Ana içeriğe geç
Sözlük

mola ile cümle

mola kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.I slept a little during lunch break because I was so tired.
Çok yakında bu molayı sona erdirsek ve işe geri gitsek iyi olur.Pretty soon we'd better wrap up this break and get back to work.
Mola sırasında biraz kahve içelim.Let's have some coffee during recess.
Kahve molası verelim.Let's take a break for coffee.
Bana bir mola verin.Give me a break.
Mola verelim ve bir film izleyelim.Let's stop off and see a movie.
Bir mola alalım.Let's take a break.
Bir kahve molası alalım, değil mi?Let's take a coffee break, shall we?
Oralarda bir yerde bir çay molası verelim.Let's have a tea break somewhere around there.
Bana bir mola ver, ne dersin?Give me a break, will you?
Lütfen bana bir mola ver.Give me a break, please.
Bir kahve molası vermeye ne dersin?What do you say to having a coffee break?
Şikago'da mola verebilir miyim?Can I stop over in Chicago?
On dakikalık bir mola alalım.Let's take a 10-minute break.
Şimdi bir mola verelim.Let's take a break now.
Kahve molası bir Amerikan geleneğidir.The coffee break is an American institution.
Mola vermeden saat ikiden beri yazı yazıyorum.I have been writing since two o'clock without a break.
10 dakikalık bir mola alalım.Let's take a 10 minute break.
On dakikalık moladan sonra provamıza yeniden başladık.After a ten-minute break, we resumed our rehearsal.
On dakikalık bir mola verelim.Let's have a ten-minute break.
10.40'tan 11.00'e kadar bir molamız var.We have a break from 10:40 to 11:00.
John, "Hey çocuklar, hadi bir mola verelim." dedi.John said, "Hey guys, let's take a break."
İşin yarısını yaptım ve şimdi bir mola verebilirim.I've done half the work, and now I can take a break.
Şikago'da bir molamız vardı.We had a stopover in Chicago.
Tokyo'ya giderken Osaka'da mola verdim.I stopped off at Osaka on my way to Tokyo.
Osaka'dan Los Angeles'a molasız uçtuk.We flew nonstop from Osaka to Los Angeles.
Molalarım sırasında TV izledim.I watched TV during my breaks.
Bir mola verelim, değil mi?Let's take a break, shall we?
Ona bir mola ver!Give him a break!
"Kısa bir mola verelim." dedi.He said, "Let's take a short rest."
Kısa bir moladan sonra çalışmasına devam etti.He continued his work after a short break.
Kısa bir moladan sonra işine kaldığı yerden devam etti.He resumed his work after a short break.
Çalışmalarımda bir mola sırasında televizyon izledim.I watched television during a break in my studies.
Mola ne kadar sürer?How long is the stopover?
Tren kısa bir mola verdi.The train made a brief stop.
Tartışmada kısa bir mola vardı.There was a brief break in the discussion.
Kitaplarınızı mola anında okulda bırakırsanız, onlar toplatılırlar.If you leave your textbooks at school during the break, they'll get confiscated.
Bir çay molası verelim.Let's take a tea break.
Molada bacaklarımı germek için kalktım.During the intermission I got up to stretch my legs.
Onlar şu anda bir mola veriyorlar.They're having a break at the moment.
Hızlı bir mola vereceğiz.We will take a quick break.
Bir mola verelim ve biraz çay içelim.Let's take a break and drink some tea.
Bando bir moladadır.The band is on hiatus.
Şimdi ihtiyacımız olan şey bir mola.What we need now is a break.
Sanırım mola vermemin zamanıdır.I think it's time for me to call it a day.
Molada tuvalete gittim.I went to the restroom during the intermission.
O, küçük bir mola almamızı önerdi.He proposed that we take a small break.
Tom nefes nefese ve bir molaya ihtiyacı var.Tom is out of breath and needs to take a break.
Bir mola alabilir miyim?Would you mind if I took a break?
Mola zamanı.It's time for a break.
Bir molaya ihtiyacım var.I need a breather.
Tom'un bir molaya ihtiyacı var.Tom needs a break.
Moladan sonra geri döneceğiz.We'll be back after the break.
Mola vermeli ve biraz çay içmeliyiz.We should take a break and have some tea.
Ne zaman mola verirsin?What time do you have a break?
Mola bitti.The break is over.
Sanırım mola verme zamanı.I think it's time to take a break.
Sadece mola vermek üzereydik.We were just about to take a break.
Yapacak çok işimiz var, bu yüzden mola verecek zamanımız yok.We have a lot more to do, so we don't have time to take a break.
Bana bir mola vermeni takdir ediyorum.I appreciate you giving me a break.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod