24. Mübarek kaç yıldır iktidarda?¿Cuánto tiempo estuvo Mubarak en el poder?
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.A pak to začalo v Egyptě, a Hosni Mubarak se rozhodl odejít.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.A potem zaczęło się w Egipcie i Hosni Mubarak postanowił ustąpić.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Aztán Egyiptomban is megkezdődött, és Hoszni Mubárak is úgy döntött, távozik,
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Dan kemudian Mesir memulainya, dan Hosni Mubarak memutuskan untuk pergi.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.După aceea a început Egiptul şi Hosni Mubarak a decis să plece.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.E depois o Egipto começou, e Hosni Mubarak decidiu ir-se embora.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Ensuite l'Égypte s'y est mise, et Hosni Mubarak a décidé de partir.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.En toen begon Egypte, en ook Hosni Mubarak besloot om te vertrekken.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.E poi ha iniziato l'Egitto, e Hosni Mubarak ha deciso di dimettersi.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.그리고 나서 이집트가 시작되었고, 호스니 무라바크도 물러나기로 결심했습니다.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Potom to vypuklo v Egypte a Hosni Mubarak sa tiež rozhodol odstúpiť.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Sau đó đến Ai Cập, và tổng thống Hosni Mubarak từ chức.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Und dann begann Ägypten und Hosni Mubarak entschied sich zu gehen.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Y luego comenzó Egipto y Hosni Mubarak decidió partir.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Και τότε ξεκίνησαν τα γεγονότα στην Αίγυπτο, και ο Χόσνι Μουμπάρακ αποφάσισε να φύγει.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.За тим повстав Єгипет, і Хосні Мубарак пішов у відставку.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.И потом начались события в Египте, и Хосни Мубарек решил уйти.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.След това се започна и в Египет и Хосни Мубарак реши да се оттегли.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.ואז מצרים התחילה, וחוסני מובאראק החליט לעזוב.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.ثم بدأت مصر، وقرر حسني مبارك الرحيل أيضا.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.ムバラクも亡命を決めました そして今はリビアの番です
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Aj nenesie žiadnu nenávisť, požehnaný človek, hľa, My príhovor podobne steads môj nepriateľ.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Aku tidak tahan kebencian, orang yang diberkati, karena, sesungguhnya, syafaat saya juga steads musuhku.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Én nem viselő gyűlölet, boldog ember, mert ímé, én közbenjárása is steads én ellenség.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.En ole missään vihaa, siunattu mies, sillä katso, minun esirukousta myös steads minun vihollinen.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Eu não têm qualquer ódio do homem, bem-aventurados, pois, eis que minha intercessão também steads meu inimigo.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Eu nu poartă nici o ură, om binecuvântat, pentru că, iată, mijlocirea mea steads, de asemenea, duşman mea.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Ich trage keinen Hass, gesegnet Menschen, denn siehe, Meine Fürsprache ebenfalls Steads mein Feind.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Ik koester geen haat, gezegend mens, want zie, mijn voorspraak ook steads mijn vijand.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.I nenese žádnou nenávist, požehnaný člověk, aj, My přímluvu podobně steads můj nepřítel.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.I nie mają nienawiść, błogosławiony człowiek, bo oto moje wstawiennictwo również steads moim wrogiem.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Io porto no, odio l'uomo benedetto, perché, ecco, mia intercessione steads anche il mio nemico.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Jag bär inget hat, välsignade människan, ty se, min förbön likaså steads min fiende.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Jaz ne nosi nobenih sovraštva, blagoslovljen človek, za, lo, My priprošnjo tudi steads moj sovražnik.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Jeg bærer intet had, velsignede mand, thi se, ligeledes Min forbøn steads min fjende.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Je porte pas de haine, homme béni, car, voici, Mon intercession rades même mon ennemi.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.난 증오, 축복받은 사람을지지 없으며 이오,, 내 중보기도 역시 내 원수를 steads.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Yo no tienen odio, el hombre bendito, he aquí que mi intercesión también steads mi enemigo.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Εγώ δεν φέρουν καμία μίσος, ευλογημένο άνθρωπο? Για, lo, μεσιτεία μου steads ίδιο εχθρό μου.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Давам не омраза, благословен човек, защото, ето, ходатайство ми по същия начин steads ми враг.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Я не несут никакой ненависти, благословил человека, ибо, вот, мой заступничество также steads мой враг.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.איני נוטר, שנאת אדם ברוך, כי, והנה, גם השתדלות שלי steads אויב שלי.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.أنا لا تحمل الكراهية ، والرجل المبارك ؛ ل، الصغرى ، شفاعة بلادي بلادي steads العدو بالمثل.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.修道士は、普通の良い息子、となたのドリフトで家庭的ください。
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Aku pergi saya diberkati mekar orang tolol.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Am plecat meu binecuvântat înflorit fraier.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Estou fora de minha abençoada florescendo chump.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Ich bin von meinem seligen blühenden Trottel.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Ik ben mijn gezegende bloeiende heup.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Jag är av min välsignade blommande idiot.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Já jsem z mého požehnal kvetoucí vůl.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Ja som z môjho požehnal kvitnúce vôl.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Jaz sem z moje blagoslovil cvetenja tepca.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Jestem z mojej błogosławiony kwitnący pała.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Je suis béni de mon floraison idiot.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.내 축복 피어 자식을 내려 가네.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Megyek én áldott virágzó tuskó.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Me voy a mi bendito floración tonto.
Ben mübarek çiçeklenme aklını kaçırmış değilim.Olen pois minun siunattu kukkivat äijä.