Ana içeriğe geç
Sözlük

mizah ile cümle

mizah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.ユーモアは判断力に決定的に負けてしまうんです そうならないわけがありません
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.Em 2001, na temporada televisiva de setembro de 2001, o humor sucumbe ao julgamento de uma vez por todas,
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.En el 2001, en la temporada de TV de setiembre del 2001, el humor sucumbe al juicio por primera vez.
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.Im Jahr 2001, im September der 2001er Fernsehsaison, unterliegt der Humor für immer den Urteilen.
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.În 2001, în sezonul de televiziune din septembrie 2001, umorul face loc judecății pentru totdeauna.
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.Tahun 2001, musim televisi September 2001, humor kalah dengan pengadilan selamanya.
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.W 2001, we wrześniowym sezonie telewizyjnym w 2001 dowcip, raz na zawsze, ustępuje opinii.
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.Το 2001, στην τηλεοπτική σεζόν του Σεπτεμβρίου 2001, το χιούμορ δίνει τη θέση του στην κρίση μια για πάντα.
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.В 2001, в вересні на телебаченні гумор поступається критиці раз і назавжди.
2001 yılındayız. 2001 Eylül ayı mizah "Muhakeme" yetisine ilk ve son olarak yenik düşüyor.В 2001 году, в телесезон сентября 2001 года, юмор окончательно уступает место решениям и суждениям.
90'lar --Mizahın altın çağı--90년대에 - 유머의 거품이 존재하던 -
90'lar --Mizahın altın çağı--De jaren '90: de grote bollen van humor.
90'lar --Mizahın altın çağı--Os anos 90 — as grandes bolas de humor.
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.90-е годы - юмор прямо пузырится - мы смотрим такие шоу, как "Друзья", "Фрейзер", "Привет" и "Сайнфелд".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.90-те - големите хумористични сапунени мехури -- гледаме "Приятели", "Фрейзър", "Наздраве" и "Сайнфилд."
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Anii '90, marea bulă de umor, priveam "Prietenii tăi", "Frasier", "Cheers" şi "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.En los años 90 -en la burbuja grande del humor- tenemos "Friends", "Frasier", "Cheers" y "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Gli anni '90 -- la grande bolla della risata -- guardiamo "Friends", "Frasier", "Cin Cin" e "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.In den 90ern - große Blasen für Humor - schauen wir "Friends", "Frasier", "Cheers" und "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Les années 90, les grosses bulles d'humour, nous regardons "Friends," "Frasier," "Cheers" et "Seinfeld."
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Tahun 90-an -- gelembung besar acara humor -- kita menonton "Friends," "Frasier," "Cheers" dan "Seinfeld."
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Στα 90 -οι μεγάλες φούσκες χιούμορ- βλέπουμε τα "Φιλαράκια", το "Frasier", το "Cheers" και το "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Дев'яності - приплив гумору - ми дивимось "Friends", "Frasier", "Cheers" та "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı--שנות התשעים -- הבועות הגדולות של ההומור --
90'lar --Mizahın altın çağı--في التسعينيات -- فقاعات كبيرة من الدعابة --
90'lar --Mizahın altın çağı--『フレンズ』『フレイザー』『チアーズ』 そして『サインフェルド』
Ama bizim için, ve benim için, mizahı tasarlamaya yardım etmede,하지만 우리로서는, 저로서는, 유머를 디자인하는 것을 돕는 입장에서,
Ama bizim için, ve benim için, mizahı tasarlamaya yardım etmede,אבל עבורנו, ועבורי, שעוזר לתכנן את ההומור,
Ama bizim için, ve benim için, mizahı tasarlamaya yardım etmede,ولكن بالنسبة لنا، وبالنسبة لي، المساعدة في إعادة تصميم الدعابة،
Ama bizim için, ve benim için, mizahı tasarlamaya yardım etmede,それぞれを比較しても意味はありません
Arthur Koestler'e göre,mizah sanat ve bilim arasında.Bisosyallik deniyor.유머, 예술과 과학의 관계에 있어 양자조합(bisociation)이라고 칭하는 것입니다.
Arthur Koestler'e göre,mizah sanat ve bilim arasında.Bisosyallik deniyor.בין הומור, אומנות ומדע, מכנה בי-סוציאליזציה.
Arthur Koestler'e göre,mizah sanat ve bilim arasında.Bisosyallik deniyor.والدعابة، والفنون والعلم، بما يسمى بالجمع المزدوج.
Arthur Koestler'e göre,mizah sanat ve bilim arasında.Bisosyallik deniyor.二元結合と呼ぶものを求めているのです 違う枠組みからアイデアを組み合わせて
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Cerco di usare la stessa immaginazione, la stessa fantasia, lo stesso amore per le parole.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Ich versuche, diesellbe Art der Vorstellungskraft, dieselbe Laune zu gebrauchen, dieselbe Liebe zur Sprache.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Ik probeer dezelfde verbeelding te gebruiken, dezelfde soort grillen, dezelfde liefde voor de taal.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Încerc să folosesc același fel de imaginație, aceeași fantezie, aceeași dragoste pentru limbaj.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.J'essaie d'utilier la même imagination, la même fantaisie, le même amour du langage.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.전 같은 종류의 상상, 같은 종류의 기발함, 같은 종류의 언어에 관한 애정을 사용합니다.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Próbuję używać tego samego rodzaju wyobraźni, tej samej fantazji, tej samej miłości do języka.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Tôi cố gắng dùng trí tưởng tượng tương tự, sự hài hước tương tự, và tình yêu đối với ngôn ngữ tương tự.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Trato de usar el mismo tipo de imaginación, el mismo tipo de humor, el mismo tipo de amor por el lenguaje.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Ugyanazt a fajta képzeletet és furcsaságot próbálom használni, és ugyanazt a nyelvszeretetet.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Опитвам се да използвам същото въображение, същите хрумвания, същата любов към езика.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Я стараюсь использовать такое же воображение, такую же фантазию, такую же любовь к языку.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.אני מנסה להשתמש באותו סוג של דמיון, אותו סוג של גחמנות, אותו סוג של אהבת השפה.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.أحاول استخدام نفس الخيال، ونفس النزوه، وكذلك نفس لغة الحب.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.言葉に対する愛情も同じように使っています 私の友人はかっこいい人が多く
Basit olarak, mizah böyle işler.Básicamente, así funciona el humor.
Basit olarak, mizah böyle işler.Basicamente, é desta forma que o humor funciona.
Basit olarak, mizah böyle işler.C'est essentiellement comme ça que l'humour fonctionne.
Basit olarak, mizah böyle işler.In sostanza, l'umorismo funziona così.
Basit olarak, mizah böyle işler.기본적으로, 이것이 유머가 작동하는 방법입니다.
Basit olarak, mizah böyle işler.Practic, așa funcționează umorul.
Basit olarak, mizah böyle işler.So funktioniert Humor immer.
Basit olarak, mizah böyle işler.Tak działa humor.
Basit olarak, mizah böyle işler.Về cơ bản, khôi hài nó là thế.
Basit olarak, mizah böyle işler.Vskutku, tímto způsobem humor funguje.
Basit olarak, mizah böyle işler.Zo werkt humor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod