morarmış ile cümle
morarmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.35
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Soğuktan morarmıştı.He was blue with cold.
O, soğuktan morarmıştı.He was blue from the cold.
O morarmıştı.She was livid.
Soğuktan dolayı elleri morarmıştı.His hands were blue because of the cold.
Tom'un bir gözü morarmış.Tom has a black eye.
Tom'un dudakları morarmış.Tom's lips are blue.
Tom'un yüzü tamamen morarmıştı.Tom's face was all black and blue.
Dudaklarınız morarmış.Your lips are blue.
Gözün morarmış.That's quite a shiner.
Gözün morarmış. Makyaj mı yaptın?That's quite a shiner.
Onun elleri soğuktan morarmıştı.His hands were blue with cold.
Tom'un morarmış bir gözü vardı.Tom had a black eye.
Leyla'nın bir gözü morarmıştı.Layla had a black eye.
Oysa yüzü morarmıştır, vücudu çürükler içindedir.Upon which he runs into and breaks down the door with his body.
Gözü morarmıştı.She had a black eye.
Sonra da onu sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi.Then reduces them to rusty rubbish.
Boruya üfürüldüğü gün, suçluları o gün mavi (kederden yüzleri morarmış) olarak toplarızThe day the trumpet blast is sounded We shall raise the sinners blind,
Şiddetli karın morluğu, başın arkasında şişlik ve morarmış bir omuz.Severe abdominal bruising, swelling behind the head and a bruised shoulder.
Wendy daha sonra gözü morarmış bir şekilde gözükür.Elmer surgit d'un coup, avec un regard noir.
Doğumgünü boyunca, gözü morarmış bir Spike, Buffy'i sıkıştırmaya çalışır.Allí, un grupo chicos molesta a Buffy.
Oysa yüzü morarmıştır, vücudu çürükler içindedir.Een incisie is een snede, in (een deel van) het lichaam.
Savaş'ın gözünün morarmış, sol kaşının da patlamış olduğu görüldü.Yin bahkan kehilangan mata kirinya karena terkena panah.
Wendy daha sonra gözü morarmış bir şekilde gözükür.Sellest ajast paistab Jeltsini näol silma murtud nina.
Gözü morarmıştı.Avea un ochi vânăt.
Gözü morarmıştı.Aveva un occhio pesto.
Gözü morarmıştı.Elle avait un oeil au beurre noir.
Gözü morarmıştı.Tenía el ojo morado.
Gözü morarmıştı.Глаз у нее был подбит.
Gözü morarmıştı.Окото й беше насинено.
Suratı çürük içindeydi. Gözü morarmıştı. Bütün kafası şişmişti; kafası iki misli büyümüştü.Jej twarz była posiniaczona, oko podbite, głowa cała spuchnięta; dwa razy większa, niż normalnie.
Suratı çürük içindeydi. Gözü morarmıştı.Haar gezicht was helemaal blauw, ze had een blauw oog.
Suratı çürük içindeydi. Gözü morarmıştı.그녀의 얼굴은 심하게 다쳤죠. 그녀의 눈은 멍들었어요.
Suratı çürük içindeydi. Gözü morarmıştı.הפנים שלה היו חבולות. היה לה פנס בעין.
Suratı çürük içindeydi. Gözü morarmıştı.وجهها كان متكدمًا وعينها كانت سوداء
Suratı çürük içindeydi. Gözü morarmıştı.頭は腫上がって