Nohudu ekleyip karıştırın ve 2-3 misli kabarana kadar bekletin.嵌張待ちで和了すると符点2点が付く。
Ve karşılığında ise verdiğinizi on misliyle alırsınız.3次都答對就可拿1萬塊獎金。
Teiresias: "Erkek bir zevk duyarsa, kadın onun dokuz mislini duyar" diye buyurmuş.테이레시아스는 “남녀의 쾌감을 합친 것이 10이라면 남자가 느끼는 것은 그 중 1에 불과합니다”라고 대답했다.
Eğer rüzgâr hızı iki misline çıkarsa rüzgârdaki enerji sekiz faktörü ile artar (23).제단의 길이를 두 배로 늘리면, 제단의 부피는 여덟 배(23)가 된다.
Mesela; 8 seri adımda 2 misli seyreltmenin sonucundaki pozitif okumalar, 1:256 titer değerine tekabül eder.לדוגמה, עבור דגימה ששמונת המיהולים פי שניים הראשונים שלה נותנים קריאה חיובית, ערך הכיל הוא 1:256.
Ve karşılığında ise verdiğinizi on misliyle alırsınız.לקחו יותר מעשר מהמגיע להם.
Keza, iki misli dejenere kodonlar 3. pozisyonda olabilecek 3 mutasyondan birine dayanıklıdırlar.Двойно изродените кодони допускат една от три възможни точкови мутации в третата позиция.
Ve karşılığında ise verdiğinizi on misliyle alırsınız.Ponúkol mu zaň 10 000 frankov, na vtedajšie pomery slušnú sumu.
Eğer gemi sağ salim geri dönerse, gemi sahibi deniz ödüncünü misliyle geri öderdi.Ak majiteľ umrie, loď vraj začne smútiť.
Bazı özel sayılarında sayfa sayısı iki veya üç misli artabiliyordu.Spare bol presvedčený, že môže existovať veľký záujem o jeho obrázky po 2 alebo 3 guineje.
Bu dönemde millî gelir yükseldi ve tüketim malları üretimi 2 misli arttı.Podnik prešiel modernizáciou a jeho ťažba vzrástla na takmer dvojnásobok.
Yardım için bağışlanan her pound, ödünç alınan borçların ödenmesi için on misli olarak ülkeden çıkıyordu.Iga abiks annetatud naela kohta tuli kümme korda rohkem võla katteks ära maksta.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Aber ich zahlte ihn gern, denn für jeden Schlag, den ich einsteckte, konnte ich zwei austeilen.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ale bola som šťastná, že ju môžem zaplatiť, pretože za každý úder, čo som dostala, som bola schopná dať dva.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ale zaplatila jsem ji ráda, protože za každou ránu, kterou jsem dostala, jsem uštědřila hned dvě.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Dar l-am platit cu bucurie pentru ca, pentru fiecare lovitura primita, am putut sa dau doua in schimb.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.De boldogan megfizettem, mert minden csapást kétszeresen adtam vissza.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.하지만 저는 기꺼이 그 대가를 치루고 싶었습니다. 왜냐하면 그들이 결정타를 한번 치면 저는 두배로 돌려줄 수 있었기 때문입니다.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Lecz byłam gotowa ją ponieść, ponieważ za każdy cios, który otrzymałam byłam w stanie oddać dwa.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Maar ik wilde die graag betalen want voor elke klap die ik kreeg, kon ik er twee uitdelen.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ma ero felice di pagarlo, perché per ogni colpo ricevuto ero capace di darne due.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Mais je ne regrette rien. Pour chaque coup reçu, j'ai été capable d'en rendre deux.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Mas eu estava feliz por pagá-lo porque por cada golpe que recebia, conseguia retribuir dois.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Men jag betalade gladeligen, eftersom jag för varje slag jag fick, kunde jag ge två i retur.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Men jeg betalte med glæde, fordi for hvert stød jeg tog imod, var jeg i stand til at uddele to.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Nhưng tôi rất vui để trả giá, vì cứ mỗi lần tôi gặp vấn đề, tôi có thể trả đòn gấp đôi.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Pero estaba feliz de pagar el precio porque por cada golpe que recibí, yo pude dar dos de vuelta.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ήμουν όμως χαρούμενη να το πληρώσω, αφού κάθε χτύπημα που δεχόμουν, το ανταπέδιδα διπλά.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Но бях готова да я платя, защото на всеки удар бях готова да отвърна с два.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Но я рада была ее платить, потому что на каждый удар я отвечала двумя.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Та я була рада заплатити її, бо за кожен отриманий удар я могла нанести два.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.אך שמחתי לשלם אותו, כי כנגד כל מכה שספגתי, הצלחתי להשיב שתיים.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.ولكني سعيدة بأن أدفع لذلك، لأنه من أجل كل أذى سأتلقاه سأتمكن من إعطاء في المقابل شيئين
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.二倍にして返しました (笑)
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.하지만 지난 10년간 대역폭이 수백배로 불어났습니다. 갑자기, 여기 자리잡았습니다.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ale v posledních 10 letech přenosová rychlost vystřelila vzhůru stonásobně. Najednou je to tady.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ale w ostatnich 10 latach przepustowość wzrosła stukrotnie. Nagle znajdujemy się tutaj.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Dar în ultimii 10 ani, lăţimea de bandă a crescut de sute de ori. Brusc, suntem aici.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.De az utolsó 10 évben a sávszélesség százszorosára nőtt. És hirtelen itt vagyunk.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Maar in de laatste 10 jaar is de bandbreedte honderdvoudig geëxplodeerd. Plotseling zijn we hier.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Mais au cours des 10 dernières années, la bande passante a explosé au centuple. Tout à coup, nous sommes ici.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ma negli ultimi 10 anni, la larghezza di banda si è centuplicata. Improvvisamente, eccoci qui.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Mas nos últimos 10 anos, a banda aumentou uma centena de vezes. De repente, cá estamos nós.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Men de senaste 10 åren har bandbredden vuxit enormt. Plötsligt är vi här.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Namun dalam 10 tahun terakhir, bandwidth telah meledak seratus kali lipat. Tiba-tiba, kita sampai di sini.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Nhưng trong vòng 10 năm qua, băng thông đã mở rộng cả trăm lần. Bỗng dưng ta lại được như thế này đây.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.No za posledných 10 rokov vystrelila prenosová rýchlosť stonásobne. A zrazu je to tu.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Pero en los últimos 10 años la banda ancha se incrementó 100%. De pronto aquí estamos.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Αλλά στα τελευταία 10 χρόνια το εύρος ζώνης εξερράγη στο εκατονταπλάσιο. Ξαφνικά, βρισκόμαστε εδώ.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Но за последните 10 години, скоростта експлоадира стократно. Изневиделица, ето ни тук.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.אבל ב-10 השנים האחרונות, רוחב-הפס הרקיע פי מאות. ולפתע אנו מוצאים את עצמנו במצב הזה.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.ولكن خلال 10 سنوات كانت حزم تبادل البيانات تكبر بصورة هائلة وفجأة اصبحنا هنا .. في يومنا هذا
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.帯域が100倍に広がり 現在に至りました 毎日八千万時間のYouTube動画が見られています
Bunu yemek için fiyatının 10 mislisini öderim.Aku akan membayar 10 kali lipat untuk makan makanan ini.
Bunu yemek için fiyatının 10 mislisini öderim.As plati de 10 ori sa mananc asta.
Bunu yemek için fiyatının 10 mislisini öderim.Ich würde 10 x so viel zahlen, um das zu essen.
Bunu yemek için fiyatının 10 mislisini öderim.Ik zou 10 keer zoveel betalen om dit te eten.
Bunu yemek için fiyatının 10 mislisini öderim.Jag skulle betala 10 gånger mer för att äta den här.
Bunu yemek için fiyatının 10 mislisini öderim.Je pourrais payer plus de 10 fois pour manger ça.
Bunu yemek için fiyatının 10 mislisini öderim.Pagherei più di 10 volte per mangiare questo.