Modern Modernizm Postmodernizm Sanayi DevrimiDrža modernosti pri Baudelairu postmodernizem
Her ikisi de modernizmin ürünüdür.Oboje je oblika diskriminacije.
Modernizm akımının temsilcilerinden biri olmuştur.Katalikiškojo modernizmo atstovas.
Abduh, Modernizm ile İslam’ı bağdaştırmaya gayret gösterdi.‘Abduh oli veendunud, et islam loob isegi modernsusele parimad eeldused.
Modern Modernizm Postmodernizm Sanayi DevrimiModernsus Modernistlik kirjandus Modernistlik kunst Postmodernism Valgustuse projekt
Modernizmden Postmodernizme Geçiş ve Pozitif Psikoloji.Linnageograafia modernismist postmodernismini.
20. ve 19. yüzyıl modernizm hareketiyle çok ilgilendim.나는 19세기-20세기 초의 모더니즘 운동에 매우 관심이 있다.
20. ve 19. yüzyıl modernizm hareketiyle çok ilgilendim.Me interesa mucho el movimiento Moderno a principios de siglo 20 y siglo 19 .
20. ve 19. yüzyıl modernizm hareketiyle çok ilgilendim.Mi interesso molto al movimento del Modernismo del XIX, inizio del XX secolo.
20. ve 19. yüzyıl modernizm hareketiyle çok ilgilendim.Мне очень интерестен 20 век, 19 век, движение модернизма.
20. ve 19. yüzyıl modernizm hareketiyle çok ilgilendim.אני מאוד מתעניין בתחילת המאה ה-20, המאה ה-19 בתנועת המודרניזם.
Aslında modernizm veDe facto, em movimentos do modernismo e do pós-modernismo, havia arte visual sem beleza,
Aslında modernizm veDe hecho, en el modernismo y el posmodernismo había arte plástico sin belleza,
Aslında modernizm veIn modernistische stromingen en postmodernisme was er visuele kunst zonder schoonheid,
Aslında modernizm veIn verità, nel movimento del modernismo e del post-modernismo, c'era arte visuale senza bellezza,
Aslında modernizm ve모더니즘과 포스트 모더니즘
Aslında modernizm veRzeczywiście, ruchy modernistyczne i postmodernistyczne prezentowały dzieła pozbawione piękna,
Aslında modernizm veTatsächlich gab es in den Strömungen der Moderne und der Post-Moderne bildende Kunst ohne Schönheit,
Aslında modernizm veV skutočnosti, v moderne a postmoderne bolo vizuálne umenie bez krásy,
Aslında modernizm veאכן, בתנועת המודרניזם
Aslında modernizm veفى الحقيقة , فى حركة الحداثة
Aslında modernizm veポストモダニズムというのは
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.모더니즘이란 흰상자를 의미하며 이것은 완벽한 흰상자 입니다.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Le modernisme, ça signifie des boîtes blanches, et il s'agit en effet d'une parfaite boîte blanche.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Moderne, das bedeutet: Eine weisse Schachtel. Es ist eine perfekte weisse Schachtel.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Modernisme betekent: witte doos. Het is een perfecte witte doos.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Modernism înseamnă cutie albă, e o cutie albă perfectă.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Modernismo significa caja blanca y es una perfecta caja blanca.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Modernismo significa scatola bianca, e questa è una perfetta scatola bianca.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Modernismus znamená bílou krabici, a to perfektní bílou krabici.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Modernistisk betyder hvid kasse, og det er en perfekt hvid kasse.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Modernizm oznacza białą skrzynkę i jest to idealna biała skrzynka.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Модернизм подразумевает белую коробку, и здание выглядит как совершенная белая коробка.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.Модернизъм означава бяла кутия, а тя е съвършена бяла кутия.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.מודרניזם משמעו קופסה לבנה, וזוהי קופסה לבנה מושלמת.
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.الحداثة تعني صندوق أبيض، و هذا المكان هو الصندوق الأبيض المثالي
Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.(笑)
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Après lui, la contre-révolution post-moderne a suivi.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Depois dele, seguiu-se a contra-revolução pós-moderna.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Dopo di lui arrivò la controrivoluzione post-moderna.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.După el a urmat contra-revoluția post-modernistă.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Ihm folgte die postmoderne Gegenrevolution.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.이후엔 이를 탈피한 포스트-모더니즘이 대두되고,
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Luego llegó la contra revolución posmodernista.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Na hem volgde de postmoderne tegenrevolutie.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Po której nastąpiła post-modernistyczna kontrrewolucja.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Po ňom nasledoval postmodernistický protiúder.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Sau ông ấy là một cuộc phản cách mạng sau khi đổi mới.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Utána következett a poszt-modern ellenforradalom.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Μετά από εκείνον ακολούθησε η αντίθετη μεταμοντερνιστική επανάσταση.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.А после уже пошёл контрреволюционный постмодерн.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.След него последва постмодерната контра-революция.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.אחריו באה מהפכת הנגד הפוסט-מודרנית.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.ومن بعده في مرحلة الثورة المضادة للثورة الحديثة
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.ロバート・ヴェンチューリは"Less is bore" (質素なんて退屈)と唱え
Pei tarafından tasarlandı. Modernizm beyaz kutu demektir ve mükemmel beyaz bir kutu.A modernizmus fehér dobozt jelent, és ez egy tökéletes fehér doboz.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.Dat is dus de belofte van het hoog-modernisme: in een enkele ruimte kan eigenlijk zowat alles plaatsvinden.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.이것이 하이 모더니즘이 시사하는 바입니다. 하나의 공간안에 (생각할 수 있는) 모든 행위가 벌어질 수 있다는 것 말입니다.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.Oto obietnica późnego modernizmu: w pojedynczej przestrzeni może zdarzyć się cokolwiek.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.Итак, это принцип высокого модернизма — в рамках единого пространства может произойти любой вид деятельности.