Yaptýđý ţey, modern bir hypertext sürümünün tesisatýný döţemeye yardýmcý olmaktý.What he was doing was to help build the plumbing for modern hypertext.
MODERN GEAR!MODERN GEAR!
Modern Gear?Modern Gear?
Hani Modern Gear'˝ yapmalar˝n˝ engelleyecektin ya. 31 00:02:36,01 --> 00:02:37,30,00 Emebilirim.Stop them from finishing the Modern Gear.
Modern Gear'˝ yok etmemize yard˝mc˝ olacak m˝s˝n?Will you help us destroy the Modern Gear?
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.You see, fire made us human; fossil fuels made us modern.
Yüksek modernist fleksibiliteyle bu pek çalışmıyor.With high modernist flexibility, that doesn't really work.
Bu London'daki Tate Modern (müzesi).This is the Tate Modern in London.
Burada bahsettiğim değişimi görebilirsiniz. Artık modern malzemeler kullanılıyor.So, here you can see the change from use -- starting to use contemporary materials.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.And that's also modernized today, and it's supporting work for 300 weavers.
Komünizmin modern halinin fikir babalarının Karl Marx ve Vladimir Lenin olduğu söylenebilir. .The modern versions of Communism are really kind of the brainchild of Karl Marx and Vladimir Lenin.
Bizim modern dünyamız, beynin sol lobuna benzeyen bir dünya.In our modern world, we've developed something that looks awfully like the left hemispheres world.
Hatta modern psikoloji bulundurma var olup olmadığını ispat edemez.Even modern psychology can't prove whether possession exists or not.
Bence bu modernlikle geleneksel tasarım arasındaki ortak nokta.And I think that's one of the commonalities between modernism and traditional design.
Modernleşmenin süregeldiğini biliyoruz.We know that modernization is happening.
Ve evet, Katar modern bir ulus olmak istiyor.And yes, Qatar wants to be a modern nation.
Bir kaç gün içinde, Modern Sanatlar Arab Müzesini açmış olacağız.In a few days, we will be opening the Arab Museum of Modern Art.
Seyircinizi, modern minimalist bir görüntü ile şaşırtın.Distract your audience with a modern minimalist slide.
Modern sanat eserine çok yakın bir enstalasyon olduğu için komik bulundu belki de.-Well I think that's why it was so funny because it was so close.
New York şehrindeki Modern Sanatlar Müzesi MOMA'nın[piano music]
Ve modern zamanlarda dünyanın ilk halk parkı Ingilteredeydi.And the world's first public park of modern times was in Britain.
'Kasıtlı eskitme' için modern bir yorum.I�ao sam u nabavku za vas.
Hindistan'daki modern sanatçılar dünya ile eskiden olmadığı kadar iletişim içerisindeler.Contemporary artists in India are having a conversation with the world like never before.
O, modern kent Bombay'ı oluşturan enerji ve yoğunluk duygusunu gerçekten yakalayabilmiştir.He really captures that sense of density and energy which really characterizes modern urban Bombay.
Kendisi minyatür geleneğine modern bir dönüşüm kazandırmaktadır.He's putting a contemporary spin on the miniature tradition.
Sıradaki sanatçı, Subodh Gupta modern Hint sanatının lider adamı sayılabilir.This next artist is probably the alpha male of contemporary Indian art, Subodh Gupta.
Modern bir avlayıcı-toplayıcı oldum.I became a modern day hunter-gatherer.
Xerox ilk modern kişisel bilgisayarı 1970'lerin başında icat etmişti.Xerox invented the modern personal computer in the early seventies
Ve bunun anahtarı "her şey için modern market" felsefesidir.And the key to that is a philosophy that we call modern markets for all.
Modern piyasanın dönüştürücü gücünü hafife almayın.Do not underestimate the transformative power of truly modern markets.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.It seems a little out of place in a cutting-edge environment like this one.
Modern araç karmaşık çoklu bilgisayardır.The modern car is a sophisticated multi-computer device.
Modern toplumumuzun GPS ile özel bir ilişkisi var.Our modern society has a special relationship with GPS.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzAnd you can see this blending of traditional medicine, modern medicine, modern science.
Bu yüzden bugün sözlüklerde modern diye düşündüklerimizin çoğundan gerçekten o sorumlu.So he's really responsible for a lot of what we consider modern in dictionaries today.
Eğer öyle görünen bir adam, o şapkayı takarken, modernliğin yüzüyse, bir probleminiz var demektir.When a guy who looks like that, in that hat, is the face of modernity, you have a problem.
Burası modern bir laboratuvar. Sorumlu benim.This is sophisticated laboratory.
Ancak genel olarak, modern toplumun sorunu şu ki, tüm dünyayı bir okul haline getiriyor.The problem of modern society is it turns the whole world into a school.
Biz ortak bir soydan geliyoruz yaklaşık altı-sekiz milyon yıl önceki modern şempanzelerden.We branch off of a common ancestor to modern chimpanzees about six or eight million years ago.
Aslında modernizm veIndeed, in movements of modernism and post-modernism, there was visual art without beauty,
Modern mitolojiyi gözler önüne seren Universe olarak adlandırılıyor.It's called Universe: Revealing Our Modern Mythology.
Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.It had this resilience that is what we need in our modern world.
"Neo-hapishane modern.""Neo-penitentiary modern."
Modern ile yarı klasik Hint.It was Indian semi-classical with contemporary.
Ancak modern yaşamda, tüm içme suları gün geçtikçe kirleniyor.However, in our modern lifestyle, all drinking water sources are becoming
Bu da origami, ve bu modern dünyada nereye geldiğimizi gösteriyor.This, too, is origami, and this shows where we've gone in the modern world.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.Evolution really is the basis of modern biology.
Bu bi yana, en basit şekliyle modern biyolojinin temeli bunlar.And if anything, it is the basis of modern biology.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Intelligent design is a denial of what all of modern science is telling us today.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.This is kind of the cornerstone of modern biology.
Eisenhower, ülkeleri modernleştiren.It's Eisenhower bringing modernity into the countries.
Birdenbire bir ileri (post) modernist oldum ve kendi işletmemi kurarak bir kariyere başladım.And I was suddenly a post-modernist, and I began a career as -- in my own business.
San Francisco Modern Sanatlar Müzesi'ndeyiz ve Frida Kahlo'nun bir tablosunu inceliyoruz:We are in San Francisco and we are looking at Frida Khalo's portrait
New York'ta MOMA'da, yani Modern Sanatlar Müzesi'nde solo sergi açmak üzere çalışıyor.He was on the verge of a major one person exhibition at the Museum of Modern Art in New York
Modern bir alüminyum dökümhanesinin hücre evine bakıyorsunuz.You're looking at the cell house of a modern aluminum smelter.
Bu, modern elektrometalürjinin ekonomik mucizesidir.That's the economic miracle of modern electrometallurgy.
Günümüz modern tıbbı, 60 yıllık bir teknik de ondan.The reason? Today's current "modern" medicine is a 60-year-old technique.
Onu, modern bilgisayar terimleri ile bir çeşit oku-yaz (RW) kültürü olarak nitelendirebiliriz.We could describe it using modern computer terminology as a kind of read-write culture.
Modern bürokrasinin doğuşuyla ve endüstri devrimiyle başladı.It only started with the birth of modern bureaucracy, and of industrial revolution.
Modern ve küresel bir dünyada yaşıyoruz.We live in a modern, global world.