Ana içeriğe geç
Sözlük

molekül ile cümle

molekül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Tato malá stříkačka obsahuje molekulu morálky.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Αυτή η μικρή σύριγγα περιέχει το μόριο της ηθικής.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Вот в этом шприце та самая молекула морали.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.В цьому маленькому шприці знаходиться молекула моральності.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Тази малка спринцовка съдържа молекулата на морала.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.מזרק קטן זה מכיל את מולקולת המוסר.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.هذه الحقنة الصغيرة .. تحوي جزيئات الأخلاق
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.道徳に関わる分子が入っています
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Aceste LED-uri sunt cablate la senzori care detectează prezența moleculelor parfumate din aer.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Ces LED sont raccordées à des capteurs qui détectent la présence de molécules odorantes dans l'air.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Dessa LED-lampor är kopplade till sensorer som upptäcker närvaron av luktmolekyler i luften.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Deze LED's zijn verbonden aan sensoren die de aanwezigheid van geurende moleculen in de lucht detecteren.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Diese LEDs sind mit Sensoren verdrahtet, welche das Vorhandensein von Geruchsmolekülen in der Luft wahrnehmen.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Estos LEDs están conectados a sensores que detectan la presencia de moléculas de olor en el aire.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.I fotoemettitori sono collegati a sensori che rilevano la presenza di molecole odorifere nell'aria.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.LED ini terhubung ke sensor yang mendeteksi adanya molekul bebauan di udara.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.이 LED들은 대기 중에 있는 냄새 분자의 존재를 감지할 수 있는 센서에 연결되어 있죠.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Te diody połączone są z czujnikami, które wykrywają obecność cząsteczek zapachowych w powietrzu.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Tieto LED diódy sú zapojené k senzorom, ktoré zisťujú prítomnosť pachových molekúl vo vzduchu.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Tyto diody jsou připojené k senzorům, které ve vzduchu odhalí přítomnost aromatických molekul.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Светодиодите са свързани към сензори, които отчитат присъствието на молекули на аромата във въздуха.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Эти светодиоды подключены к датчикам, которые обнаруживают присутствие пахучих молекул в воздухе.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.נוריות אלו מחוברות לחיישנים המאתרים נוכחות של מולקולות ריח באויר.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.هذه الصمامات الثنائية موصلة سلكياً بمجسات تكشف عن وجود جزيئات الرائحة في الهواء .
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.空気中の匂い分子の存在を感知します。 それぞれの匂いはそれぞれ違うパターンのセンサーを活性化させ
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Ale kiedy przejdziemy od molekuł do elektronów, dzieje się coś interesującego.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Cái mà chúng tôi tìm ra, khi bạn thay thế phân tử bằng electron, điều thú vị đã xảy ra.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Dar ce am aflat noi este că dacă te uiți la electroni și nu la molecule, se întâmplă ceva interesant.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Hvad vi fandt ud af er, at når du går fra molekyler til elektroner, sker der noget interessant.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.저희가 알게된 건 분자에서 전자로 갈 때 재미있는 현상이 생긴다는 겁니다.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Lo que encontramos es que cuando te moves de moléculas a electrones pasa algo interesante.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Mi azt láttuk, hogy amikor a molekuláktól az elektronok felé lépünk, valami érdekes történik.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.O que descobrimos, quando passamos de moléculas a electrões, acontece uma coisa muito interessante.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Quello che abbiamo scoperto è che, quando si passa da molecole ad elettroni, succede qualcosa di interessante.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Wir fanden heraus, dass beim Wechsel von der Molekül- auf die Elektronenebene etwas spannendes passiert.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Ανακαλύψαμε, ότι στη μετάβαση από μόρια σε ηλεκτρόνια συμβαίνει το εξής ενδιαφέρον.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Але ми виявили, що коли ми переходимо з "молекул" на "електрони" відбувається щось цікаве.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Но мы обнаружили, что если смотреть с позиции энергии, а не вещества, происходит интересная вещь.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.Открихме, че когато минем от молекули на електрони се случва нещо много интересно.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.מה שגילינו שכאשר עוברים ממולקולות לאלקטרונים, קורה משהו מעניין.
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.ما وجدناه , هو عندما تنتقل من الجزيئات إلى الإلكترونات , يحدث شيء مثير للإهتمام .
Bulgularımıza göre, molekül seviyesinden elektronlara geçildiğinde garip bir olay oluyor.私たちは発見しました 私達は、初期の頃の車経済に立ち返り、見直すことが出来るのです
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.ATP 생성효소가 있는 이 생체막은 아무 분자나 통과하도록 내버려두진 않습니다
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Esta membrana, esta sintasa ATP, no va a dejar a ninguna molécula atravesarla.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Ini membran, ATP synthase ini, tidak akan membiarkan hanya setiap molekul untuk pergi melalui itu.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Znajdująca się w błonie syntaza ATP nie przepuści do matriks mitochondrium dowolnej cząsteczki.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Ни мембрана , ни АТФ синтетаза не позволят различным молекулам проникнут сквозь них .
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Тя пропуска само водородните катиони.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Ця мембрана - АТФ-синтаза - пропускає не кожну молекулу.
Bu molekül, 2-propilheptan tam böyle görünür. .이 분자, 2-propylheptane은 이렇게 생겼습니다.
Bu molekül, 2-propilheptan tam böyle görünür. .Tato molekula, 2-propylheptan, vypadá takto.
Bu molekül, 2-propilheptan tam böyle görünür. .Συνεπώς, αυτό το μόριο, το 2-προπυλοεπτάνιο μοιάζει κάπως έτσι!
Bu molekül, 2-propilheptan tam böyle görünür. .Сдедовательно, эта молекула 2-пропилгептана выглядит именно так.
Bu molekül, 2-propilheptan tam böyle görünür. .لذا هذا الجزيء، 2-بروبيل هيبتان تبدو تماما مثل هذا.
Bu molekül bu da mol her şeyi yazınca moller birbirini götürdü.Това са молекули , това са малове - може би трябва да напиша цялата работа - така че след това изравняваме, и
Bu molekül bu da mol her şeyi yazınca moller birbirini götürdü.זה מלוקולות, וזה מולים - אולי כדאי שאכתוב את זה במפורש - אז המולים מצטמצמים,
Bu molekül buharlaşmış olsun; damladan kurtulmuş.Lass uns nun annehmen, dass dieses Teilchen hier verdampft und vollkommen entkommen ist.
Bu molekül buharlaşmış olsun; damladan kurtulmuş.Takže pokud se voda odpaří, znamená, že se plně uvolnila.
Bu molekül buharlaşmış olsun; damladan kurtulmuş.Więc powiedzmy, że to ta wyparowała, uciekła.
Bu molekül buharlaşmış olsun; damladan kurtulmuş.Припустимо, ця молекула випарувалася, вона повністю вирвалася.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod