mod ile cümle

mod kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.China is working to modernize its weapons program.
Onun modernizasyonu beklentilerimin çok ötesindeydi.Its modernization was far beyond my expectations.
Favori moda tasarımcın kimdir?Who's your favorite fashion designer?
Favori moda mankenin kim?Who's your favorite fashion model?
O moda için bir köledir.She's a slave to fashion.
Modernizasyon planı, ülkenin karakterini tamamen değiştirdi.The modernisation plan has completely changed the character of the country.
Önümüzdeki yıl şapkalar moda olacak.Next year, hats will become fashionable.
Çocuk model tankını tahrip etti.The child blew up his model tank.
Sao Paulo Brezilya'nın en modern şehridir.São Paulo is Brazil's most modern city.
Herhangi bir mağazanın bu modeli o fiyata satacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that any store would sell this model for that price.
Bir sonraki modelin bundan daha iyi olacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that the next model will be any better than this one.
Bir model olmanın hayalini görürdüm.I used to dream about becoming a model.
Onun arabası son model.His car is the latest model.
Shizuoka'da birçok plastik model üreticisi vardır.There are many plastic model manufacturers in Shizuoka.
Tom modern popüler müzik hakkında oldukça bilgili.Tom is quite knowledgeable about modern popular music.
Tom modaya ayak uydurmaya bile çalışmaz.Tom doesn't even try to keep up with fashion.
Bu tür bluz biraz eski moda görünmeye başlıyor.This kind of blouse is beginning to look a bit old-fashioned.
Tom yorgundu ve kötü bir moddaydı.Tom was tired and in a bad mood.
Tom modern sanatı sevmez.Tom doesn't like modern art.
Tom'un kesinlikle bazı oldukça eski-moda fikirleri var.Tom certainly has some pretty old-fashioned ideas.
Modern DNA analizleri, ABD'de birçok kişiyi temize çıkardı.Modern DNA analysis has exonerated many people on death row in the US.
Ben yaklaşık saat 9.00'da Modena'da olacağımı düşünüyorum.I think that I'll be in Modena at around 9 o'clock.
Onlar bunun çok modern göründüğünü söylüyor.They say it looks too modern.
Modern çağda insanlar bağımsızdır.In the modern age, humans are detached.
Senin düşüncelerin biraz eski moda.Your ideas are a little old-fashioned.
Tom Mary'nin yeni saç modelini sevdi.Tom liked Mary's new hairstyle.
Koleksiyonumda yalnızca bir tane eksik model var.There's only one model missing in my collection.
Uzun saçın modası geçti.Long hair is out of fashion.
Modern kediler fare yemezler.Modern cats don't eat mice.
O modern bir kızdır.She's a modern girl.
Eski modelleri tercih ederim.I prefer antiquated models.
Bu ayakkabılar eski modadır.Those shoes are old fashioned.
Hayır, televizyon izlemediğim için modadan anlayamıyorum.No, I can't understand the fashion because I don't watch TV.
Ekkehard, noel için bir model tren istiyor.Ekkehard wants a model train for Christmas.
Modern sanat beni ilgilendirmiyor.Modern art doesn't interest me.
Modern cazı sevmiyorum.I don't like modern jazz.
Felipe modern bir kamyon satın aldı.Felipe bought a modern truck.
Kadife pantolonun modası geçmiştir.Velvet pants are out of style.
Bir şehri modernleştirmek pahalıdır.It's expensive to modernize a city.
Kız kardeşim bir moda dergisinin abonesidir.My sister is subscriber of a fashion magazine.
"Online olduğunu görmedim ki" "Evet, görünmez modundaydım.'"I didn't see that you were online." "Yes, I was in invisible-mode.'
O, en son modalar hakkında çok şey biliyor.She knows a lot about the latest fashions.
Bu yılın modaları geçen yılınkilerden tamamen farklı.This year's fashions are completely different from last year's.
Bu daha eski bir model.It's an older model.
Bunun modası geçmiş.It's outdated.
Daha modern binalar daha eskilerden daha güvenlidir.More modern buildings are safer than older ones.
Tom'un 56k hızında bir modemi var.Tom has a fast 56k modem.
Mary model olarak çalışıyor.Mary is working as a model.
Bu demode bir model.That's an obsolete model.
Modern tıp olmasaydı şu an ölmüş olurdum.If it wasn't for modern medicine, I'd be dead right now.
Moda bir kısır döngüdür.Fashion is a vicious cycle.
Modern medeniyet bilim ve eğitim üzerine kurulmuştur.Modern civilization is founded on science and education.
İsrail'in resmi dili Modern İbranicedir.The official language of Israel is Modern Hebrew.
Bu ofiste mobilyalar oldukça modern.The furniture in this office is fairly modern.
Japonya gençliğinin modayı izleme eğilimi var.The youth of Japan have a tendency to follow fashion.
Modern İbranice, Eski İbranice'den daha kolaydır.Modern Hebrew is easier than Ancient Hebrew.
Şarj cihazının model numarasını ezberledim.I've memorized the model number of the charger.
Bu yeni bir model.This is a new model.
Bu sadece şu can sıkıcı moda sözcüklerden biri.It's just one of those annoying buzzwords.
O bir modeldir.She's a model.

İlgili Sayfalar