Muşambalar su geçirmez.Oilskins are waterproof.
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.And he says, "Would you still be working at the linoleum factory?"
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Four sleep in one twin bed, and three sleep on the mud and linoleum floor.
Su bulmak için bir muşamba içinde yağmur suyu topladı.Dla odprowadzania wody deszczowej zbudowano rzygacze.
Silahlı denizciler bu muşambayı çekiyorlardı.Aikuiset sukkulamadot munivat näissä merinisäkkäissä.
Silahlı denizciler bu muşambayı çekiyorlardı.Quân thủy nhổ cọc ra đánh.
Orada yerde su geçirmeyen bir denizci muşambası bulunuyordu.Na dolnom toku bol vybudovaný Neslušanský rybník.
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."Arbeitern der Linoleumfabrik in Burntisland gibt."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."Een dermatitis die uniek is voor de arbeiders in de linoleumfabriek van Burntisland.'
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."Ez a bőrgyulladás kizárólag a burntislandi linóleumgyár munkásain figyelhető meg."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."피부염은 번트 아일랜드에 있는 리놀륨(마루) 공장의 근로자들에게만 보이는 것이었지"라고 했습니다
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."la muncitorii de la fabrica de linoleum de la Burntisland."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."linoleumfabriksarbetarna i Burntisland har."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit.""uma dermatite que é típica "dos trabalhadores da fábrica de linóleo em Burntisland."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."Zapalenie, które jest charakterystyczne dla pracowników fabryki linoleum w Burntisland".
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."דלקת הייחודית לעובדים במפעל הלינליום ב-ברנטאילנד."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."إلتهاب جلدي خاص بالعاملين في مصنع مشمع في بيرنتايلاند."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."リノリウム工場の工員に独特のものなんだ」 ベルは実際に服を脱がせ
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.3人は、泥まみれのリノリウムの床に寝るのです 彼女はキオスクからの水を売ったり小さなお店で
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.4 ngủ trên một chiếc giường đôi và 3 ngủ trên sàn đất và vải sơn.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Cuatro duermen en una de las dos camas, y tres duermen en el suelo de barro y linóleo.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Czworo śpi na podwójnym łóżku, a troje na ziemi i na linoleum.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Dormivano in quattro in un letto a due piazze, e tre dormivano nel pavimento di fango e linoleum.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Empat tidur di satu tempat tidur, dan tiga tidur di lantai lumpur dan linoliumnya.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Fire sover i én dobbeltseng, og tre sover på mudderet og linoleumsgulvet.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Fyra sover i en dubbelsäng, och tre sover på det leriga golvet.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.네 명은 트윈침대 하나에서 함께 자고 나머지 세 명은 진흙과 리놀륨으로 된 바닥에서 잔답니다.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Négyen egy dupla ágyban alszanak, míg 3 a saras linóleumpadlón alszik.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Patru dintre ei dorm într-un pat dublu, și trei dorm pe noroiul și linoleumul de pe jos.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Quatre dorment dans des lits jumeaux, et trois dorment sur le sol en terre et en linoléum.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Quatro dormem numa cama de solteiro, e três dormem na lama e no chão de linóleo.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Štyri z nich spia na dvojposteli, a tri v blate, na podľahe z linolea.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Vier davon schlafen in einem Einzelbett, und drei schlafen auf dem Lehmboden oder dem Linoleum.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Vier slapen er in een tweepersoons bed, en drie slapen in de modder op de linoleum vloer.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Τέσσερα κοιμούνται σε ένα μονό κρεβάτι, και τα άλλα τρία πάνω στο λασπωμένο δάπεδο.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Четверо з них сплять на одному двоспальному ліжку, а інші троє - на брудній підлозі з лінолеуму.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Четири спят в едно двойно легло, а три спят на пода от кал и линолеум.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.Четыре спят на двойной кровати, а трое на глинобитном полу, покрытым линолеумом.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.ארבעה ישנים על מיטה זוגית, שלושה ישנים על הרצפה העשויה לינולאום ובוץ.
Dördü bir ikiz yatakta uyuyor, ve üçü çamur üzerinde ve muşamba yerde uyuyorlar.ينام أربعة في سرير مزدوج، وينام ثلاثة في أرضية من الطين ومشمع.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Ele passou a andar de cima, e então de repente lhe ocorreu perguntar-se que o lugar no linóleo pode ser.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Hän jatkoi yläkertaan, ja sitten se yhtäkkiä valkeni hänen kysyä itseltään, mitä täplä linoleumi voisi olla.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.그는 위층에 가서, 다음 갑자기 자신에게 물어 그에게 발생한 무엇
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Ment a lépcsőn, és akkor hirtelen eszébe jutott megkérdezni magát, amit a folt a linóleum lehet.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Pokračoval po schodech nahoru, a pak to najednou napadlo ho zeptat sám sebe, co skvrny na linoleu může být.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Pokračoval po schodoch hore, a potom to zrazu napadlo ho spýtať sám seba, čo škvrny na linoleu môže byť.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Він пішов далі вгору по сходах, а потім раптом спало на думку запитати себе, що пляма на лінолеумі може бути.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Той отиде на горния етаж, и след това внезапно му хрумна, да се запитаме какво място на линолеум може да бъде.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.ذهب في الطابق العلوي من المنزل ، وبعد ذلك حدث فجأة له أن يسأل نفسه ما
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.リノリウム上のスポットが考えられます。どうやら、いくつかの潜在意識の要素は、にあった
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.A on mówi: "Czy wciąż pracuje pani w fabryce linoleum"?
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.Bell: "Arbeiten Sie denn immer noch in der Linoleumfabrik?"
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.Bell erre: "S mondja, még mindig a linóleumgyárban dolgozik?"
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.Dan dia berkata, "Kau masih bekerja di pabrik linolium?"
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.Él pregunta: "¿Irá a trabajar a la fábrica de linóleo?"
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.E lui chiede: "Continua a lavorare nella fabbrica di linoleum?"
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.Et il dit : "Vous travaillez encore dans l'usine de linoléum ?"
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.Hij zegt: 'Werk je nog in de linoleumfabriek?'
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.다시 벨이 "여전히 마루 만드는 회사에서 일하나요?"라고 묻자
Ve 'Hala muşamba fabrikasında mı çalışıyorsun?' diye sorar Bell.Och han säger, "Arbetar du fortfarande på linoleumfabriken?"