mu ile cümle
mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kaynaktan elde edilen gelir, vergiden muaftır.The income from this source is tax-free.
Ken mutlu.Ken is happy.
Ken müziği çok sever.Ken likes music very much.
Ken tenis oynuyor mu?Does Ken play tennis?
Hangisi daha uzun, Ken mi Tom mu?Which is taller, Ken or Taro?
Demokrasi uzun vadede muzaffer olacaktır.Democracy will be victorious in the long run.
Çiğdem ilkbaharın bir müjdecisidir.The crocus is a forerunner of spring.
Safran ilkbaharın bir müjdecisidir.The crocus is a forerunner of spring.
Grace'in evde olup olmadığını biliyor musunuz?Do you know if Grace is at home?
Bayan Green bize müzik öğretir.Miss Green teaches us music.
Greenpeace çevreyi korumak için büyük bir mücadele veriyor.Greenpeace is fighting an uphill battle to save the environment.
Yas elbiselerini temizlikçiye göndermek mümkün mü?Is it possible to send mourning clothes to the cleaner?
Klasik müzik benim tarzım değil.Classical music is not my cup of tea.
Ben klasik müziği severim.I like classical music.
Diğerleri popüler müziği severken bazı insanlar klasik müziği sever.Some people like classical music, while others like popular music.
Klasik müziği seversiniz, değil mi?You like classical music, don't you?
Klasik müzik dinlemeyi severim.I like to listen to classical music.
Benim hiç klasik müziğim yok.I don't have any classical music.
Klasik müzik konserleri hakkında herhangi bir bilginiz var mı?Do you have any information on classical music concerts?
Clive bir elektronik mühendisi olmak istiyor.Clive wants to be an electronic engineer.
Hiç ağını ören bir örümcek gördün mü?Have you ever seen a spider spinning its web?
Kumi tenis oynuyor mu?Is Kumi playing tennis?
İyi uyudun mu?Did you have a good sleep?
Hiç Guam'da bulundun mu?Have you ever been to Guam?
Cathy müzikten hoşlanıyor gibi görünüyor.It seems that Cathy likes music.
Kathy'nin partide ne giydiğini hatırlıyor musunuz?Do you remember what Kathy had on at the party?
Hayaletlere inanıyor musunuz?Do you believe in ghosts?
Gerçekten yüzemiyor musunuz?Can you really not swim?
Sen beni mutlu ediyorsun.You make me happy.
Hiç Nara'da bulundun mu?Have you ever been to Nara?
Saat üçte mutlaka gel.Be sure to come at 3.
Carlos bir müddet bekledi.Carlos waited a moment.
Kameranı getiriyor musun?Are you bringing your camera?
Çiğnerken dişin ağrıyor mu?Does it hurt when you chew?
O mürekkeple yazdı.She wrote in ink.
Para her zaman mutluluk getirmez.Money does not always bring happiness.
Hiç Kanada'da bulundun mu?Have you ever been to Canada?
Hiç bir guguk kuşu gördün mü?Have you ever seen a cuckoo?
Sepetteki muzların yarısı çürümüştü.Half of the bananas in the basket were rotten.
Carl çok mutlu görünüyordu.Carl looked very happy.
Bitişikteki müzik çok gürültülü. Keşke onu kıssalar.The music next door is very loud. I wish they would turn it down.
Seni tanıdığıma çok mutluyum.I'm very happy to know you.
Annen muhtemelen sizin dağa tırmanışınıza itiraz edecektir.Your mother will probably object to your climbing the mountain.
Baba mutfakta mı?Is Father in the kitchen?
Saatini çaldığını baban biliyor mu?Does Father know you've broken his watch?
Her ikinize mutluluk ve refah diliyorum.I wish you both happiness and prosperity.
Bana öğle yemeği ısmarladığını hatırlıyor musun?Do you remember buying me lunch?
Birbirinizi tanıyor musunuz?Do you know each other?
Sana mutlu yıllar!Happy birthday to you!
Sesi duyamıyor musun?Can't you hear the sound?
Alkol Kullanıyor musunuz?Do you drink alcohol?
Oturmak istiyor musunuz?Do you want to sit down?
Bir sorununuz varsa, size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to help you if you're having trouble.
Ebediyen mutlu olacağını umuyorum.I hope you'll be happy forever.
Pekala, onu seviyor musunuz?Well, do you like it?
Birbirimizin sinirlerini bozmuyor musunuz?Don't you get on each other's nerves?
Ödünç para almak mümkün mü?Is it possible to borrow money?
Parasız dünyayı düşünebiliyor musunuz?Can you imagine the world without money?
Genellikle paranın mutluluk getirdiğine inanılır.It is generally believed that money brings happiness.
Müşteriler için bir park yerimiz var.We have a parking lot for the customers.