mu ile cümle
mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hava tahmini göre tayfunun sahile yaklaşması muhtemeldir.According to the weather forecast, the typhoon is likely to approach the coast.
Hava durumu tahmini mutlaka güvenilir değildir.The weather forecast is not necessarily reliable.
Meteoroloji uzmanlarına güvenmiyor musunuz?Don't you trust the weathermen?
Teşhirdeki mücevherler kayboldu.The jewels on display disappeared.
Mağazanın müşterilere bakması için daha fazla tezgahtara ihtiyacı var.The store needs more clerks to wait on customers.
Telgrafı kimin icat ettiğini biliyor musun?Do you know who invented the telegraph?
Pil satıyor musunuz?Do you sell batteries?
Telefonun icadı, uzak mesafelerdeki insanlarla haberleşmeyi mümkün hale getirdi.The invention of the telephone made it possible to communicate with people far away.
Bir telefonun olması onun daha fazla müşteri bulmasına yardım etti.Having a telephone helped her find more clients.
Orası 223-1374 mü?Is this 223-1374?
Yol boyunca trenleri değiştirmek gerekiyor mu?Is it necessary to change trains along the way?
Çabanız mutlaka sonuç verecek.Your effort will surely bear fruit.
Çabanız mutlaka meyvesini verecek.Your effort will surely bear fruit.
Cumartesi günleri hastalara bakıyor musun?Do you see patients on Saturdays?
Adanın yakınındaki o gemiyi görüyor musun?Do you see that ship near the island?
Tokyo kulesinin nerede olduğunu biliyor musunuz?Do you know where Tokyo Tower is?
Hangisi daha büyüktür, Tokyo mu yoksa Kobe mi?Which is larger, Tokyo or Kobe?
Şiddetli bir depremin Tokyo'yu ne zaman vuracağını tahmin etmek mümkün değil.There is no telling when a severe earthquake will strike Tokyo.
Tokyo'da yaşıyor musunuz?Do you live in Tokyo?
Tokyo'nun gece görüntüsü muhteşemdir.The night view of Tokyo is wonderful.
O, bugünlerde kendini müziğe adadı.He devoted himself to music in those days.
Sanırım o o zaman mutluydu.I suppose that she was happy then.
Şirketimizin ilk önceliği, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktır.Our company's first priority is meeting our customers' needs.
Politikamız müşterilerimizi tatmin etmektir.Our policy is to satisfy our customers.
Cevaplar mürekkeple yazılmalı.The answers must be written in ink.
Başın ağrıyor mu?Do you have a headache?
Başın ağrıyor mu ve boğazın acıyor mu?Do you have a headache and a sore throat?
Başım ağrıyor ve bir öksürükten müzdaribim.I have a headache and I am suffering from a cough.
Mutsuz insanlar diğer insanların da mutsuz olmalarını isterler.Misery loves company.
Ekipman kiralamak mümkün müdür?Is it possible to rent equipment?
Oraya nasıl gideceğini biliyor musun?Do you know how to get there?
Bu kadar mutlu olduğuna şaşmamalı.No wonder you are so happy.
Bir müşteri patronun kim olduğunu bilmek istedi.A customer wanted to know who the head honcho was.
Fazilet onun kendi mükafatıdır.Virtue is its own reward.
Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazılmasına dikkat ediyorum.I notice the sale prices are written in red ink.
O birdenbire çok mutlu oldu.He was suddenly very happy.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
Mülteci kamplarındaki sağlık koşulları çok kötüydü.Sanitary conditions in the refugee camps were terrible.
Mülteciler ülkeden çıkarıldı.The refugees were excluded from the country.
İki kızın her birini tanıyor musun?Do you know either of the two girls?
Hiç Japonya hakkında yazılmış bir kitap okudun mu?Have you ever read a book written about Japan?
Hiç Japonya'da bulundunuz mu?Have you ever been to Japan?
Japon müziği ile ilgileniyor musun?Are you interested in Japanese music?
Japonya durgunluktan kurtulmak için hala mücadele veriyor.Japan is still struggling to emerge from recession.
Japonca konuşan bir doktor tanıyor musun?Do you know any doctors who speak Japanese?
Japonya anayasasını hiç okudun mu?Have you ever read the Constitution of Japan?
Biz Japon tarihini incelemek için müzeye gittik.We went to the museum to study Japanese history.
Pazar günleri teslimat yapıyor musunuz?Do you deliver on Sundays?
Pazar öğleden sonra meşgul müsün?Are you busy on Sunday afternoon?
Pazar haftanın ilk günü mü?Is Sunday the first day of the week?
Kedisi öldüğünden beri mutsuz.She has been unhappy since her cat died.
Kedi mutfaktan bir parça balık aşırdı.The cat made off with a piece of fish from the kitchen.
Ateş düştü mü?Has the fever gone down?
Ateşini ölçtün mü?Have you taken your temperature?
Vergi mükellefleri savurgan hükümet harcamaları hakkında öfkeli.Taxpayers are angry about wasteful government spending.
Her vergi mükellefinin, parasının nereye gittiğini bilmeye hakkı vardır.Each taxpayer has the right to know where his money goes.
Teslimat için bir ücret alıyor musunuz?Do you charge for delivery?
Müşteriler sırada bekledi.The shoppers stood in a line.
Müşteriler caddeleri doldurdu.Shoppers crowded the streets.
Müzede bazı ilginç sergiler var.There are some interesting exhibits in the museum.