moda ile cümle
moda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2000 yılında Amft "Lexton" Moda ödülünü Manhattan kazandı.원, 2000 년, 미국의 패션 LEXTON에 상금 맨해튼.
Moda Deniz Kulübü, hâlen mevcuttur.동 클럽은 오늘날에도 여전히 존재한다.
Harper's Bazaar, Amerika Birleşik Devletleri merkezli uluslararası moda dergisi.하퍼스 바자(Harper's Bazaar)는 미국의 여성 패션 잡지이다.
Eski arkadaş olduğu moda tasarımcısı Alexander McQueen anısına adadı.또 영국의 패션 디자이너이자 가가의 친한친구 알렉산더 매퀸에게 영감을 받았다고 말했다.
Miuccia Prada Bianchi (doğum: 10 Mayıs 1949; Milano, İtalya) İtalyan moda tasarımcısı ve girişimcidir.미우치아 프라다 (Miuccia Prada Bianchi; 1949년 5월 10일~)은 이탈리아의 패션 디자이너이며 기업가이다.
Jeremy Scott, Amerikalı moda tasarımcısı.제러미 스콧(1975년~)은 미국의 패션 디자이너이다.
14 Ocak 1971; Leipzig), Alman model ve moda tasarımcısı.토르스텐 암프트Torsten Amft, 1971년 1월 14일, 라이프치히 ~ )은 독일의 패션 모델, 패션 디자이너, 패션 아티스트이다.
Adam "Sessiz moda alayım mı?" der.קובץ סיפוריו "התואיל להיות בשקט, בבקשה?"
Ölüm nedenini birçok insan bilmiyordu, moda dünyasından yalnızca birkaç kişi biliyordu.מותה לא פורסם כמעט כלל, ואנשים מעטים בתעשיית האופנה ידעו עליו.
İnce-dar eteklerin Batı modasındaki tarihi oldukça eskidir.הופעתן של הנערות המודרניות הייתה מערבית לחלוטין.
Kadın, o dönemin Paris modasına uygun bir kıyafet giymiştir.דמותה של האישה עוצבה לבושה בבגדים מן האופנה הגותית של התקופה.
Modayı takip eder ve iyi yemekler yapar.היא תמיד מציעה פתרונות לבעיות ויודעת לבשל מצוין.
Bütün turne kostümlerini moda tasarımcısı Zuhair Murad tasarlamıştır.שמלת הכלה תוכננה בידי מעצב האופנה אלי סעב.
Bu dönemde İngiltere'de moda tasarımcısı, portre sanatçısı ve tiyatro kostüm tasarımcısı olarak çalışır.בשלב מסוים נכנסים לעבודה מעצב התפאורה, מעצב התלבושות והמוזיקאי.
Moda Burgonya rengi 1990'larda ve 2000'lerin başı arasında kadınlar içinde en popüler ruj rengiydi.הצבע היה אחד מצבעי השפתון הפופולריים ביותר בקרב נשים בשנות ה-90 ועד תחילת שנות ה-2000.
Milano ve Paris'te düzenlenen moda haftalarında pek çok defa podyuma çıkmıştır.כעבור שבוע נודדים אירועי האופנה למילאנו ולפריז.
Modayı sever.Тя обожава модата.
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Обувките с дебела платформа стават еднакво модерни както за жените, така и за мъжете.
Bu durum 1980'lerde modaya Thriller görünümü olarak yansımıştır.Подобно държание на сцена през 1980-те се счита за скандално.
1980'li yıllardan punk ve goth müzik dışında korku filmleri de bu modadan etkilenmişlerdir.През 1980-те филмите на ужасите, пънка и готиката влияят на метъл модата.
Kendine has saç ve kıyafet stili, Karl Lagerfeld gibi moda tasarımcılarına ilham kaynağı oldu.Отличителният ѝ стил се е превърнал в муза за модни дизайнери като Карл Лагерфелд.
Radyo Moda.Усмивките на модата.
"Animasyon klip modası".Калейдоскоп на модата“.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Сантра има влечение към модата.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Интересува се от мода.
Konuşkandır ve modayı çok sever.Той знае много езици и обича театъра.
Şehir, Güneydoğu Asya'nın popüler bir moda merkezidir.Градът е важен икономически център в Югоизточна Азия.
O tarihten sonra moda defilelerinde yürümeye başladı.Какво ли се е променило оттогава до днес в модната линия?
1990'larda absent modası bir canlanma yaşadı.През 90-те години на миналия век основава и модна линия.
Tarihleri, Fransız Moda Federasyonu tarafından belirlenir.Търговската марка е патентована по класическа френска технология.
"Sabah kalkıp 'modacı olayım bari' denmez!".Така да продължиме, да не е на стари години да се окалпазаниме“.
Bu sayede modadaki değişimlerden haberdar olabiliyordu.При него вече може да се забележи промяната в стила на групата.
Belgrad Moda Haftası "dünyanın en önemli 40 moda haftası"ndan biridir.Beogradski tjedan mode nalazi se na listi 40 najvažnijih tjedana mode u svijetu.
Waters "O eski moda bir garaj mekaniği üniforması giyiyordu ve üstünde "R" harfi bulunuyordu.Waters je objasnio, "On nosi onaj staromodni mehanički kombinezon sa slovom 'R' na njemu.
Belgrad'da 1996 yılından beri yılda iki kez (ilkbahar/yaz ve sonbahar/kış) moda haftaları düzenlenir.Također, od 1996. godine u gradu se dvaput godišnje (jesen/zima i proljeće/ljeto) održava i tjedan mode.
Albüm kapağında Madonna İspanyol kültürü ve modasıyla büyülemektedir.Naslovnica albuma je ponovno otkrila Madonninu fasciniranost španjoslskom kulturom i modom.
Dizide Fatoş moda hayranı biridir.Po struci je modna dizajnerica.
Hep moda dergileri okur.Objavljuje u književnim časopisima.
Ürün adı daha sonra Mug Eski Moda Kök Bira için değiştirildi.Uzgaja ga se prije svega zbog njegove pivo-plavkaste kože.
Moda arenada oyuncu kendine bir rakip seçer ve her iki Lady arasında popülerlik özellikleri karşılaştırılır.V Módnej Aréne hráč si musí vybrať inú Lady a obe si budú porovnávať vzájomne svoju Popularitu.
Kız kardeşi Natali moda öğrencisidir.Má mladšiu sestru Natali, ktorá študuje módu.
Yani saatler, saat anlamıyla gelişmesi dışında bir moda girişimiydi.Na hodinkách sa preto vyskytuje skôr ako "módny doplnok".
Smith, tüm gücüyle sanayi gelişimini engelleyen modası geçmiş devlet kısıtlamalarına saldırıyordu.Smith energicky napadol zastarané vládne reštrikcie, ktoré podľa jeho názoru bránili expanzii priemyslu.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Sú veľmi ovplyvňované módou.
Zamandaşı meslektaşları arasında moda olan Keynesçilik akımının taraftarı olmadığı için pek sevilmemiştir.Pre svoje pokrokové názory ju nemá nikto z Ťapákovcov rád.
Erkekler dahi modayı sıkça takip eder olmuştur.Pásť voly často chodili aj mladí muži.
Rosalind Ayres, Lucy Duff-Gordon rolünde: Dünyaca tanınmış bir moda tasarımcısı ve Cosmo Duff-Gordon'un eşi.Lucy Duff-Gordonová bola módna návrhárka a Sir Cosmo Duff-Gordon bol bohatým statkárom.
Marlboro Classics İtalyan moda markası.Marlboro Classics je taliansky lifestylový a módny dom (módna značka).
Kadınlar için diğer bir moda da dışa giyilen kadın iç çamaşırlarıydı.Bývalým prísnym pravidlom bolo nosenie sukien pre ženy.
Özel operasyon modundaki bazı silahlar bu moda özgüdür ve çok oyunculu modda kullanılamaz.Ovláda niekoľko druhov bojových umení a je neprekonateľný v zaobchádzaní so zbraňami.
Bunlar bazı kaynaklarda semi-modal olarak adlandırılır.Metriko v različnih virih različno poimenujejo.
Moda, erkek pantolonlarının biçimine büyük değişiklikler getirmemiştir.Pri fantih ni glede oblačenja nobenih večjih sprememb.
Bu işi bırakırsam moda tasarımcısı olabilirim ama kalbim buraya ait.”Dokler se še uveljavljam kot nosilec te stvari, sem tudi njen lastnik."
Koruma amaçlı giysiler modadan uzak olmak zorunda değildir.Zaščitne obleke shranjevati ločeno od navadne.
İngilizcedeki modal verb'ler can, could, may, might, must shall, should, will ve would'dur.Beseda Бэрх (berh) v mongolskem jeziku lahko pomeni težaven, težak, muhast ali nepopustljiv.
Calvin Klein Inc. Amerikalı moda tasarımcısı Calvin Klein tarafından kurulan moda evi.„Calvin Klein“ – amerikiečių mados namai, įkurti dizainerio Calvin Klein.
Kadın oyuncuların kostümlerini ünlü modacı Coco Chanel tasarlamıştır.Jame aktorė vaidino žymiąją prancūzų dizainerę Coco Chanel.
Ama bunların modası çoktan geçti.Tačiau tokia vartosena dabar jau pasenusi.
Moda Hastanesi’nde 2,5 ay yattı.Vėliau 3,5 mėnesio praleido ligoninėse.
Bu Modaspor'un tarihteki ilk ve tek katılımı olmuştur.Tai buvo pirmasis ir kol kas vienintelis toks atvejis Oskarų apdovanojimų istorijoje.