muğlak ile cümle

muğlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu oldukça muğlak.Đó là một sự mơ hồ dễ thương.
Bu oldukça muğlak.Eso es muy ambiguo.
Bu oldukça muğlak.무척 모호하지요.
Bu oldukça muğlak.Quello è piuttosto ambiguo.
Bu oldukça muğlak.To dość zagadkowe.
Bu oldukça muğlak.To je dosť viacznačné.
Bu oldukça muğlak.Αρκετά αμφιλεγόμενο.
Bu oldukça muğlak.Това е твърде двусмислено.
Bu oldukça muğlak.Это достаточно неопределённо.
Bu oldukça muğlak.זה די מעורפל.
Bu oldukça muğlak.ذلك غامض لحد كبير .
Bu oldukça muğlak.(笑)
Buradaki dar açı olunca durum muğlak oluyor.그 삼각형은 애매해 진다는 것을 알 수 있습니다.
Buradaki dar açı olunca durum muğlak oluyor.Na końcu jest ewentualność gdzie to jest ostry kąt, a wtedy jest to niejasne.
Buradaki dar açı olunca durum muğlak oluyor.ان هذه زاوية حادة وتكون غامضة
Bu yüzden KKA yanında başka bilgi olmadan mümkün değil. Muğlak kalıyor.To je dôvod, prečo veta SSU nie je jednoznačná, ak nemáte ešte ďalšie informácie.
Bu yüzden KKA yanında başka bilgi olmadan mümkün değil. Muğlak kalıyor.To je důvod, proč věta ssu není jednoznačná, pokud nemáte ještě další informace.
Durumun çok kötü olmadigina dair muglak bir inanisa tutunuyorlar.PREGNANT MARE URINE :
Durumun çok kötü olmadığına dair muğlak bir inanışa tutunuyorlar.PREGNANT MARE URINE :
Durumun çok kötü olmadığına dair muğlak bir inanışa tutunuyorlar.עדיין נאחזים באמונה מעורפלת שהתנאים אינם יכולים להיות כל כך גרועים,
KKA yanında başka bilgi olmadan mümkün değil. Muğlak kalıyor.그래서 왜 다른 정보들이 충족되지 않은 SSA가 모호한지 알 수 있습니다.
KKA yanında başka bilgi olmadan mümkün değil. Muğlak kalıyor.SSA، بحد ذاته ودون اي معلومات اخرى، يعتبر غامضاً
KKA yanında başka bilgi olmadan mümkün değil. Muğlak kalıyor. Yeterince bilgi verilmemiş.Zatem to jest powód dlaczego samo BBK, bez dodatkowych informacji nie jest jednoznaczne.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".A scris, "Vag, dar incitant" cu creionul, în colţ.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Aveva scritto, "Vago, ma eccitante" a matita, in un angolino.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Dia telah menulis, "Samar-samar, tapi menarik," dengan pensil, di sudut.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Er schrieb "Unklar, aber hochinteressant", mit Bleistift in die Ecke.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici". (Gülüşmeler)"Bizonytalan, de érdekes" (Nevetés)
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici". (Gülüşmeler)Ông ghi bằng bút chì ở trong góc, "không rõ ràng, nhưng thú vị" (Tiếng cười)
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici". (Gülüşmeler)"Vaag, maar opwindend" (Gelach)
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Il avait écrit "vague mais intéressant" au crayon dans un coin.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".사후에 발견됐는데, 코멘트를 남겨뒀더라구요. "명확하진않지만, 멋짐"
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Είχε γράψει με μολύβι στην άκρη, "Αόριστο, αλλά συναρπαστικό,".
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Бе написал "неясна, но вълнуваща" с молив в ъгъла.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Він написав "Туманно, але захоплююче", олівцем, в кутку.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".הוא כתב "מעורפל, אך מלהיב" בעיפרון, בפינה.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".لقد كتب، "غامضة، لكنها مثيرة،" بقلم الرصاص، في الناصية.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".(笑)
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Beberapa ayat ini memiliki makna yang pasti, dan ayat lainnya bermakna ambigu.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Certains de ces versets ont un sens bien défini, et d'autres sont ambigus.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır."Kinh Koran nói rằng, "Một số câu thơ hiển lộ ý nghĩa rõ ràng, và một số khác thì không.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Manche dieser Verse haben eine bestimmte Bedeutung", heißt es, und andere sind mehrdeutig.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Sommige van deze verzen hebben een bepaalde betekenis, en andere zijn ambigu.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır."В нем сказано "некоторые стихи однозначны, другие же двусмысленны.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır."В ньому сказано, що "деякі з цих віршів однозначні," а інші є двохзначними.
Kuran der ki: "Bu ayetlerin bazılarının anlamı çok kesindir." "Ama bazıları ise oldukça muğlaktır.""Някои от тези стихове са категорични по смисъл", се казва: "а други са двусмислени.
"Muğlak, ama heyecan verici"."Impreciso pero apasionante", a lápiz y en el margen.
"Muğlak, ama heyecan verici"."Mętne ale fascynujące".
Muğlak kalıyor.Vi har ikke nok informationer.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Adoro capire le cose, ma il risultato finale di ciò che sto facendo è, in realtà, completamente ambiguo.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Adoro desvendar coisas mas o resultado final do que estou a fazer é completamente ambíguo.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Ich tüftle einfach gerne Dinge aus, aber das Endergebnis meiner Arbeit ist eigentlich absolut unklar.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Ik hou ervan dingen uit te vogelen, maar het eindresultaat van wat ik doe is compleet dubbelzinnig.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Îmi place să-mi dau seama de anumite chestii, însă produsul final a ceea ce fac e foarte neclar.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.전 문제를 해결해나가는 것을 사랑해요. 하지만 제 일의 결과물은 분명히 완전히 모호합니다.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Me encanta desentramar las cosas pero el resultado final de lo que hago es totalmente ambiguo.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Rád sa snažím veci rozlúsknuť, ale konečný výsledok toho, čo robím, je naozaj úplne viacznačný.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Tôi thích tìm ra lời giải đáp, nhưng kết quả cuối cùng của những gì tôi làm thì thật sự mơ hồ.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Uwielbiam znajdować rozwiązania, chociaż rezultat końcowy moich działań jest kompletnie niejasny.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.Λατρεύω να βρίσκω λύσεις, αλλά το τελικό αποτέλεσμα αυτού που κάνω είναι εντελώς αμφιλεγόμενο.

İlgili Sayfalar