Ana içeriğe geç
Sözlük

molekül ile cümle

molekül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu değişik bir molekül çünkü yalnızca bir atomu var. a a a a a a aזו מולקולה מעניינת, מכיוון שכמובן, יש בה רק (סוג) אטום אחד. גופרית.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.Ast înseamnă cp putem proiecta cu precizie moleculele din combustibil și le putem optimiza pe parcurs.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.즉, 우리가 꼼꼼하게 연료 사슬에 있는 분자들을 감독하여 그 방식으로 최대한 활용하는 것이지요.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.To oznacza że moglibyśmy precyzyjnie modelować molekuły w łańcuchu i zoptymalizować go.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.Това означава, че можем точно да създаваме молекули във веригата на горивата и с времето можем да я подобрим.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.Это означает, что мы можем точно создавать молекулы в топливной цепи и оптимизировать их в процессе.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.זה אומר שביכולתנו להנדס במדויק את מולקולות שרשרת הדלק ולמטב אותן תוך כדי כך.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.معنى هذا أنه بإمكاننا هندسة الجزيئات في سلسلة الوقود ونحسنهم قدر المستطاع.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.その過程で最適化できるようになるということです 全て上手くいけば、保温容器に入れたデザイナー微生物が
Bu DNA değildi, orada DNA'ya rastlamadı. Ama heme buldu, ki heme hemoglobinin yapıtaşı olan bir molekül.Co prawda nie znalazła DNA, ale odkryła hem, podstawowy składnik hemoglobiny.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirCela rend nos récepteurs beaucoup plus sensibles au arômes amers du jus d'orange, ce qui donne ce goût atroce.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirCiò rende i recettori più sensibili all'amaro contenuto nel succo d'arancia che causa quel gusto terribile.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirĐiều này khiến tế bào cảm nhận nhạy bén hơn với vị đắng trong nước cam. Tạo ra vị đắng nghét
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirir이것은 수용체를 더욱 민감하게 만들어 OJ의 쓴맛을 불쾌하게 만듭니다.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirPrzez to receptor staje się bardziej wrażliwy na gorzki smak w soku i w efekcie sok nam nie smakuje.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirЭто их делает гораздо более чувствительными к горькому вкусу апельсинового сока и делает его таким ужасным.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirזה גורם לכך שהקולטנים רגישים הרבה יותר לטעמים המרים שבמיץ התפוזים, וזה גורם לטעם הדוחה.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirهذا يجعل المستقبل أكثر حساسية بكثير تجاه النكهات المرة في عصير البرتقال مما يسبب ذلك الطعم المروع.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirもちろんSLSは味覚を変えるだけのものではありません。
Bu durumda, burada hidrojen molekülü aynen böyle gözükür.Tyhle vodíky každý ztratily po elektronu. Jejich oxidační číslo je tudíž 1+.
Bu durumda, burada hidrojen molekülü aynen böyle gözükür.אז זה המצב כאן בהמימן,
Bu durumda, burada hidrojen molekülü aynen böyle gözükür.حتى في هذه الحالة الحق هنا على الهيدروجين،
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.Aj v našom prípade sa molekuly roztiahnu v smere od miesta s vysokou koncentráciou k miestu s nízkou.
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.Dalam hal ini, molekul akan menyebar di arah dari konsentrasi tinggi ke rendah konsentrasi daerah.
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.In questo caso, le molecole si diffondono da un'alta concentrazione a una zona a bassa concentrazione.
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.이 경우에는 분자들이 고농도에서 저농도가 되려는 경향에 의해 운동하게 됩니다
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.低密度なところへ 広がっていく。 でも、こう思ったんじゃない? Sal、「密度」って何だよ?って。
Bu elektronun yerine konacak olan yeni elektron da su molekülünden koparılıp alınıyor.Dan bahwa elektron diganti sebenarnya menanggalkan H2O.
Bu elektronun yerine konacak olan yeni elektron da su molekülünden koparılıp alınıyor.Elektron, którym jest zastępowany, jest brany z H2O.
Bu elektronun yerine konacak olan yeni elektron da su molekülünden koparılıp alınıyor.그리고 이 대체되는 전자는 H2O에서 가져오는 것이고요
Bu elektronun yerine konacak olan yeni elektron da su molekülünden koparılıp alınıyor.Tenhle nahrazující elektron je vlastně odebrán vodě.
Bu elektronun yerine konacak olan yeni elektron da su molekülünden koparılıp alınıyor.Y realmente se quitan ese electrón reemplazado de H2O.
Bu elektronun yerine konacak olan yeni elektron da su molekülünden koparılıp alınıyor.И този преместен електрон всъщност се е освободил от водата.
Bu elektronun yerine konacak olan yeni elektron da su molekülünden koparılıp alınıyor.Новий електрон витянутий з H2O.
Bu elektronun yerine konacak olan yeni elektron da su molekülünden koparılıp alınıyor.وفعلا يتم تجريده إلكترون حل محل هذا الخروج من H2O.
Bu elektron yine bir molekülden diğerine giderek daha rahat oluyor.Jednotlivé nižší energetické stavy jsou pro něj čím dál příjemnější.
Bu elektron yine bir molekülden diğerine giderek daha rahat oluyor.이는 지속해서 한 분자에서 다른 분자로 이동하며
Bu elektron yine bir molekülden diğerine giderek daha rahat oluyor.더 안정화된 상태가 되는 것이지요.
Bu elektron yine bir molekülden diğerine giderek daha rahat oluyor.Obtiene más cómodo.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.C'est une des plus grandes structures moléculaires qui existent, du moins d'après ce que nous avons découvert.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.É uma das estruturas maiores que temos pelo menos das encontradas até hoje dentro de nós.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.Ez az egyik legnagyobb létező molekuláris struktúra, legalábbis az eddig emberben felfedezett legnagyobb.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.Jest to jedna z największych struktur cząsteczkowych, jaką do tej pory odkryliśmy w ciele człowieka.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.이것은 우리의 몸에서 지금까지 발견된 가장 큰 분자의 하나입니다.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.Så detta är en av de största molekylära strukturer som vi har, åtminstone som vi hittills upptäckt inom oss.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.Tak toto je jedna z najväčších molekulárnych štruktúr, aké sú, aspoň čo sme zatiaľ objavili vnútri nás.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.To je ena od večjih molekularnih struktur v vašem telesu, vsaj kar smo jih odkrili doslej.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.Това е една от най-големите молекулярни структури, най-малко, доколкото сме открили в телата ни.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.זהו מבנה מולקולרי מהגדולים ביותר שקיים, לפחות עד כמה שגילינו עד היום.
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.وهذا يعد اكبر بنية جزئية في داخل جسم الانسان على الاقل ما نعرفه لغاية الان في داخل اجسامنا
Bu en azından şimdilik içinizde tesbit ettiğimiz en büyük moleküler yapı.最も大きい分子構造の1つです これが1つの染色体で
Bu en basit ve muhtemelen en kullanışlı karbon zinciri yada organik molekül gösterme yöntemdir. .los cuales fueron capaces de formar 4 uniones
Bu en basit ve muhtemelen en kullanışlı karbon zinciri yada organik molekül gösterme yöntemdir. .هذا هو أبسط طريقة، وربما تكون أكثر الطرق فائدة لإظهار سلاسل من الكربونات أو لإظهار الجزيئات العضوية.
Bu etkileşim sadece molekülün içindeki atomların birbirleriyle etkileşimi değil.Nejen jak na sebe navzájem působí atomy uvnitř molekuly.
Bu etkileşim sadece molekülün içindeki atomların birbirleriyle etkileşimi değil.Nicht nur, wie die Atome miteinander interagieren innerhalb eines Moleküls.
Bu etkileşim sadece molekülün içindeki atomların birbirleriyle etkileşimi değil.Nie tylko jak atomy oddziałują ze sobą wewnątrz cząsteczki.
Bu etkileşim sadece molekülün içindeki atomların birbirleriyle etkileşimi değil.内分子。 1 個の酸素を描いた、コピーアンド ペーストします。
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.Con chuột này đã bị mù vài tuần trước thí nghiệm này và được nhận một liều các phân tử nhạy sáng qua virus.
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.이 쥐는 실험 전 몇주간 눈이 보이지 않았고 바이러스 안에 넣어둔 빛에 민감한 분자들을 주입받았습니다.
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.Tahle myš byla ještě pár týdnů před pokusem slepá. Virem jsme na ni však přenesli světločivné molekuly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
molekül ile cümle - Sayfa 44 - molekül kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App