Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.Jadi dalam struktur ini orang menjadi bebas.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.이 구성 내에서는 자유스럽습니다.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.Tak więc wewnątrz tej struktury jest się wolnym.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.Tehát ebben a struktúrában szabadak vagyunk.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.Thế nên trong cấu trúc này anh hoàn toàn tự do.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.V rámci tejto štruktúry má teda spevák slobodu.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.Μέσα σ' αυτή τη δομή νιώθεις ελεύθερος.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.Така че в тази структура има свобода.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.Таким образом, каждый свободен в этой структуре.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.כך שבתוך המבנה הזה כל אחד הוא חופשי.
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.اذن في هذا الهيكل الواحد يكون حرا
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.私にとって、この曲は声の賛歌です
Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Bunting foi nerved à ação brusca.
Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Bunting oli nerved to äkillinen toimintaa.
Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.En que el sonido era el señor Bunting nerved a la acción brusca.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Banca Centrală, în care suntem în această dimineață, e imună specificărilor Legii Libertății Informației.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Bank Centralny, w którym się znajdujemy jest odporny na postanowienia ustawy o wolnym dostępie do informacji.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Centralbanken där vi befinner oss idag är befriad från bestämmelserna i Freedom of Information Act.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Centralna Banka, v kateri se nahajamo danes, je imuna na določbe tega zakona.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Centrálna banka, v ktorej sa práve nachádzame, je imúnna voči tomuto zákonu.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Centrální banka, kde se dnes nacházíme, ustanovením zákona o svobodě informací nepodléhá.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.De Centrale Bank waar wij deze ochtend in staan is niet onderworpen aan de Vrijheid-van-Informatie-wet.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.La Banca Centrale in cui siamo oggi è estranea alle disposizioni del Freedom of Information Act.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Η κεντρική τράπεζα, που βρισκόμαστε σήμερα εξαιρείται από την απελευθέρωση ευαίσθητων δεδομένων.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Центральний Банк, в якому ми знаходимось цього ранку не підпадає дії Акту про свободу інформації.
Bu sabah bahsettiğimiz Merkez Bankası Bilgide Özgürlük Eyleminin hükümlerinden muaf.Центральный банк, в котором мы сегодня находимся, не регулируется положениями Закона о свободе информации.
Cezadan muafiyet ve cezanın infazının ertelenmesi artık uyuşturucu kanunu suçlarına da uygulanabilmektedir.Åtalseftergift och skyddstillsyn kan nu tillämpas på narkotikabrott.
Cezadan muafiyet ve cezanın infazının ertelenmesi artık uyuşturucu kanunu suçlarına da uygulanabilmektedir.Za kršitve zakonov o drogah se zdaj lahko uporabita oprostitev kazni in preložitev izvršitve kazni.
Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz.왜냐하면 우리중 아무도--적어도 북반구에 있는 선진국에는요-- 남자나 여자나, 이런 생각에서 완전히 자유로운 사람은 없습니다.
Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz.Nikt z nas -- przynajmniej na globalnej Północy -- ani mężczyźni, ani kobiety -- nie jest tu wyjątkiem.
Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz.Pretože každý z nás -- aspoň na globalizovanom severe -- muži aj ženy, aspoň trochu podlieha tomuto odkazu.
Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz.Protože my všichni -- alespoň na severní polokouli -- muži i ženy, jsme součástí tohoto poselství.
Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz.Vì không ai trong chúng ta -- ít ra là ở bán cầu Bắc -- cả đàn ông và phụ nữ, được miễn khỏi cảnh báo này.
Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz.כי איש מאיתנו-- לפחות לא בצפון הגלובלי-- נשים כגברים, פטור לגמרי מהמסר הזה.
Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz.ولا يوجد احد في القسم الشمالي من الكرة الارضية لا الرجال .. ولا النساء مستثنى من هذه الفكرة
Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz.女性でも男性でも この問題を避けることはできません 私が言いたいのはこういうことです
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduAccord exempté dans le secteur de la télévision numérique
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduAccordo oggetto di esenzione nel settore della televisione digitale
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduAcordo objecto de isenção no sector da televisãodigital
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduAcuerdo exento en el sectorde la televisión digital
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduA digitális televízióra vonatkozó megállapodás mentesítése
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduAvtal som beviljats undantag inomsektorn för digital television
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduDigitaalitelevisioalan sopimuksellemyönnetty poikkeus
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduDohoda o digitální televizi – udělení výjimky
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduEen vrijgestelde overeenkomst betreffende digitale televisie
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduExcepţie la o înţelegere privind televiziunea digitală
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduFritagelse af aftale i sektoren for digitalt tv
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduIm Bereich des digitalen Fernsehensfreigestellte Vereinbarung
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduIzvzem sporazuma glede digitalne televizije
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduUdelenie výnimky dohode týkajúcej sadigitálnej televízie
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduWyłączenie spod zakazu porozumienia w sprawie telewizji cyfrowej
Dijital televizyona ilişkin anlaşma yasaktan muaf tutulduΑpiαλλαγή συµ$ωνίας στν τµέα της ψη$ιακήςτηλερασης
Emekli aylýðý alanlar veya emekliler bu sýradan kotayý ödemekten muaftýrlar.Están exentas de este pago las personas pensionistas y jubiladas.
Emekli aylýðý alanlar veya emekliler bu sýradan kotayý ödemekten muaftýrlar.Les membres bénéficiaires d’une pension ou d’une retraite sont exonérés de cette quote-part.
Finans Bakanı'nın Daimi Sekreteri, bana yazıp, bu bilginin de muaf tutulduğunu söylediler재정부의 사무 차관은 그 정보는 기밀이라고 서면으로 제게 알렸습니다.
Finans Bakanı'nın Daimi Sekreteri, bana yazıp, bu bilginin de muaf tutulduğunu söyledilerSecretarul Permanent al Ministerului de Finanțe mi-a scris zicându-mi că acea informație e exceptată.
Finans Bakanı'nın Daimi Sekreteri, bana yazıp, bu bilginin de muaf tutulduğunu söyledilerStátní tajemník Ministerstva financí mi písemně odpověděl, že tato informace zákonu nepodléhá.
Finans Bakanı'nın Daimi Sekreteri, bana yazıp, bu bilginin de muaf tutulduğunu söyledilerСекретаріат Міністерства фінансів, Написали мені, що інформація є також вільною.
Finans Bakanı'nın Daimi Sekreteri, bana yazıp, bu bilginin de muaf tutulduğunu söyledilerומזכיר הפרלמנט לענייני משרד האוצר כתבו ואמרו לי, שהמידע הזה פטור (מהחוק).
Finans Bakanı'nın Daimi Sekreteri, bana yazıp, bu bilginin de muaf tutulduğunu söyledilerالأمين الدائم لوزارة المالية، كتب لي وقال لي، أن المعلومات معفاة أيضا.