İsterseniz besin maddelerini alın. Bunun yer miydiniz?Zjedli by ste toto?
İsterseniz besin maddelerini alın. Bunun yer miydiniz?Θα το τρώγατε αυτό;
İsterseniz besin maddelerini alın. Bunun yer miydiniz?Бихте ли изяли това?
İsterseniz besin maddelerini alın. Bunun yer miydiniz?Ви б з'їли це?
İsterseniz besin maddelerini alın. Bunun yer miydiniz?Стали бы вы это есть?
İsterseniz besin maddelerini alın. Bunun yer miydiniz?האם הייתם אוכלים את זה?
İsterseniz besin maddelerini alın. Bunun yer miydiniz?هل تأكلون هذه ؟
İsterseniz besin maddelerini alın. Bunun yer miydiniz?妥当な答えは「何の肉かにもよるけど」ですね
(Kadın: Daha önce hiç öpüşme testi yapmış mıydın?)Ai mai făcut vreodată un test care să implice sărutul?)
(Kadın: Daha önce hiç öpüşme testi yapmış mıydın?)(진행자) 전에 키스 테스트를 해 본 적이 있으세요?
(Kadın: Daha önce hiç öpüşme testi yapmış mıydın?)Už ste predtým urobili bozkávaciu skúšku?)
(Kadın: Daha önce hiç öpüşme testi yapmış mıydın?)(المرأة: هل قمت باختبار تقبيل من قبل؟)
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?남은 20달러로 티켓을 사시겠습니까?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Bạn có lấy 20$ còn lại để mua vé không?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Cheltuiţi restul de 20 de dolari pentru un bilet?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Elköltené a maradék 20 dollárost egy jegyre?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Est-ce que vous dépensez les 20 dollars restants pour acheter une place?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?¿Gastarían sus 20 dólares restantes en un boleto?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Minuli by ste tú druhú na kúpu lístka?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Spendereste i vostri 20 dollari che vi rimangono per un biglietto?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız? Tabii ki evet:Zou je de andere 20 dollar uitgeven aan een kaartje?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Utratíte zbývající peníze za lístek?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Ville I bruge de sidste 20 dollars på at købe en billet?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Würden Sie Ihre verbliebenen 20 Dollar für eine Eintrittskarte ausgeben?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Θα ξοδεύατε τα 20 δολλάρια που σας έμειναν για ένα εισιτήριο;
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Бихте ли си купили билет?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Потратите ли вы оставшиеся 20 долларов на билет?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?האם תשתמשו בשטר שנותר לכם כדי לקנות כרטיס?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?هل ستقوم بإنفاق العشرين دولار المتبقية في شراء التذكرة؟
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?ええ もちろんです 芝居を見に劇場に来たのですから
Keman çalmana karar veren sen değil miydin?Du hast nicht selbst bestimmt, dass du spielen solltest?
Keman çalmana karar veren sen değil miydin?Nebyls to ty, kdo rozhodl, že bys měl cvičit?
Keman çalmana karar veren sen değil miydin?To nie byłeś ty, który zadecydował, że powinieneś grać?
Keman çalmana karar veren sen değil miydin?Δεν αποφάσισες εσύ να γίνεις μουσικός;
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Ei, non devi andare a incontrare tuo marito? Yaaa-marito?!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hei, nu trebuie sa iti intalnesti sotul? Hei, sotul!?!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hej, nemáš sa stretnúť so svojím manželom? Heej~manžel!?
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hej, nie masz tu spotkać swojego przyszłego męża? Męża?!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hé, ne dois-tu pas aller voir ton mari ? Hey, mari !?!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hey, behöver inte du gå å möta din man? yyaa~~man?!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hey, bukannya kamu akan pergi menemui suamimu? yaa~~~ suami!?!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hey, moet je je echtgenoot niet gaan ontmoeten? yyaa echtgenoot?!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hey,musst du nicht deinen Ehemann treffen? yyaa~ Ehemann!?!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Này, cậu không phải đi gặp "phu quân" sao? Này... "phu quân" gì?
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?! Sonra katılacak mısın bize?Hey, skal du ikke møde din mand? mand?? du kommer senere, ikke?
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Έι, δε πρέπει να πας να συναντήσεις τον σύζυγο σου; Αααα~ σύζυγο!;!
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Хей, не трябва ли да се срещнеш с мъжа си? Аз..... мъжа ми?
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Эй, разве тебе не надо пойти встретиться со своим мужем? Эяяя, мужем?
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!?היי, את לא רוצה ללכת לפגוש את בעלך !?כן.. בעל
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!أنتِ أليس عليك الذهاب لمقابله زوجك؟ أنــتِِِ... زوجي؟
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!ちょっと~旦那さんって?! 後で来るか?
Kötü Beygir. Birini mi öldürmek? Sen olsan yapar mıydın?Злой Конь. — Убить кого-нибудь? — Ты сделаешь это? — Чтобы попасть в Злую Лигу Зла? — Посмотри на меня, мужик!
Lanet olsun. - Bunu daha önce çekmiş miydin? - Evet, evet, çektim.Heb je dat gefilmd?
-Muhabir miydin?В качестве репортера?
Nasıl öylece çekip gidersin? kız kardeşine hoşçakal demeyecek miydin?Bagaimana bisa kamu pergi seperti ini? Kamu tidak mau mengucapkan selamat tinggal kepadaku?
Nasıl öylece çekip gidersin? kız kardeşine hoşçakal demeyecek miydin?Come puoi partire cosi? Non volevi neanche dire addio alla tua piccola sorellina?
Nasıl öylece çekip gidersin? kız kardeşine hoşçakal demeyecek miydin?Comment peux tu partir ainsi ? Tu n'allais pas me dire au revoir ?
Nasıl öylece çekip gidersin? kız kardeşine hoşçakal demeyecek miydin?Hogy mehetsz csak így el? Még csak el sem köszöntél a kishúgodtól?
Nasıl öylece çekip gidersin? kız kardeşine hoşçakal demeyecek miydin?Jak możesz tak po prostu odjechać? Nie zamierzałaś się nawet ze mną pożegnać?
Nasıl öylece çekip gidersin? kız kardeşine hoşçakal demeyecek miydin?동생한테 작별인사 안하려고요?