moralı ile cümle

moralı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Moralim bozuk.I'm feeling low.
Ona onun moralini bozan hiçbir şey söylemedim.I said nothing to her, which made her upset.
Onun karamsarlığı etrafındakilerin moralini bozdu.His pessimism depressed those around him.
Bugün onun morali yüksek.He is in high spirits today.
Onların morali yüksek.Their morale is high.
Yarın işe gitme düşüncesi gerçekten moralimi bozuyor.The thought of going to work tomorrow really depresses me.
Bozma moralini John. Denizde daha çok balık var.Cheer up John. There are more fish in the sea.
Kız arkadaşı terk ettikten sonra aylarca morali bozuk gezdi.He was in low spirits for months after his girlfriend left him.
Kız arkadaşı onu terk ettiği için Tom'un morali bozuk.Tom is depressed because his girlfriend left him.
Moralimi bozduğumu düşünüyorum.I think I touched a nerve.
Bu durumun moralini bozmasına izin veremezsin.You can't let this situation get you down.
Moralimi bozuyorsun.You're depressing me.
Tom morali bozuk görünüyor.Tom looks bummed.
Şimdi moralim bozuk.Now I'm depressed.
Haber onun çok moralini bozdu.The news depressed him very much.
Bu insanların morali mükemmeldi.The morale of those men was excellent.
Son zamanlarda moralim bozuk.I've been feeling depressed recently.
Benim moralim bozuk.I'm in a bad mood.
Tom biraz morali bozuk hissediyor.Tom is feeling a little low.
Tom'un morali bozuktu çünkü Mary onun saç sitiliyle dalga geçti.Tom was feeling down because Mary made fun of his hair style.
Tom patronunun korkutucu davranışından morali bozulmuş hissetti.Tom felt demoralised by his boss's intimidating behaviour.
Moralim yemek yiyemeyecek kadar çok bozuk.I'm too depressed to eat.
O benim moralimi bozuyor.That depresses me.
Tom'un son zamanlarda Morali bozuk.Tom has been depressed lately.
Tom'un son zamanlarda biraz morali bozuk.Tom has been a little depressed lately.
Tom eve morali bozuk gitti.Tom went home depressed.
Tom Mary'nin neden çok morali bozuk göründüğünü merak ediyordu.Tom wondered why Mary seemed so depressed.
Bugün biraz morali bozuk görünüyorsun.You seem a little depressed today.
Bu yer moralimi bozuyor.This place depresses me.
Moralini bozdum mu?Did I touch a raw nerve?
Tom Mary'nin moralini düzeltmeye çalıştığını söyledi.Tom said he tried to cheer Mary up.
Tom'un Mary'nin moralini düzelteceğini düşündüm.I thought Tom could cheer Mary up.
Tom Mary'nin moralini düzeltmek istiyordu.Tom wanted to cheer Mary up.
Moralini bozma Tom.Tom, don't feel down.
"Lösemililere sanatçı morali"."Lösemililere sanatçı morali".
Sonunda, Jin ordusu dağınık hale geldi, moralini kaybetti ve parçalanmaya başladı.Eventually, the Jin army became disorganized, lost its morale, and started breaking up.
Biliyorum bu biraz moralimizi bozdu fakat bazen doğru şey müzikten daha önemlidir."I know it's a bit of a downer, but sometimes the right thing is more important than the music."
Beppe gelir ve onu bir şarkıyla gülümsetmeye çalışır ama Fritz’in morali daha da bozulur.Beppe enters and attempts to cheer him up with a song, but Fritz becomes even more depressed.
Bu zafer, Arnavutların moralini yükseltti.The victory strengthened the morale of the Albanians.
Yüksek onay puanı, eşlik eden karakterin moralini artırır ve savaş yeteneklerine bonuslar verir.A high approval rating improves a companion's morale and gives bonuses to their combat abilities.
Morali bozuktur çünkü ilk aşkını özleyeceğini biliyordur.She is barely aware of this, of course, being already traumatized by the loss of her first love.
Dawn'ın morali düzelmiştir.Delian Problem Solved.
"Aydınspor'a başkan morali"."Sumru Çörtoğlu Danıştay Başkanı oldu".
Bu Almanların moralinin bozulmasına yol açtı.It also had a devastating effect on German morale.
Bu çalışmanın odağı fabrika işçileri ve askerlerin moralini yükseltmekti.The entire situation definitely did not help raise the morale of his fellow officers and soldiers.
Bu suyun kurması kasaba halkının moralini kırdı.The bombardment of the city was meant to break the morale of the people of Strasbourg.
Soyadı Kanunu çıktıktan sonra "Seniha Sami Moralı" ismini aldı.After this appearance, he dropped the "Marky Mark" name.
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıOur Ha Ni is so out of it right now that...
Onu arayarak moralini düzeltmem gerektiğini düşünmüyor musunuz?Don't you think I should cheer her up by giving her a call?
Askerlerin moralini yükseltir herhalde.Moving out. Friendly! Friendlies coming through!
Moralim bozulmuş, başım eğik olarak ayrılırdım.I would leave demoralized, staring at my feet.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.And as I sat there, I got very depressed.
Sang-yong'un morali çok bozuk.Sang-yong's in a bad mood.
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.She brings the jug of money home to try and cheer Derek up.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Someone who's down or depressed, they're under a cloud.
Sanırım moraliniz bozuk.I guess you're not really in a good mood.
Hiç sanmýyorum - Ama morali bozuk kýzýnI don't think so. - Share your feelings. - Yeah, share your feelings.
Moralinizi yükselten şişe suyunun bilimsel açıklamasını yapmaya istekli miydim?Would I be willing to provide a scientific endorsement of a mood-boosting bottled water?
Moralim sıfır.I'm depressed.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."I'm worried. I'm anxious. I'm depressed.
İlgili Sayfalar