Ana içeriğe geç
Sözlük

molekül ile cümle

molekül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Francis Crick ja James D. Watson löysivät DNA:n rakenteen.
En az altı moleküllü hidratlar oluştururlar.Syntyy siis neljä molekyyliorbitaalia.
Bu özellikleri esasen termoplastiklerin molekül yapısından ileri gelmektedir.Se vastaa hyvin pitkälti termodynamiikan tilanyhtälöä.
Molekül ağırlığı 150.13 g/mol'dür.Ksyloosin moolimassa on 150,13 g/mol.
Çevresindeki moleküler bulut NGC 1990'ı aydınlatarak, onu bir yansıma bulutsusu yapar.Tähden ympärillä on molekyylipilvi NGC 1990, jota tähti valaisee paikoin.
Aynı cins moleküllerin arasındaki çekim kuvvetine denir.Sama ongelma koskee molekyylien välisiä koheesiovoimia.
Teikonik asit moleküllerinin fonksiyonları tam olarak bilinmemektedir.Kaasun todellinen molekyyliluonne jätetään huomiotta.
Hipervalent moleküldür.Entistä vahvempi Molekyyli.
Bu deney bilinmeyen moleküllerde spesifik bir motif tanımlama amacı ile kullanılır.Tämä helpottaa tuntemattoman molekyylin tunnistusta.
Moleküler azot, büyük oranda Satürn'ün Ay'ı Titan'ın atmosferinde bulunur.Diasetyleeniä esiintyy huomattavia määriä Saturnuksen suurimman kuun Titanin ilmakehässä.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Vuodesta 1986 Henderson on toiminut Cambridgessa olevan molekyylibiologian laboratorion johtajana.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Molekyylipilvet ovat ensisijaisia tähtien syntypaikkoja.
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.Kasvutekijät tyypillisesti toimivat solujen välisinä viestimolekyyleinä.
Moleküler biyolojiMolekyyli Polymeeri
Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin yöntemlerini kullanarak çalışır.Molekyyligeneettisessä tutkimuksessa sovelletaan genetiikan ja molekyylibiologian menetelmiä.
Moleküler biyoloji, canlılardaki olayları moleküler seviyede tetkik eden biyoloji dalıdır.Molekyylibiologia on biologian osa-alue, joka tarkastelee solujen toimintaa molekyylitasolla.
En çok bilinen polimorf P4O10 moleküllerinden oluşur.Se koostuu neliatomisista P4-molekyyleistä.
PubChem, kimyasal moleküllerin bilgi tabanıdır.PubChem on molekyylitietokanta.
Moleküler ağırlığı 99 kDa'dır.Molekyylimassaltaan se on 200 kDa painoinen.
Ökaryotik hücrelerde tRNA moleküllerinin transkripsiyonu RNA polimeraz III tarafından yağılır.Tumallisissa soluissa siirtäjä-RNA:t syntyvät tumassa RNA-polymeraasi-III:n avulla.
1936'da tiyamin molekülünün yapısını saptadı, ancak bu molekülü ilk kez izole eden kişi değildi.Το 1936 προσδιόρισε τη μοριακή δομή της θειαμίνης, αν και δεν ήταν ο πρώτος που την απομόνωσε.
Birçok materyalde, atomlar ve moleküller nanoölçekte nesneler oluşturmak için bir araya gelirler.Σε πολλά υλικά τα άτομα ή τα μόρια συνενώνονται σχηματίζοντας αντικείμενα στην κλίμακα των νανομέτρων.
Süreç, moleküler bir bulutun kendiliğinden yerçekimi kuvveti altında çöktüğü zaman başlar.Η φάση αρχίζει όταν ένα μοριακό νέφος καταρρέει πρώτα κάτω από τη δύναμη της αυτο-βαρύτητας.
Plazmid terimi Amerikalı moleküler biyolog Joshua Lederberg tarafından 1952'de ilk defa kullanılmıştır.Ο όρος πλασμίδιο εισήχθη από τον Αμερικανό μοριακό βιολόγο Joshua Lederberg το 1952.
İki veya daha fazla ayrık açık yıldız kümesinin aynı moleküler buluttan oluşması yaygındır.Είναι συνηθισμένο να σχηματίζονται δύο ή περισσότερα ξεχωριστά ανοικτά σμήνη από το ίδιο μοριακό νέφος.
Bunlardan bazıları, kollajen proteinince oluşturulmuş lifler gibi, basit yapılı moleküllerdir.Ορισμένα είναι απλά δομικά μόρια , όπως οι ίνες που σχηματίζονται από το πρωτεΐνη κολλαγόνο .
Kümeler ve karanlık bulutsuların büyük bileşimleri, dev moleküler bulutlarla ilişkilidir.Συστάδες και μεγάλα σύμπλοκα σκοτεινών νεφελωμάτων συνδέονται με τα Γιγάντια Μοριακά Νέφη.
Molekül D5h simetriye sahiptir.Έχει διεδρική συμμετρία D9.
DNA, normal olarak, ikili sarmal biçimde dolanan iki iplikçikli bir moleküldür.Το DNA συνήθως έχει τη μορφή διπλής έλικας.
Genellikle bu terim küçük moleküller için kullanılır.Συνήθως αυτό το είδος της μουσικής παίζεται από μικρές ομάδες μουσικών.
Moleküler saata, bazen gen saati, genetik saat ya da evrimsel saat dendiği de olur.Συχνά αποκαλείται επίσης γενετικό ρολόι ή εξελικτικό ρολόι.
Örneğin: Moleküler sistem.Π.χ. το χλωρομεθάνιο.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.Vandmolekyler er også påvist i det tynde lag af gasser over månens overflade.
Sıcaklık arttıkça moleküllerin hızları da artar.Jo varmere gassen er, des højere vil molekylernes hastighed være.
Bu moleküller enzimler arasında kimyasal gruplar taşımaya yararlar.Disse molekyler agerer i forbindelse med overførslen af kemiske grupper mellem enzymer.
Bu sıkıca bağlı moleküller genelde aktif merkezde bulunur ve katalizle ilişkilidir.Disse tætforbundne molekyler findes normalt i det aktive sæde og er involverede i katalysen.
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.Vækstfaktorerne fungerer typisk som signalmolekyler mellem cellerne.
1936'da tiyamin molekülünün yapısını saptadı, ancak bu molekülü ilk kez izole eden kişi değildi.I 1936 bestemte han den molekylære struktur af thiamin, selv om han ikke var den første der isolerede det.
Ayrıca HXeOD ve DXeOH gibi döteryumlanmış ksenon molekülleri de üretilmiştir.Deuterium molekylerne: HXeOD og DXeOH er også blevet fremstillet .
Herzberg'in ana çalışmaları atomik ve moleküler spektroskopi yöntemleri üzerineydi.Herzbergs arbejde omhandlede atom- og molekylespektroskopi.
Deaminasyon bir molekülden bir amin grubunun çıkarılması.Deaminering er fjernelsen af en amingruppe fra et molekyle.
Bu keşifler moleküler biyolojinin doğumuna karşılık gelir.Disse fund kom til at repræsentere molekylærbiologiens fødsel.
Moleküler makineler, sentetik ve biyolojik olarak iki geniş kategoriye ayrılabilir.Molekylemaskiner kan opdeles i to overordnede kategorier; syntetiske og biologiske.
Robert Joseph Lefkowitz, 15 Nisan 1943 doğumlu Amerikalı tıp doktoru ve moleküler biyolojist.Robert Joseph Lefkowitz (født 15. april 1943) er en amerikansk fysiker og biokemiker.
Meydana gelen moleküler orbitalde π simetrisi vardır.Den dannede molekylære orbital har π-symmetri.
ATP hücre için başlıca enerji kaynağı moleküllerinden biridir.ATP er det vigtigste energitransportmolekyle i levende celler.
Moleküller birbirlerine kovalent bağlarla bağlanmış atomlardan meydana gelir.Atomkerner består af nukleoner, som er bundet til hinanden af den stærke kernekraft.
Bütün bu zorluklar moleküler markörlerin devreye girmesiyle aşılabilmektedir.Denne kobling skyldes, at hele molekylet har mulighed for at rotere.
Monoterpenler iki izopren birimden oluşurlar ve C10H16 moleküler formülüne sahiptirler.Monoterpener består af to isoprenenheder og har molekylformlen C10H16.
Lipid moleküller membranın bir tarafından diğer tarafına dönerler.Disse krydser muskelfibrene fra den ene side til den anden.
Dr. Kenan Ateş - University College London / Moleküler ve hücre biyolojisiMolekylær Gastronomi – Det Biovidenskabelige Fakultet, Københavns Universitet Molekylær Gastronomi - Molekymi
Tetraterpenler sekiz izopren birimden oluşurlar ve C40H56 moleküler formülüne sahiptirler.Tetraterpener indeholder otte isoprenenheder og har molekylformlen C40H56.
Kinetik teori aynı zamanda kinetik-moleküler teori veya çarpışma teorisi olarak da bilinir.Kinetisk teori er også kjent som kinetisk-molekylær teori eller kollisjonsteorien.
Bu keşifler moleküler biyolojinin doğumuna karşılık gelir.Disse funnene representerer Molekylær biologiens fødsel.
Buna benzer olarak, moleküllerin emisyon spektrumları maddelerin kimyasal analizlerinde kullanılabilir.På samme måte kan spektrene av molekyler brukes i kjemisk analyse av substanser.
Küçük molekül, (genellikle su, amonyak veya hidrojen klorid) elimine edilir.Et lite molekyl, vanligvis vann eller hydrogenklorid elimineres.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Fra 1986 til 1996 var han direktør ved Laboratory of Molecular Biology i Cambridge.
Bir foton bir atmosferik molekül ile etkileşime girerse, molekül hızlanır ve sıcaklığı artar.Hvis et foton vekselvirker med et atmosfærisk molekyl, akselereres molekylet og temperaturen øker.
Atmosferin iki temel bileşeni moleküler hidrojen (H2) ve helyum (He)'dur.De to viktige bestanddelene i atmosfæren er molekylært hydrogen (H2) og helium.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Francis Crick og James D. Watson kartlegger strukturen i DNA-molekylet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod