model ile cümle
model kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin için bir model uçak yapacağım.I'll make a model plane for you.
Sana bir model uçak yapacağım.I'll make you a model plane.
Bir model çekici bir vücuda sahip olmalıdır.A model must have an attractive body.
Mike sabahtan beri bir model uçak yapıyor.Mike has been making a model plane since breakfast.
Dan model arabalar yapmayı sever.Dan likes to make model cars.
Bu yeni model arabalar piyasada.Those new model cars are on the market.
Mühendis yeni bir model düşündü.The engineer thought of a new model.
Jack'in arabası son model.Jack's car is a recent model.
Bu, kaybettiğim kamera ile aynı model.This is same type of camera as the one I lost.
Bu kol saati yeni bir model.This watch is a new type.
Bu yeni model satışa çıkmış mı?Is this new model available on the market?
Bu yeni model piyasaya çıkmış mı?Is this new model available on the market?
Bu yeni modeli satın almadan önce denemek istiyorum.I'd like to try out this new model before I buy it.
Bu araba son model.This car is the latest model.
Eski modelle karşılaştırıldığında bunu kullanmak çok daha kolaydır.Compared with the old model, this is far easier to handle.
Benim hobim model uçak yapmaktır.My hobby is making model planes.
En son model bir bisikletim var.I have a bicycle of the latest model.
Ben bir model uçak yaptım.I made a model plane.
Yeni model 12.000 dolar fiyatlı olacak.The new model will be priced at $12,000.
Yeni modelin, önümüzdeki yılın başlarında piyasaya sürülmesi bekleniyor.The new model is expected to be put on the market early next year.
Yeni model kasım ayında piyasada olacak.The new model will be on the market in November.
Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.New models of Japanese cars usually come out in the spring.
Onların yaptığı model uçak kırılgandı.The model plane they built was fragile.
Onun motosikleti en son model.His motorcycle is the latest model.
Noel'de bana gerçekten güzel bir model uçak almak için zahmet etti.At Christmas he went out of his way to buy me a really nice model plane.
Arabasını yeni modelle karşılaştırdı.He compared his car to the new model.
O, oğlu için bir model uçak yaptı.He made a model airplane for his son.
O, model uçak yapmayı seviyor.He likes to build model planes.
Onun yeni saç modeli kulaklarını örtüyor.Her new hairstyle covers her ears.
O bizim için harika bir rol modeliydi.She has been a wonderful role model for us.
Babam Noel için bana model uçak aldı.My dad bought a model plane for me for Christmas.
Babam bana bir geminin modelini yaptı.Father made me a model of a ship.
Babam bana bir model uçak satın aldı.Father bought me a model plane.
Çok sayıda model arabalarım var.I have many model cars.
Model uzay gemileri yapmak ilginçtir.Making model spaceships is interesting.
Model uçaklar yapmak onun tek hobisidir.Making model planes is his only hobby.
Model uçak yapmak ilginçtir.Making a model plane is interesting.
Başbelaları nadiren model vatandaşlar olurlar.Troublemakers rarely become model citizens.
O şimdiye kadar dokuz insansı robot yapmıştı ama onların hepsi tanıtım modelleriydi.Up to now he had made nine humanoid robots but they were all demonstration models.
Modellerimizi C ++'ya uyguladık.We implemented our models in C++.
Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.All models are wrong, but some are useful.
Bu özel model gerçekten düşük bir pil ömrüne sahip.This particular model has a really low battery life.
Bugün moda modellerinin çok zayıf olduğunu düşünüyorum.I think fashion models today are too thin.
Çocuk model tankını tahrip etti.The child blew up his model tank.
Herhangi bir mağazanın bu modeli o fiyata satacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that any store would sell this model for that price.
Bir sonraki modelin bundan daha iyi olacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that the next model will be any better than this one.
Bir model olmanın hayalini görürdüm.I used to dream about becoming a model.
Onun arabası son model.His car is the latest model.
Shizuoka'da birçok plastik model üreticisi vardır.There are many plastic model manufacturers in Shizuoka.
Tom Mary'nin yeni saç modelini sevdi.Tom liked Mary's new hairstyle.
Koleksiyonumda yalnızca bir tane eksik model var.There's only one model missing in my collection.
Eski modelleri tercih ederim.I prefer antiquated models.
Ekkehard, noel için bir model tren istiyor.Ekkehard wants a model train for Christmas.
Bu daha eski bir model.It's an older model.
Mary model olarak çalışıyor.Mary is working as a model.
Bu demode bir model.That's an obsolete model.
Şarj cihazının model numarasını ezberledim.I've memorized the model number of the charger.
Bu yeni bir model.This is a new model.
O bir modeldir.She's a model.
O bir model.He's a model.