muğlak ile cümle
muğlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.25
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Мне нравится в чём-то разбираться, но конечный результат того, что я делаю, очень неопределённый.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Обичам да измислям неща, но крайният резултат от онова, която правя, наистина е напълно неопределен.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.אני אוהב להבין דברים, אבל התוצאה הסופית של מעשי למעשה מעורפלת.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.ورغبتى لإيجاد حلول لها , ولكن النتيجة النهائية لما أفعله تكون مبهمة تماما .
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.その結果は、実に全くあいまいなものです (笑)
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasını예술과 정치는 박물관 벽 밖의 애매한 곳을 차지할 것입니다. 그러나 박물관 내부 핵심은
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıKunst en politiek bezetten een ambiguë lokatie: buiten de muren van het museum, maar in zijn kern.
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıאומנות ופוליטיקה תופסים אתר דו משמעי מחוץ לקירות המוזאון, אבל בתוך ליבת המוזאון,
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıالفن والسياسة تحتلان موقعا غامضا خارج جدران المتحف، ولكن داخل جوهر المتحف،
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasını博物館の壁の外の曖昧な空間を 満たしていますが しかし博物館の中央部分では その空気が
Son olarak da söyle bir durum var: Buradaki dar açı olunca durum muğlak oluyor.En vinkel kan dog også være hverken stump eller spids, for så er det en ret vinkel.
Ve sanırım basitlik ile muğlaklık arasında seyircinin bir şeyler kapabildiği bir nokta var.Cred că există un punct între simplicitate şi ambiguitate care-i permite privitorului să rămână cu ceva.
Ve sanırım basitlik ile muğlaklık arasında seyircinin bir şeyler kapabildiği bir nokta var.저는 간단함과 모호함 사이에는 어떤 지점이 있다고 생각합니다. 따라서 보는 사람은 어느쪽이든 택할 수 있겠지요.
Ve sanırım basitlik ile muğlaklık arasında seyircinin bir şeyler kapabildiği bir nokta var.Và tôi nghĩ có một điểm giữa sự đơn giản và mơ hồ mà có thể cho phép một người xem có thể có một cái gì từ đó.
Ve sanırım basitlik ile muğlaklık arasında seyircinin bir şeyler kapabildiği bir nokta var.ואני חושב שיש נקודה בין פשטות לדו-משמעות שמאפשרת למתבונן לקחת משהו מזה.
Ve sanırım basitlik ile muğlaklık arasında seyircinin bir şeyler kapabildiği bir nokta var.وأعتقد أنه يوجد خط رفيع بين البساطة و الغموض والذى قد يسمح للمشاهد بإستنباط فكرة ما منه .
Ve sanırım basitlik ile muğlaklık arasında seyircinin bir şeyler kapabildiği bir nokta var.観察者がなにかを見つけられるポイントがあると思うのです そしてそう考えると、こういう作品はすべて
Yazılım patentlerinin bu muğlak sınırları akıllı telefon endüstrisini koca bir savaş alanına çevirdi.De uklare grænser for software patenter har gjort smartphone industrien til én stor retssags-krig.
Yazılım patentlerinin bu muğlak sınırları akıllı telefon endüstrisini koca bir savaş alanına çevirdi.De vaagheid van de software patenten heeft de smartphone industrie in een greep van een 'bendeoorlog'.
Yazılım patentlerinin bu muğlak sınırları akıllı telefon endüstrisini koca bir savaş alanına çevirdi.이렇듯 소프트웨어 특허의 경계가 모호함에 따라 스마트폰 산업계엔 거대한 영역다툼이 일어나게 됩니다.
Yazılım patentlerinin bu muğlak sınırları akıllı telefon endüstrisini koca bir savaş alanına çevirdi.Largheţea limitelor patentelor software a împins industria smartphone într-un mare teren de război.
Yazılım patentlerinin bu muğlak sınırları akıllı telefon endüstrisini koca bir savaş alanına çevirdi.Neurčitost hranic softwarových patentů proměnila smartphonový průmysl v jedno velké bojiště.
Yazılım patentlerinin bu muğlak sınırları akıllı telefon endüstrisini koca bir savaş alanına çevirdi.Nieostrość granic takich patentów spowodowała prawdziwą wojnę wsród producentów smartfonów.
Yazılım patentlerinin bu muğlak sınırları akıllı telefon endüstrisini koca bir savaş alanına çevirdi.ערפול הגבולות של פטנטי תוכנה הפכה את תעשיית הטלפון החכם למלחמת שליטה ענקית אחת גדולה.
Yazılım patentlerinin bu muğlak sınırları akıllı telefon endüstrisini koca bir savaş alanına çevirdi.携帯電話会社の縄張り争いは 激しくなっている 特許訴訟の62%はソフトウェアだ