Ana içeriğe geç
Sözlük

monarşi ile cümle

monarşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun yanı sıra anayasal monarşiler de mevcuttur.Međutim, u povijesti je bilo i izbornih monarhija.
1918'de krallığı dağılmasına kadar monarşinin yönetimi Wittelsbach'larda kaldı.Monarhija će i dalje biti pod nadzorom Wittelsbacha do raspada kraljevstva godine 1918. godine.
Avustralya bir anayasal monarşidir ve İngiliz Milletler Topluluğu'nun üyesidir.Stjepana) i Austrija dio zajedničke monarhije, itd.
Kraliçe MonarşiKraljica mučenika.
Monarşinin kaldırılmasıyla birlikte, İzlanda anayasasında değişen çok şey olmadı.Primivši biskupsku čast, nije se ništa promijenio u svojemu redovničkom načinu života.
Kurulan Sovyet yönetimi monarşi yanlıları tarafından tanınmaz ve Rus İç Savaşı patlak verir.Hlavnespravy.sk robia z Rusov šialencov, ktorí sa neboja jadrovej vojny .
Danimarka anayasal bir monarşi olup, devlet başkanı 2. Margrethe'dır.Hlavou štátu je dánsky monarcha, v súčasnej dobe Margaréta II.
Ülkesini monarşi ile yönetmektedir.Razpravljal bo o monarhiji.
Böylece Rusya’da monarşi rejimi yıkıldı.Pod komunističnim režimom v Romuniji so ga razlastili.
Monarşik hükümette ise yönetme yetkisi tek bir kişidedir.Statut družbe določa, da ima uprava enega člana.
Günümüzde bu monarşilerin çoğu resmî olarak da ırsî monarşi hâline gelmiştir.To je tudi razlog, zakaj danes večina primerkov raste blizu rek.
28 Haziran 1832'deki "Altı Madde", monarşik egemenlik ilkesini tekrar doğruladı."Šeši straipsniai", paskelbti 1832-ųjų irželio 28-ą, dar kartą patvirtino monarchinės viršenybės principą.
1526 yılında Habsburg Monarşisi'ne dahil edilir.1526 m. atiteko Habsburgų monarchijai.
1973 - Yunanistan Hükümeti monarşiyi kaldırarak cumhuriyeti ilan etti.1973 m. režimas panaikino Graikijos monarchiją.
Siyasi kariyeri monarşi döneminde başlamıştı.Politiko karjerą pradėjo Sąjūdžio laikais.
İslam devletlerinin yönetim şekli monarşi ya da cumhuriyet olabilir.Valstybės vadovas gali būti monarchas arba prezidentas.
Bu siyasi öğretiyi savunan bireylere de monarşist denir.Žmonės, palaikantys tokią ideologiją vadinami monarchistais.
Mutlak monarşi, yasama ve yürütme kuvvetlerinin hükümdarda toplandığı bir hükûmet sistemidir.Karališkasis protokolas – griežtų taisyklių sistema ir jų vykdymo formos, priimtos monarchų rūmuose.
Litvanya Krallığı, I. Dünya Savaşı'ndan sonra Litvanya'da kurulan kısa ömürlü bir anayasal monarşi.Lietuvos karalystė buvo trumpai gyvavusi konstitucinė monarchija įkurta pasibaigus Pirmajam pasauliniam karui.
Monarşinin geri getirilme referandumu, 3 Kasım 1935 tarihinde Yunanistan'da yapılan seçimdir.Rahvahääletus monarhia taastamise üle toimus Kreekas 1935. aasta 3. novembril.
Seçimin sonucunda seçmenlerin %97,9'u monarşinin geri gelmesini istemiştir.Ettepanek monarhia taastada kiideti heaks 97,9% valijate poolt.
Avrupa'daki son mutlak monarşilerden biridir.Ta on Aafrika viimane absoluutne monarh.
1918'de tüm Alman monarşilerinin devrildiği yıla kadar ayakta kalmıştır.Seda oli ta kuni 1918. aastani, mil Saksamaal kõik monarhiad kaotati.
1918'de krallığı dağılmasına kadar monarşinin yönetimi Wittelsbach'larda kaldı.Monarhia jäi Wittelsbachidele kuni kuningriigi lõpetamiseni aastal 1918.
1526 yılında Habsburg Monarşisi'ne dahil edilir.Tšehhi kuningriik liidendati 1526. aastal Habsburgide monarhiaga.
3 Kasım - Gerçekleştirilen referandum sonucunda Yunanistan cumhuriyetten monarşiye geçti.3. november – Kreekas toimus rahvahääletus monarhia taastamise üle. ...
Gazete, siyasal olarak muhafazakâr ve monarşist yönlere eğilimlidir.Monarhism on monarhiat toetav või taotlev poliitiline suund.
Laos Krallığı, Monarşiyle yönetilmiş bugün Laos bölgesinde yer alan bir eski krallıktır.Tegelikult on tegemist hoopis mütoloogilise kuninga Atlasega, kelle kuningriik oli tänapäeva Liibüa aladel.
Ülke yönetimi(belli bir ölçüde yumuşama olmakla birlikte) mutlak monarşi, ülkenin başkenti Thimphu'dur.Ringkonna halduskeskus on riigi pealinn Thimphu.
Parlamento üyelerinin çoğu monarşi yanlısıdır.Enamus eelparlamendi delegaate olid põhiseaduslikud monarhistid.
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil. Bu monarşinin... ...tarihi.Αλλά τώρα συνειδητοποιώ ο πατέρας μου δεν ήταν μόνο ο πατέρας μου. είναι της μοναρχίας ιστορία.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Víme, že sympatizoval s osvícením a byl kritickým vůči monarchii.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Wiemy, że popierał Oświecenie i był krytyczny wobec monarchii.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Знаем, че той е бил съпричастен към Просвещението и критиките към монархията.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Насправді ми знаємо, що він був близьким за духом до Просвітництва і критики монархії.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Abbiamo dovuto battere la monarchia europea.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Am avut de luptat împotriva monarhiei Europene.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık. Bu İspanya kralı Juan Carlos idi.Мы соперничали с европейской монархией: вот Хуан Карлос, король Испании.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Chúng tôi phải chống lại một vương quốc ở Châu Âu
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Il nous fallait battre la monarchie européenne.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Kami harus mengalahkan monarki Eropa
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.우리는 유럽의 군주국을 이겨야 했습니다.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Museli jsme porazit evropskou monarchii.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Musieliśmy pokonać europejską monarchię.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Tivemos que superar a realeza europeia.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Tuvimos que vencer a la monarquía europea.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.We moesten de Europese monarchie verslaan.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Wir mussten die europäische Monarchie besiegen.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Έπρεπε να νικήσουμε την Ευρωπαϊκή μοναρχία.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Ми мусили перемогти Європейську монархію.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Ние трябваше да победим Европейската монархия.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.היינו צריכים לנצח את המונרכיה האירופאית.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.كان يتوجب علينا هزيمة ملكية أوروبا له.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.栄光を手にするのには苦労しました こちらはユアン・カルロス氏 スペイン国王です
Basın konferansı... ...imparatorluğun ve monarşinin ilk izlenimini vereceğimiz yer olacak.Cette conférence de presse est la première présentation de la famille impériale et du palais.
Basın konferansı... ...imparatorluğun ve monarşinin ilk izlenimini vereceğimiz yer olacak.Ez a sajtókonferencia az uralkodó család és a palota első nyilvános bemutatkozása lesz.
Basın konferansı... ...imparatorluğun ve monarşinin ilk izlenimini vereceğimiz yer olacak.خلال المؤتمر الصحفي, ستعطين الانطباع الاول حول الملكية وامبراطوريتها وسيتعرف عليك الشعب لاول مرة
Basın konferansında, monarşi projesinin açılışını yapacaklar.A sajtókonferencia során be fogják mutatni az uralkodó családot.
Basın konferansında, monarşi projesinin açılışını yapacaklar.Durant la conférence de presse, ils vont présenter la famille impériale.
Basın konferansında, monarşi projesinin açılışını yapacaklar.Και στην επικείμενη συνέντευξη τύπου, πρόκειται να εγκαινιάσουν την αποκατάσταση της μοναρχίας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod