- Sizinle konuşabilir miyim?- May I speak with you?
Bayan Trowbridge, size bay Robert Rainsford'u takdim edebilir miyim?Miss Trowbridge, may I present Mr. Robert Rainsford.
O gün bilinmez ama geri dönecek miyim?Don't even know the day I'll ever return.
Ben olabilir miyim?May l?
Afedersiniz, ben araya girebilir miyim?Excuse me, may I interrupt?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Minister, excuse me, may I see you in private?
Yani ... Ben bu ay tekrar görecek miyim?So...Am I going to see you again this month?
Sizce Pamuk Prenses kadar güzel değil miyim?You think I'm not up to par with Snow White?
Ben seninle gelmeyecek miyim ?.I'll go along
Centilmen bir erkek olarak seni görmek, İsteyemez miyim ?I just desired to see you
- Gidebilir miyim? Lanet olsun! Neymi?What?
Politikacıların bunu yaptığını düşünebilir miyim?Can I picture politicians doing it?
Bunlarý buraya býrakabilir miyim?Can I leave these here?
Sana sýkýntý verir miyim?Will I bother you?
Bol sebze alabilir miyim?That's why, he's here. Oh. I see.
Nedenini sorabilir miyim?Can I ask the reason why?
Neden Won Kang Hwi olmak zorunda sorabilir miyim?Can I ask you why it has to be Won Kang Hwi?
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak ister miyim hani.You know, is that somebody I want to be friends with?
Bir tane daha alabilir miyim?Can I have one more?
Birşey söyleyebilir miyim?Can I say something?
Gerçekten seninle konuşabilir miyim?Shall I really tell it all to you?
Sizden bir şey daha isteyebilir miyim?Then, can I ask you something else?
Öyleyse... ...haddime değil ama bir şey rica edebilir miyim?Then it may seem rude but can I ask a favor too?
Onlarla hemen tanışabilir miyim?Can I see him right away?
O zaman deniz ürünü çorbası alabilir miyim? En büyüğünden lütfen.Then give us a big portion of seafood soup, the biggest one.
Bir kahve alabilir miyim?Can I have a coffee?
- Burada kalabilir miyim? - Yine mi kaçtýn?Que surpresa!
Size kardeţim Adolf'ü takdim edebilir miyim?Mas é verdade, Sr. Woeste, morrem muitas crianças. Temos que dizer!
Burada olduđunuza göre peder, size bir ţey sorabilir miyim?Schmidt não é o único que te toca, sabe disso! - Louis!
Bay Woeste ile görüţebilir miyim?É? Daens está pedindo 12 francos por 2 horas!
Sonra sattığımın üstüne yukarı satış yapabilir miyim diye düşünürdüm.And next thing to think about is can I up-sell the product.
Sana "Oppa" diyebilir miyim?Can I call you oppa?
Özür dilerim ama ailenizin ne iş yaptığını sorabilir miyim?Excuse me, but who are your parents?
Sizinle gelemez miyim?Can I go, too?
Bir soru sorabilir miyim?Excuse me!
Söyleyemez miyim? Onlar bu kadar yüce mi?Are they that remarkable?
Şunu... Deneyebilir miyim?Can I . . . try that?
Bakalım çizebilecek miyim? x^2 grafiği böyle görünüyor olmalı, değil mi?Let's see if I can draw it. The graph x squared looks something like this, right?
Sadece bir dolarlık malzemeler ile bir şeyler yaratabilir miyim?What if I could only create with a dollar's worth of supplies?
Ben senin gibi miyim?Am I like you?
Kolumun röntgenini çektirmeli miyim?Don't I need to get my arm x-rayed?
Kim arıyor sorabilir miyim?Could I ask who is calling?
Giremez miyim?<br />Ne oldu?I can't enter? What happened?
Güvenmeli miyim?Should I?
Ayrıca annem için de küçük bir mesaj iletebilir miyim?And can I also make a small message to my mom?
Ben verir miyim anne he, ben verir miyim?Would i give him mom? Would i let it happen?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Shall I wait, because they don't speak, because they stand still, and answer no more?
Ben boğa eti yer miyim? Ya da keçi kanı içer miyim?Will I eat the flesh of bulls, or drink the blood of goats?
Entarimi çıkardım, Yine giyinmeli miyim? Ayaklarımı yıkadım, Yine kirletmeli miyim?I have taken off my robe. Indeed, must I put it on? I have washed my feet. Indeed, must I soil them?
Ben yalnızca yakındaki Tanrı mıyım? Uzaktaki Tanrı da değil miyim?›› diyor RAB,Am I a God at hand, says Yahweh, and not a God afar off?
Geçimi için çalışması gereken yalnız Barnabayla ben miyim?Or have only Barnabas and I no right to not work?
Ben, sadece elçi ol(arak gönderil)en bir insan değil miyim?"I am only man and a messenger."
Yahut ben, şu aşağılık, nerdeyse söz anlatamayacak durumda olan adamdan daha iyi değil miyim?Am I (not) better than him who is contemptible, and cannot even express himself clearly?
"Daha önce kardeşini size emanet ettiğim gibi, şimdi onu emanet eder miyim?He replied: "Should I trust you with him as I did his brother?
Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim? "I am only man and a messenger."
"Yahut, ben zavallı ve nerdeyse konuşamayan bu kimseden daha üstün değil miyim?"Am I (not) better than him who is contemptible, and cannot even express himself clearly?
Ben, şu aşağılık ve doğrudüzen söz bile söyliyemeyen adamdan daha hayırlı değil miyim?Am I (not) better than him who is contemptible, and cannot even express himself clearly?
"Yoksa ben şu zavallı, şu meramını anlatamayacak adamdan hayırlı değil miyim?"Am I (not) better than him who is contemptible, and cannot even express himself clearly?
Yoksa ben, nerede ise meramını anlatamayan şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim?Am I (not) better than him who is contemptible, and cannot even express himself clearly?
Ve ilâve etti: “Ey elçiler, bundan başka işiniz nedir? sorabilir miyim?”And asked them: "What matter, O angels, brings you here?"