Ana içeriğe geç
Sözlük

mu ile cümle

mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kameranı getiriyor musun?Are you bringing your camera?
Çiğnerken dişin ağrıyor mu?Does it hurt when you chew?
Para her zaman mutluluk getirmez.Money does not always bring happiness.
Hiç Kanada'da bulundun mu?Have you ever been to Canada?
Sepetteki muzların yarısı çürümüştü.Half of the bananas in the basket were rotten.
Carl çok mutlu görünüyordu.Carl looked very happy.
Seni tanıdığıma çok mutluyum.I'm very happy to know you.
Annen muhtemelen sizin dağa tırmanışınıza itiraz edecektir.Your mother will probably object to your climbing the mountain.
Baba mutfakta mı?Is Father in the kitchen?
Saatini çaldığını baban biliyor mu?Does Father know you've broken his watch?
Her ikinize mutluluk ve refah diliyorum.I wish you both happiness and prosperity.
Bana öğle yemeği ısmarladığını hatırlıyor musun?Do you remember buying me lunch?
Birbirinizi tanıyor musunuz?Do you know each other?
Sana mutlu yıllar!Happy birthday to you!
Sesi duyamıyor musun?Can't you hear the sound?
Alkol Kullanıyor musunuz?Do you drink alcohol?
Oturmak istiyor musunuz?Do you want to sit down?
Bir sorununuz varsa, size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to help you if you're having trouble.
Ebediyen mutlu olacağını umuyorum.I hope you'll be happy forever.
Pekala, onu seviyor musunuz?Well, do you like it?
Birbirimizin sinirlerini bozmuyor musunuz?Don't you get on each other's nerves?
Parasız dünyayı düşünebiliyor musunuz?Can you imagine the world without money?
Genellikle paranın mutluluk getirdiğine inanılır.It is generally believed that money brings happiness.
Seninle tanıştığım için mutluyum.I'm very happy to meet you.
Sahip olduğunuz her şey bu mudur, bayım?Is this all you have, sir?
Umarım ikiniz de mutlu olursunuz.May you both be happy!
O, muhtemelen iyi olacak.It is likely to be fine.
Onun takımı muhtemelen kazanacak.His team is likely to win.
Muhtemelen yağmur yağacağını gözlemledi.He observed that it would probably rain.
Tavsiye edebileceğin mutfak ya da restoran türleri var mıdır?Are there any types of cuisine or restaurants that you could recommend?
Emi mutlu görünüyor.Emi looks happy.
Oh, ben muhtemelen sadece evde kalacağım.Oh, I'll probably just stay home.
Bizim kedimiz mutfaktadır.Our cat is in the kitchen.
Biz mutfakta kahvaltı yaparız.We have breakfast in the kitchen.
Hiç Hindistan'da bulundunuz mu?Have you ever been to India?
Size uzun ve mutlu bir evlilik hayatı diliyorum.I wish you a long and happy married life.
Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım.I will be glad to help you anytime.
Kötü alışkanlık bir kez oluştu mu, ondan kurtulmak zordur.Once a bad habit is formed, it is hard to get rid of it.
Onu zerre kadar tanıyor musun?Do you know him at all?
Hiç konuştunuz mu?Did you speak at all?
Doktorun muayenehanesini ne zaman arayacaksın?When are you going to call the doctor's office?
Şimdi İtalya'da olduğuna göre mutlaka Napoli'yi görmelisin.Now that you are in Italy, you must absolutely see Naples.
Onun iyi bir kombinasyon olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's a good combination?
Ona mutlu bir tesadüfle rastladım.I met him by happy accident.
Ben mutlu oluyorum.I'm getting happy.
İyi bir restoran biliyor musun?Do you know a good restaurant?
Mutlu Paskalyalar.Happy Easter!
Andy'yi arıyordum. Nerede olduğunu biliyor musunuz?I was looking for Andy. Do you know where he is?
Andy'yi arıyordum. Onun nerede olduğunu biliyor musunuz?I was looking for Andy. Do you know where he is?
Şu kara bulutlar muhtemelen yağmur getirecek.Those dark clouds will probably bring rain.
O bir inek mi yoksa bizon mu?Is that a cow or a buffalo?
Alice muhtemelen gelebilir.Alice may possibly come.
Her şey göz önüne alındığında, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things taken into consideration, my father's life was a happy one.
Amerika'ya giderken bir gün kaybediyor muyuz?Are we losing a day on the way to America?
Amerikan mutfakları Japon mutfaklarından çok daha büyüktür.American kitchens are much bigger than Japanese ones.
Güneş tüm muhteşem güzelliğiyle parlıyordu.The sun was shining in all its splendid beauty.
Hiç Afrika'da bulundun mu?Have you ever been to Africa?
Afrika'da açlıktan muzdarip olanların acil yardıma ihtiyaçları var.Those who are suffering from hunger in Africa need urgent help.
O kelime o durumda uygun muydu?Was that word appropriate in that situation?
Onun bir kız arkadaşı olup olmadığını biliyor musun?Do you know if he has a girlfriend?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod