mod ile cümle
mod kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun yeni saç modeli kulaklarını örtüyor.Her new hairstyle covers her ears.
O her zaman moda kıyafetler giyer.She always wears fashionable clothes.
O modaya uygun.She's fashionable.
Onun bir moda duygusu var.She has a sense of fashion.
O modadaki bütün en son trendleri izler.She follows all the latest trends in fashion.
O, şimdiki moda hakkında çok şey bilir.She knows much about recent fashions.
O bizim için harika bir rol modeliydi.She has been a wonderful role model for us.
Eski kıyafetlerini daha modaya uygun hale getirmek için değiştirdi.She altered her old clothes to make them look more fashionable.
O bir moda kölesi.She is a slave of fashion.
Babam Noel için bana model uçak aldı.My dad bought a model plane for me for Christmas.
Babam bana bir geminin modelini yaptı.Father made me a model of a ship.
Babam bana bir model uçak satın aldı.Father bought me a model plane.
Çok sayıda model arabalarım var.I have many model cars.
Model uzay gemileri yapmak ilginçtir.Making model spaceships is interesting.
Model uçaklar yapmak onun tek hobisidir.Making model planes is his only hobby.
Model uçak yapmak ilginçtir.Making a model plane is interesting.
Başbelaları nadiren model vatandaşlar olurlar.Troublemakers rarely become model citizens.
Şapkalar moda oluyorlar.Hats are coming into fashion.
Moda çabucak değişir.Fashions change quickly.
Modalar yaşlanır ve ölür.Fashions grow old and die.
Modayı izleme.Don't follow fashion.
O şimdiye kadar dokuz insansı robot yapmıştı ama onların hepsi tanıtım modelleriydi.Up to now he had made nine humanoid robots but they were all demonstration models.
Bir modül basit alt modülün toplamı ise semisimple olduğu söylenir.A module is said to be semisimple if it is the sum of simple submodules.
Kısa eteklerin modası şimdiden bitti.Short skirts have already gone out of fashion.
Kısa eteklerin modası çoktan geçti.Short skirts are already out of fashion.
Siyah ceketler bu kış moda.Black coats are in fashion this winter.
Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” modern edebiyatın gerçek başyapıtıdır.“The Satanic Verses” by Salman Rushdie is a real masterpiece of modern literature.
Bilirsin, ben biraz eski modayımdır.I'm a little old fashioned, you know.
Bu pek modadır.It's all the rage.
Modellerimizi C ++'ya uyguladık.We implemented our models in C++.
Bu modül ile Enter tuşunun bir olay oluşturmasını sağlayabilirsiniz.With this module you can make the Enter key generate an event.
Ben modern sanatla ilgili değilim.I'm not interested in modern art.
Onun evi çok modern.His house is very modern.
O, modern Fransız edebiyatında ihtisas yaptı.He majored in modern French literature.
O, Fransa'nın modern tarihi hakkında bilgi sahibidir.He knows about the modern history of France.
Modern tıpta ilerlemek biraz zaman aldı.It took a while to make headway in modern medicine.
Onlardan ikisi kimyayı modern bilime dönüştürdü.The two of them transformed chemistry into a modern science.
Bu ofisteki mobilya gerçekten modern.The furniture in this office is really modern.
Bu müze, muhteşem bir modern sanat koleksiyonuna sahiptir.This museum has a magnificent collection of modern art.
Esperanto uluslararası iletişim için çok uygun olan modern bir dildir.Esperanto is a modern language that is very suitable for international communication.
Ne yazık ki çakma kapıların modası geçiyor.Batten doors are sadly falling out of fashion.
Yönetici ve moderatörler en iyi dil aracı Tatoeba Project için çalışıyorlar.Administrator and moderators are working for the best language tool, Tatoeba Project.
Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.All models are wrong, but some are useful.
İlaçlar modern toplumun bir kanseridir.Drugs are a cancer of modern society.
Modası geçmiş cazibeleri var.They have a nerdy fascination.
Bu özel model gerçekten düşük bir pil ömrüne sahip.This particular model has a really low battery life.
Tom modern sanatı taktir ediyor.Tom appreciates modern art.
Tom modern sanattan hoşlanır.Tom appreciates modern art.
Tom modern sanattan zevk alır.Tom appreciates modern art.
Tom'un modern resim için estetik duygusu vardır.Tom has an aesthetic sense for modern painting.
Onların evi çok moderndir.Their house is very modern.
Modern bir fabrika tamamen otomatiktir.A modern factory is totally automated.
Onlar büyükannelerinin evini yenilediler ve modern mobilyalar getirdiler.They renovated their grandmother's house and brought in modern furniture.
Yeni konser salonu, yüksek, modern bir yapıdır.The new concert hall is a tall, modern, structure.
Bugün moda modellerinin çok zayıf olduğunu düşünüyorum.I think fashion models today are too thin.
Keşke fötr şapka modaya uygun geri gelse.I wish the fedora would come back in style.
Interlingua uluslararası konuşmalar için modern bir araçtır.Interlingua is a modern tool for international communication.
Bir bilgisayar modern bir cihazdır.A computer is a modern device.
Bugün, modern toplumda sporun öneminden bahsetmeyi planlıyorum.Today, I plan to talk about the importance of sports in modern society.
Gösteri Avrupa'dan modern sanatı sundu.The show presented modern art from Europe.