Ana içeriğe geç
Sözlük

molası ile cümle

molası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.I slept a little during lunch break because I was so tired.
Kahve molası verelim.Let's take a break for coffee.
Bir kahve molası alalım, değil mi?Let's take a coffee break, shall we?
Oralarda bir yerde bir çay molası verelim.Let's have a tea break somewhere around there.
Bir kahve molası vermeye ne dersin?What do you say to having a coffee break?
Kahve molası bir Amerikan geleneğidir.The coffee break is an American institution.
Osaka'dan Los Angeles'a molasız uçtuk.We flew nonstop from Osaka to Los Angeles.
Bir çay molası verelim.Let's take a tea break.
Ben öğle yemeği molasındayım.I'm on my lunch break.
Ben öğle yemeği molası alıyorum.I'm taking my lunch break.
Tom az önce öğle yemeği molasından döndü.Tom just got back from his lunch break.
Tom öğle yemeği molasında.Tom is on his lunch break.
Bir kahve molası almalıyız.We should take a coffee break.
Benim karım ve ben Noel molasında bir haftalığına uzaklaşmayı umuyoruz.My wife and I hope to get away for a week during the Christmas break.
Onlar öğle yemeği molasında.They're on their lunch break.
Akşam yemeği molasından sonra Dan Linda'yı spor salonundan almak için çıktı.After his dinner break, Dan left to pick Linda up from the gym.
Tom iki saat yol gittikten sonra bir ihtiyaç molası verdi.After two hours on the road, Tom made a comfort stop.
İki saat yolculuktan sonra Tom bir ihtiyaç molası verdi.After two hours on the road, Tom made a comfort stop.
Kahve molası vermiyoruz.We don't take coffee breaks.
Bir kahve molası zamanı.It's time for a coffee break.
Kısa bir reklam molası vereceğiz.We're going to take a short commercial break.
Patronumuz kahve molası vermemize izin vermez.Our boss doesn't let us take coffee breaks.
Tom'un bugün işleri o kadar yoğundu ki çiş molası bile veremedi.Tom was so busy at work today that he couldn't even take a piss break.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Cigarette break outside -- I don't smoke.
Onu ogle yemegi molasinda yakaladim.I caught her on her lunch break.
Maçın her molasında her dakikasında, her saniyesindeler-They're in every break of the game, every minute, every second.
Bir Winston molası verelim.Let's take a Winston break!
Evet, işte bizim ilk beş çalışanımız diye adlandırdığımız çay molasındayken, malum, burada.So, that's what we call our first five employees during the tea break, you know, in here.
Suriye'deki cinayetlere Ramazan molası yokNo break for Ramadan in Syria killings
1952 Olimpiyatlarında da Evelyn Kawamoto yüzme molasında iki bronz madalya kazandı.Also at the 1952 Olympics, Evelyn Kawamoto won two bronze medals in swimming.
Tuvalet molası tartışmasıBathroom breaks controversy
Saat 10.00’da ve 15.00’te çay molası.Tutto che quello che dovete sapere, su Five o' clock tea.
Saat 10.00’da ve 15.00’te çay molası.Загляни ко мне на чай в три часа.
Saat 10.00’da ve 15.00’te çay molası.O godz. 13 zjadł śniadanie (sok owocowy i porcję suszonej żywności).
Oralarda bir yerde bir çay molası verelim.Pidetään teetauko jossain siellä.
Saat 10.00’da ve 15.00’te çay molası.9.30 te eller kaffe.
Takımda biri kaleci olmak üzere altı oyuncu molasız oynar.Moštvo ne sme med igro v nobenem trenutku imeti na ledu več kot šest igralcev.
Şehirde yaşayan halk için en önemli öğün öğle yemeğidir, iş günlerinde öğlen molası daha uzundur.Glavni obrok imajo opoldne, zvečer pa lahkotnejši obrok.
Benim daha iyi bir fikrim var! Bir Winston molası verelim.Нека се отпуснем с Winston!
Bir Winston molası verelim. Budur!Vamos fumar um Winston!
Bir Winston molası verelim.Facciamoci una pausa Winston!
Bir Winston molası verelim.Faisons une pause Winston !
Bir Winston molası verelim.Lass uns eine Winston's Pause einlegen!
Bir Winston molası verelim.Mari kita istirahat Winston!
Bir Winston molası verelim.Tomemos un descanso Winston!
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.El momento para fumar afuera-- Yo no fumo.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Giải lao để hút thuốc bên ngoài -- Tôi không hút.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.밖에서 잠깐 담배 피우고 있습니다 -- 전 안 피우지만요.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Odakint cigiszünet - én nem dohányzom.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Pausa sigaretta all'esterno... io non fumo.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Pauza de ţigară de afară - nu fumez.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Pauza na cigaretu - jsem nekuřák.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Przerwa na papierosa na zewnątrz - ja nie palę.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Rookpauze buiten -- ik rook niet.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Une pause clope dehors -- je ne fume pas.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Zigarettenpause draußen - ich rauche nicht.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Διάλειμμα για τσιγάρο έξω - εγώ δεν καπνίζω.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Перекур на улице, но я не курю.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.Почивка за цигара навън -- аз не пуша.
Disarida sigara molası -- ben içmiyorum.הפסקת סיגריות בחוץ -- אני לא מעשן.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod