،
Patent sahipleri, yeni ilaç geliştiren mucitler, bu icatlar için patent alıyor ama bu patentleri新しい薬を開発した開発者が これらの開発に対する特許は取得しますが、 この特許は"医薬品特許プール"に特許利用可能にさせました。
Sonra doğal olarak, havacılığın doğuşuyla beraber, o zamanın bütün büyük mucitleri --물론 창공의 시대에도, 하그리브스, 랭글리,
Sonra doğal olarak, havacılığın doğuşuyla beraber, o zamanın bütün büyük mucitleri --ואז, כמובן, בשחר של התעופה, כל הממציאים הדגולים של אותו הזמן,
Sonra doğal olarak, havacılığın doğuşuyla beraber, o zamanın bütün büyük mucitleri --،بعد ذلك ، في فجر الطيران بالطبع -- جميع عظماء المخترعين في ذلك الوقت
Sonra doğal olarak, havacılığın doğuşuyla beraber, o zamanın bütün büyük mucitleri --たくさんの発明家たち- ハーグリーヴズ、ラングレー、
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.A carreira de Tesla como inventor nunca recuperou.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Cariera lui Tesla ca inventator nu s-a mai redresat.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Jako wynalazca Tesla nigdy już nie wrócił do dawnej formy.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Karir Tesla sebagai seorang penemu tidak pernah pulih.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.La carriera di Tesla come inventore non ripartì mai più.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.La carrière d'inventeur de Tesla ne s'en remis jamais.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Tesla karrierje, mint feltaláló, soha nem állt helyre.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Tesla nunca recuperó su carrera como inventor.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Tesla's carrière als een uitvinder kwam het niet te boven.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Teslas Karriere als Erfinder erholte sich nie.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Teslas karriere som opfinder kom sig aldrig.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Teslova kariéra jako investora se nikdy nezměnila k lepšímu.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Teslova kariéra vynálezcu sa z toho nikdy nezotavila.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Η καριέρα του Τέσλα ως εφευρέτη δεν επανήλθε.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.И карьера Тесла после этого перестала быть успешной.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Кар'єра Тесли як винахідника так і не піднялась знову на висоту.
Tesla'nın mucit olarak kariyeri hiç iyileşmedi.Кариерата на Тесла като изобретател не се възобнови.
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olan이건 1920년대에 '리옹 테레민'이라는 발명가에 의해 발명되었어요. 사실 그는 발명가이기 전에 음악가였죠.
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanAz 1920-as években találták fel, és a feltaláló, Léon Theremin
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanEs wurde irgendwann in den 1920ern von Léon Theremin erfunden
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanFue inventado en los años '20s. El inventor es Léon Thérémin (también es músico además de inventor).
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanHij is uitgevonden in de jaren 1920. De uitvinder, Léon Theremin
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanWynalazł go w latach 20.
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanЙого винайшли приблизно в 1920-их, і винахідник, Лев Термен
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanהוא הומצא בסביבות 1920, והממציא, לאון טרמין -- הוא גם מוזיקאי חוץ מממציא --
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanلقد تم إختراعه عام 1920 تقريباً، والمخترع، ليون ثيرمين - وهو كذلك موسيقار إضافة لمخترع --
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olan彼は発明家であり音楽家で たしか 短波無線の研究をしているときに
Ve bu beni mucit rolüne bürüdü, ve bunun iyi yanı.E coloca-me no papel de inventor.
Ve bu beni mucit rolüne bürüdü, ve bunun iyi yanı.Het maakt me uitvinder, en het leuke is dat --
Ve bu beni mucit rolüne bürüdü, ve bunun iyi yanı.Îmi conferă rolul de inventator.
Ve bu beni mucit rolüne bürüdü, ve bunun iyi yanı.이 악기로 인해 제게는 발명가의 역할이 생기고, 좋은 것은
Ve bu beni mucit rolüne bürüdü, ve bunun iyi yanı.To część palety dźwięków tego instrumentu, który czyni ze mnie wynalazcę, a do tego...
Ve bu beni mucit rolüne bürüdü, ve bunun iyi yanı.וזה שם אותי בתפקיד הממציא, ומה שנחמד בזה--
Ve bu beni mucit rolüne bürüdü, ve bunun iyi yanı.وهو يجعلني مخترعاً، وأما الشيء الجميل بخصوص
Ve bu beni mucit rolüne bürüdü, ve bunun iyi yanı.この楽器を「ネズミ銃」と名付けました (笑)
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.A ci ludzie, innowatorzy i wcześni przysposabiający, nie mają problemu z podejmowaniem intuicyjnych decyzji.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.A títo chlapíci, novátori a skorí zavádzači, prijímajú tieto rozhodnutia so spokojnosťou.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.A tito lidé, innovátoři a ranní osvojitelé, nemají problém dělat tyto emocionální rozhodnutí.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Dan orang-orang ini, inovator dan pengguna pertama, mereka nyaman dalam mengambil keputusan berani.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Deze mensen, de vernieuwers en de vroege gebruikers, die besluiten graag op onderbuikgevoel.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.그리고 여기 혁신가 그리고 초기 수용자들(early adopter)은 직관에 의한 의사결정을 보다 편하게 합니다.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Este pessoal, os inovadores e os adotantes da vanguarda estão dispostos a tomar aquelas decisões intuitivas.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.In ti ljudje, inovatorji in zgodnji posvojitelji, nimajo težav s sprejemanjem odločitev iz "želodca".
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Og disse gutter, innovatørerne og de tidlige tilvænnere, de har det fint med at gå efter mavefornemmelsen.