Ana içeriğe geç
Sözlük

molekül ile cümle

molekül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu karmaşık molekülün tek görevi... ...bilgiyi saklayıp kopyalamak.이 복잡한 분자의 유일한 기능은 정보를 보관하고 복제하는 일입니다.
Bu karmaşık molekülün tek görevi... ...bilgiyi saklayıp kopyalamak.La única función de esta molécula compleja... .. .es para almacenar y copiar la información.
Bu karmaşık molekülün tek görevi... ...bilgiyi saklayıp kopyalamak.L'unica funzione di questa complessa molecola... ...č di immagazzinare e copiare le informazioni.
Bu karmaşık molekülün tek görevi... ...bilgiyi saklayıp kopyalamak.Sa seule fonction... est d'emmagasiner et de copier l'information.
Bu karmaşık molekülün tek görevi... ...bilgiyi saklayıp kopyalamak.Единствената функция на тази сложна молекула е да съхранява и копира информация.
Bu kesik çimin kokusu. Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.이건 풀 자른 냄새가 납니다. 이것은 분자의 뼈대입니다.
Bu kesik çimin kokusu. Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.ריחות דשא קצוץ. וזה השלד של המולקולה.
Bu kesik çimin kokusu. Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.رائحة قطعة العشب هذه . هذا يمثل الهيكل الأساسي للجزيئة.
Bu kesik çimin kokusu. Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.水素原子をつけてやるとコンピュータ上で
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Esse servono per far presa sulla superficie con l'ausilio di forze intermolecolari.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Ezek intermolekuláris erők segítségével kapaszkodnak a felületekhez.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Ils servent à s'accrocher sur les surfaces en se servant des forces intermoléculaires.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.그들은 세타에 작용하는 분자간 힘을 사용해서 표면을 붙들죠.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Los usan para agarrarse a las superficies aprovechado fuerzas intermoleculares.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Pomagają trzymać się powierzchni dzięki oddziaływaniom międzycząsteczkowym.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Pomáhají mu udržet se na povrchu s využitím sil mezi molekulami.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Sie helfen ihm, durch intermolekulare Kräfte an Oberflächen zu haften.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Sunt folosite la aderarea de suprafeţe prin intermediul forţelor intermoleculare.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Usam-nas para se agarrarem às superfícies servindo-se de forças intermoleculares.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Ze dienen om hem te helpen grip te krijgen op oppervlakken met behulp van intermoleculaire krachten.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Они помогают прикрепляться к поверхности за счёт межмолекулярного взаимодействия.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Те му помогат да обхваща повърхности, използвайки междумолекулярни сили.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.הם עוזרים לו לאחוז במשטחים בעזרת כוחות מולקולאריים.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.وهي تساعده لأن يتعلق بالأسطح باستخدام الظواهر الفيزيائية على مستوى الجزيئات
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.面に張り付きます 現在の技術でヤモリの足の裏の
Bu kolay değil. Ampirik formülden moleküler formüle çoğunlukla gidemezsiniz. aNie jest natomiast łatwo (właściwie jest to niemożliwe) przejść ze wzoru empirycznego do wzoru rzeczywistego.
Bu kolay değil. Ampirik formülden moleküler formüle çoğunlukla gidemezsiniz. aНе е лесно, в общи линии не можете да се върнете от емпиричната до молекулната формула.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.C'est une petite molécule organique dont vous n'avez probablement jamais entendu parlé.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.Kis szerves molekuláról van szó, melyről valószínűleg még nem hallottatok.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.연구하는 분자 중 하나입니다. 아마 못 들어보셨겠지요.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.Provavelmente nunca ouviram falar desta pequena molécula orgânica.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.Una piccola molecola organica di cui non avete forse mai sentito parlare.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.Είναι ένα μικρό οργανικό μόριο και μάλλον δεν το έχετε ακούσει ποτέ.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.הנה. זאת מולקולה אורגנית קטנה. בטח לא שמעתם עליה מעולם.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.وها هو. هو جزيء عضوي صغير -- معظم الناس لم يسمعوا به.
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.ペーパークリップ1つの重さは
Bu, küçük organik bir moleküldür. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız.就在這裡。它是一個很小的有機分子。你可能從未有聽講過。
Bu, küçük organik bir moleküldür.Đây. Nó là một phân tử hữu cơ nhỏ.
Bu, küçük organik bir moleküldür.Det är en liten organisk molekyl.
Bu, küçük organik bir moleküldür.E o moleculă organică mică.
Bu, küçük organik bir moleküldür.Es ist ein kleines, organisches Molekül.
Bu, küçük organik bir moleküldür.Es una pequeña molécula orgánica.
Bu, küçük organik bir moleküldür.Hier staat hij.
Bu, küçük organik bir moleküldür.Това е малка органична молекула.
Bu, küçük organik bir moleküldür.Це маленька органічна молекула.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Cái ống nhỏ này có chứa phân tử đạo đức.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Cette petite seringue contient la molécule morale.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Denne lille sprøjte indeholder den moralske molekyle.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Diese kleine Spritze enthält das Moralmolekül.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Dit kleine spuitje bevat de morele molecule.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Esta jeringa contiene la molécula moral.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Esta pequena seringa contém a molécula moral.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Ez a kis fecskendő tartalmazza a morális molekulát.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.În această seringă se află molecula moralității.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.이 작은 주사기는 도덕 분자를 담고 있습니다
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Questa piccola siringa contiene la molecola morale.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Suntikan kecil ini berisi molekul moral.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Ta mała strzykawka zawiera cząsteczkę moralności.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Tämä pieni injektioruisku pitää sisällään moraalimolekyylin.
Bu küçük şırınganın içinde ahlak molekülü var.Táto malá injekcia obsahuje molekulu morálky.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod