mu ile cümle

mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen buradan yürür müsünüz?Will you step this way, please?
Bill'e bir mühendis olmasını karar verdiren nedir?What made Bill decide to be an engineer?
Mümkün olduğu kadar kısa sürede gel.Please come as soon as possible.
Lütfen bir müddet benim sözümü kesme.Please don't interrupt me for a while.
Almanya bir zamanlar İtalya ile müttefikti.Germany was once allied with Italy.
Televizyonun çocuklara zarar verdiğini düşünüyor musunuz?Do you think television does children harm?
Televizyonsuz hayatın nasıl olabileceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine what life would be like without television?
Debbie! Beni duyabiliyor musun?Debbie! Can you hear me?
Sen hiç Tennyson'un şiirlerini okudun mu?Have you ever read any Tennyson poems?
Mümkünse, Pazartesi öğleden sonra gel.Come on Monday afternoon, if possible.
Mümkün olursa sana yardım edeceğim.I'll help you if possible.
Eğer mümkünse seni görmek istiyorum.I'd like to see you if possible.
Mümkün olduğunca sık sözlüğe bakın.Refer to the dictionary as often as possible.
Mümkün olduğunca çok sayıda işçiyi bir araya getirmek önemlidir.It's important to unite as many workers as possible.
Mümkün olduğunca çok sayıda İngilizce kelime ezberlemelisin.You should memorize as many English words as possible.
Mümkün olduğunca hızlı yürüyün.Walk as fast as possible.
Mümkün olduğunca kısa sürede buraya geleceğim.I'll come here as soon as possible.
Mümkün olduğunca kısa sürede gel.Come as soon as possible.
Mümkün olan kısa sürede bir randevu almaya çalışın.Try to make an appointment as soon as possible.
Mümkün olduğunca kısa sürede onunla temasa geçeceğim.I will get in touch with him as soon as possible.
Mümkün olduğunca kısa sürede onunla temas edeceğim.I will get in touch with him as soon as possible.
Mümkün olduğunca erken başlamalısın.You should start as early as possible.
Mümkün olduğunca kısa sürede onu tamir etmesi için birini gönderir misin?Will you send someone to fix it as soon as possible?
Lütfen mümkün olduğunca kısa sürede bana yaz.Please write to me as soon as possible.
Mümkün olduğunca kısa sürede onu yaptır.Get it done as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede alt kata gel.Come downstairs as soon as possible.
Lütfen mümkün olduğunca çabuk eve gel.Please come home as quickly as possible.
Lütfen mümkün olduğunca kısa sürede geri gel.Please come back as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede onu bana getirmeni istiyorum.I want you to return it to me as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede babanı aramalısın.You should call your father as soon as possible.
Planınızı mümkün olduğu kadar kısa sürede uygulamaya koyun.Put your plan into practice as soon as possible.
Mümkün olduğunca açık konuşun lütfen.Please speak as clearly as possible.
Mümkünse yarına kadar bu işi yap.Do this work by tomorrow if possible.
Mümkünse, salı günü gel.Come on Tuesday, if possible.
Bayan Davis sadece mükemmel bir eşti.Mrs. Davis was anything but a perfect wife.
Bana yardımcı ol, olur mu?Give me a hand, will you?
Bir an için bavuluma göz kulak olur musun?Could you keep an eye on my suitcase for a moment?
Dişlerini gereği gibi fırçalıyor musun?Are you brushing your teeth properly?
Dişini doğru dürüst fırçalıyor musun?Are you brushing your teeth properly?
Tavuk çorbasının soğuk algınlığını tedavi edeceği doğru mu?Is it true that chicken soup will cure a cold?
Peynirin sütten yapıldığını bilmiyor musunuz?Don't you know cheese is made from milk?
Gemide sadece küçük bir mürettebat var.The tanker has only a small crew on board.
Herkes mutluluk peşinde.Everybody seeks happiness.
Herkes müzik sever.Everybody loves music.
Onun yerine kimin gönderileceğini tahmin etmek mümkün değil.There is no telling who will be sent in his place.
Yarın muhtemelen yağmur yağacak.It is likely to rain tomorrow.
Onlar muhtemelen arabayla gelecekler.They'll probably come by car.
Muhtemelen kitabımı iade etmeyi unutacak.He will probably forget to return my book.
Muhtemelen yakında gelecek.Probably he will come soon.
Onun gerçeği bilebilmesi mümkün mü?It is possible that he may know the fact.
Onun böylesine dikkatsiz bir hata yapması muhtemeldir.It is likely that he has made such a careless mistake.
Kaza onun gelişini muhtemelen geciktirecek.Possibly, the accident will delay his arrival.
Önümüzdeki hafta fabrika muhtemelen kapatılacak.Possibly the factory will be closed down next week.
Sigara içmiyor musun?Don't you smoke?
Sigara içmiyor musunuz?Don't you smoke?
Sigara içmezseniz sorun olur mu?Would you mind not smoking?
Lütfen sigaranızı söndürür müsünüz?Would you please put out your cigarette?
Müziği sevmesen bile, bu konserde eğleneceksin.Even if you don't like music, you'll enjoy his concert.
Müzikten hoşlanmasan bile, onun konserini seveceksin.Even if you don't like music, you'll enjoy his concert.
Hiçbir para mutluluğu satın alamaz.No amount of money can buy happiness.

İlgili Sayfalar