moda ile cümle
moda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Improvvisamente era diventato di moda parlare dell"epidemia di obesità".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.I tak oto nagle stało się trendy opowiadanie o epidemii otyłości.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.언젠가 갑자기, 비만이 전염병처럼 확산중이라고 거론하는 것이 유행이 되었죠.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Náhle začalo byť veľmi moderné hovoriť o tzv. epidémii obezity.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Plots was het trendy geworden om te spreken over de zwaarlijvigheidsepidemie.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Și dintr-o dată devenise la modă să se vorbească despre "epidemia de obezitate".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Sudah menjadi kecenderungan untuk berbicara tentang "wabah kegemukan."
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Tinha-se tornado moda falar sobre a "epidemia da obesidade".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Und plötzlich wurde es modern über "ansteckende Fettleibigkeit" zu sprechen.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Y, de repente, se había puesto de moda hablar de la epidemia de obesidad.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Ξαφνικα ειχε γινει μοδα να μιλαμε για την "επιδημια της παχυσαρκιας".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.[В тот период] неожиданно пошла мода рассуждать об эпидемии тучности.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Изведнъж стана модно да се говори за епидемията от затлъстяване.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.וכך, הנושא הראשון שלי ביחס לזה, לא היה מוות, אלא, השמנת יתר.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.وفجأة، لقد أصبحت موضة شائعة التحدث عن وباء السُمنة.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.にわかに流行になっていましたが 私は共同研究者のジェームス・ファウラーと共に
Bir zamanlar... Ebedi dişi, CHANEL Modaevi tarafından sonsuza kadar sürecek şekilde tanımlandı.Er was eens... ... de definitie van vrouwelijkheid, die voor altijd werd vastgelegd door het Huis CHANEL.
Bir zamanlar... Ebedi dişi, CHANEL Modaevi tarafından sonsuza kadar sürecek şekilde tanımlandı.Някога... вечната женственост се определя завинаги от Модна къща Шанел.
Bir zamanlar... Gabrielle Chanel, sanki moda dünyasındaki ilk günüymüş gibi zaferle geri döndü.En toen... maakte Gabriëlle Chanel een fantastische comeback, en begon weer van voren af aan.
Bolivya'da 'Andean Vogue' cholitalar için moda önerileriyle yayına başladı.En Bolivie, le "Vogue des Andes', avec des conseils de mode pour les 'cholita' est lancé.
Bolivya'da 'Andean Vogue' cholitalar için moda önerileriyle yayına başladı.In Bolivia nasce il 'Vogue delle Ande', con consigli di moda per le Cholitas .
Bolivya'da 'Andean Vogue' cholitalar için moda önerileriyle yayına başladı.In Bolivien erscheint die erste 'Vogue der Anden' mit Modetipps für Cholitas .
Bolivya'da 'Andean Vogue' cholitalar için moda önerileriyle yayına başladı.В Боливии появился «андийский Vogue» с модными советами.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.A társas termelés nem valami hóbort, a társas termelés tény.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Deci producția socială, colectivă e un fapt concret, nu o modă trecătoare.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Donc, la production sociale est un fait réel, pas une lubie.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Entonces, la producción social es un hecho, no una moda pasajera.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Jadi, produksi sosial adalah fakta nyata, bukan tren sementara.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.자, 사회적 생산은 유행이 아니라 실제 사실입니다.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Kortom, sociale productie is een feit, geen rage.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.La produzione collettiva, quindi, é un fatto reale, non una cosa passeggera.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Por isso, a produção social é um facto real, não uma moda.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Soziale Produktion ist also Tatsache, keine Mode.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Tak więc społeczna produkcja to fakt, a nie moda.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Затова, социалната продукция е реален факт.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.Итак, социальный продукт — это действительность, а не фантазия
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.אז ייצור קבוצתי הוא עובדה, לא שיגעון חולף.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.إذاً، فالإنتاج الإجتماعي هو حقيقة ماثلة، ليس بدعة.
Böylece, toplumsal üretim geçici bir moda değil, gerçek bir olgudur.それはインターネットにより始まった長い変化なのです
Bozuk olduklarını söylemedim. Eğitim sisteminin bozuk olduğunu söylemek modaya daha uygun.Nie twierdzę, że są do niczego, choć to dość powszechna opinia.
Bu aralar moda oldu."Das ist angeblich der letzte Schrei."
Bu aralar moda oldu."Das ist angeblich der letzte Schrei."
Bu aralar moda oldu."E la modã acum."
Bu aralar moda oldu."Es lo que está de moda ahora."
Bu aralar moda oldu."-Sa jag det?
Bu aralar moda oldu.""Tai papin, sehän on nyt muotia."
Bu bir nevi eski moda bir yöntem.C'est un peu " la bonne vieille méthode "
Bu moda bitince, güçlü bir konumda olacak.És amint megmássza ezt a hegyet, komoly politikai ellenfél válik belőle.
Bu moda bitince, güçlü bir konumda olacak.Και όταν υπερβεί αυτό το εμπόδιο, θα θεωρείτε μια δυνατή πολιτική διεκδικήτρια.
Bu moda bitince, güçlü bir konumda olacak.بعد ان تتسلق هذا الجبل ستصبح سياسية قوية
Bu moda:Där stod på detta sätt:
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.65,000個のハンガーです
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.옷 가게로 가득찬 도로에 6만 5천개의 옷걸이를 설치했습니다.
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.Acestea sunt 65.000 de umerase pe o strada care are multe magazine de moda.
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.Ce sont 65 000 cintres dans une rue qui est remplie de magasins de mode.
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.Đây là 65.000 cái mắc áo trên một con phố mà có nhiều shop thời trang.
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.Dies sind 65,000 Kleiderbügel auf einer Strasse, in der sich viele Kleidergeschäfte befinden.
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.Dit zijn 65.000 kleerhangers in een straat met de ene kledingwinkel na de andere.
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.Estos son 65,000 ganchos de ropa en la calle a un lado de tiendas de ropa
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.Ez 65.000 vállfa egy utcán, amin végig divatüzletek vannak.